osmanlı devleti kültür ve medeniyet konu anlatımı

2802.2014, Saat: 17:57 (Son Düzenleme: 01.01.2020, Saat: 23:20, Düzenleyen: Kpss Teknik .) Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyet 3. Bölüm 2014 - Ramazan Yetgin. Lisans, Önlisans ve Ortaöğretim düzeyinden KPSS'ye girecek öğrenciler için çektiği ücretsiz videolardır. Mutlaka izleyiniz. Osmanlı Kültür ve Medeniyeti ile KPSS Sınavında 4-5 soru gelmektedir. Osmanlı Kültür ve Medeniyeti doğru yanlış test sorularını çözmeden önce konu anlatımını gözden geçirmenizi tavsiye ederiz. ikta. Eyalet. Guleman-ı Saray. Türk - islâm devletlerinde orduları çoğunlukla Türkler oluşturuyordu. Selçuklularda; Hassa ordusuna; askerler milliyetleri ne olursa olsun küçük yaşta saraya alınır, yetiştirilirlerdi. Hükümdarın yanında bulunup ücret alırlardı. Güleman-ı Saray, hassa ordusu içinden seçilir ve saray Osmanlı Devleti’nin Genel Özellikleri Konu Anlatımı. 07/11/2014 10-2. Beylikten Devlete Osmanlı Siyaseti (1302-1453) Ünitesi Yorum Yap 1,233 Görünümler. Osmanlı Devleti'nin Genel Özellikleri Konu Anlatımı. 1.Osmanlı Devleti'nin Genel Özellikleri.rar — Yandex.Disk. SitemizdenOsmanlı Devleti'nde Kültür Ve Medeniyeti - II ait testi indiriyorsunuz. Testler PDF formatındadır ve indirdiğiniz soruların cevap anahtarları dosya içerisinde verilmiştir. PDF dosyasındaki sorular sınav oturumuna ait testlere benzer formda düzenlenmiştir. Konuya ait soru sormak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü Comment Faire Des Rencontres Gratuites Sur Internet. Osmanlı İmparatorluğu Kültür ve Medeniyeti konusu kpss de en geniş kapsamlı ve bizim için büyük önem taşıyan önceki konumuzda Anadolu Selçuklu Devletinin kültür ve medeniyeti ile ilgili bilgileri inceledik. Osmanlı İmparatorluğu Kültür ve Medeniyeti konusu içerisinde; devlet yönetimi, toprak yönetimi alanları işlenecektirOsmanlı İmparatorluğu Kültür ve MedeniyetiOğuzların Bozok Kolu’na bağlı Kayı boyu beyi Osman Bey tarafından Söğüt ve Domaniç çevresinde kurulan Osmanlı Beyliği kısa sürede büyüyerek dünyanın en geniş imparatorluklarından biri haline gelmiştir. Konumuzda kısa sürede geniş topraklara ve güçlü bir devlet yapısına sahip olan bu beyliğin beylikten devlete ve dünya gücüne nasıl dönüştüğünü yılında kurulan devlet 1922 yılına kadar YÖNETİMİOsmanlı Devleti Türk örf ve adetlerine ve İslami kurallara göre yönetilirdi. Yani Osmanlı Devlet yönetiminde Orta Asya Türk geleneği ile Türk İslam devletlerinin büyük oranda etkili olduğunu söylemek egemenlik hakkının tanrı tarafından verildiğine inanılan ve Osmanlı soyundan gelen hükümdarlar tarafından yönetilirdi. Bu yönetim şekline Teokratik Mutlak Monarşi Mutlakiyet denilen bu yönetim şekli 1876 yılına Meşrutiyetin ilanı kadar devam Devletinde hükümdarlar;BeyGaziHanHakanSultanHünkarPadişah unvanları ile yetkilerini dine ve töreye dayalı olarak kullanır ve ayrıca Kanunname-i Ali Osman denilen yasalar uygun Ali Osman ilk olarak Fatih Sultan Mehmet daha sonra da Kanuni Sultan Süleyman tarafından idari, ekonomik ve cezai alanlarda örf ve adetlere göre padişahların otoriteleri ile çıkardıkları kanunların padişahların emir ve buyruklarına Ferman veya Hatt-ı Hümayun, hükümdarlığın el değiştirilmesine Veraset Sistemi, hükümdar çocuklarına Şehzade, şehzadeleri eğiten akıl hocalarına Lala denilirdi. Padişahlar Cülus Töreni ile tahta çıkar ve Cülus bahşişi dağıtırlardı. Ülke yönetiminde padişahın en önemli yardımcısı Vezir-i Azam Sadrazam, en önemli kurumu ise Divan-ı Hümayun HümayunDivan örgütü ilk olarak Orhan Bey zamanında İznik’te önemli devlet meselelerinin görüşüldüğü, üyeleri padişah tarafından belirlenen en büyük organdı. Önemli konular divanda görüşülüp karara bağlanır ve hükümdar onayından geçerek yürürlüğe konurdu. Ayrıca karaların uygulaması Yürütme ve üst düzey yöneticiler arasındaki davalaraYargı bakmakta divanın göreviydi. Bu yüzden divan Danışma Meclisi, Bakanlar Kurulu ve Mahkemeye yönetiminde İlmiye, Seyfiye ve Kalemiye sınıfları bulunuyordu ve bu üç sınıfında divanda temsilcileri bulunuyordu. Divan Üyeleri ve GörevleriSadrazam Vezir-i Azam Padişahın mührünü taşır ve padişahtan sonra gelen en yetkili kişidir. Gerekli durumlarda Serdar- ı Ekrem sıfatı ile orduları yönetirdi. Fatih dönemi ile birlikte divana başkanlık yapardı. Günümüz Başbakan’ına Vezirleri Seyfiye sınıfına mensup sayıları 1-7 arasında değişen sadrazam yardımcısı olan diğer vezirlerdir. Günümüz Devlet Bakanlarına Adalet, hukuk ve eğitim-öğretim işlerinden sorumlu olan Maliye ve ekonomiden sorumlu olan Her türlü yazım işlerini yürüten ve padişah tuğrası bir nevi imza çeken görevlidir. Ayrıca fethedilen toprakların kaydını da tutar yardımcı katipler ile işlerini yürütürdü. Yardımcı katipler kurulu başkanına Reis’ülküttap Reis’ülküttap 16. Yüzyıldan sonra ayrı bir divan üyesi haline Dış ilişkilerden sorumlu olan Din işlerinin en yetkili adamı ve alınan kararların ve yapılacakların dine uygunluğuna dair fetva vermekle görevli devlet Ağası Yeniçeri ocağının başında bulunan ve ocaktan sorumlu Derya Deniz kuvvetlerinin ve donanmanın başında bulunan YÖNETİMİOsmanlı Devletinde “Ülke padişahın ve ailesinin ortak malıdır” anlayışı vardır. Osmanlılarda devlet yönetimi temelde Mülk arazi Miri arazi olarak ikiye Arazi Mülkiyeti şahıslara ait arazilerdir. İki kısma arazi Müslümanlara ait topraklardır. Vergileri öşür ve arazi Gayrimüslimlere ait topraklardır. Vergileri harac-ı mukassem ve harac-ı Beylik Arazi Mülkiyeti devlete ait topraklardır. Alınıp satılamaz, devredilemez. Çeşitli bölümlere arazi Geliri devlet adamlarına ve memurlara maaş karşılığı asker beslemesi şartı ile verilen topraklardır. 3 kısma Geliri 100 bin akçeden fazla ve üst düzey devlet adamlarına verilen,Zeamet Geliri 100 bin ila 20 bin akçe arasında değişen orta dereceli devlet adamlarına verilen,Tımar Geliri 20 bin akçe ve 3 bin akçe arasında değişen küçük dereceli devlet adamlarına verilen dirlik sistemini Selçuklularda uygulanan ikta sisteminden örnek arazi Geliri doğrudan hazineye giden arazi Geliri sınır boylarındaki görevlilere verilen Geliri kale muhafızları ve tersaneye verilen Üstün hizmet gösterenlere verilen Geliri padişahın hanım akrabalarına verilen Geliri sosyal tesislere ve hayır işlerine ayrılan Bazı devlet adamlarına ek gelir olarak verilen Halkın kullanımına bırakılan Hiçbir işe yaramayan bataklık, çöl gibi genel kültür tarih dersine ait “Osmanlı İmparatorluğu Kültür ve Medeniyeti 1” bölümünden “Devlet Yönetimi” ve “Toprak Yönetimi” konularını işledik. Bir sonraki kpss tarih konumuz Osmanlı İmparatorluğu Kültür ve Medeniyeti 2. bölümü olan “Ordu Yönetimi”,”Maliye ve Ekonomi” konuları olacaktır. Osmanlı Tarihinde Karlofça Antlaşması’ndan Yaş Antlaşması’na kadar geçen süreye 1699- 1792 Gerileme Devri denir. Gerileme Devrinde dış siyasette temel amaç Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları ile kaybedilen toprakları geri almaktır. Bu amaçla Venedik, Avusturya, Rusya ile savaşmıştır. Ancak başarılı olamayınca doğuda İran ile savaşmıştır. Ayrıca Fransa ile savaştı VARİF . Ancak Osmanlı Devleti kaybedilen topraklar geri alınamadığı gibi ,yeni topraklar kaybetti. İç siyasette ise Devlet kurumlarındaki bozulmaları ıslahatlar yaparak yeniden düzenlemek ve devleti eski gücüne kavuşturmaktır. Kurumlardaki bozulmalar devam etmiş, İç isyanlar devam etmiş. Islahatlar devam etmiş ancak ıslahatların hedefi askeri ve teknik alanda batıyı örnek almak olmuş, bu amaçla Avrupa’dan subaylar getirilmiştir. Osmanlı yöneticileri gaza=cihat inancını yitirmiş, bunun yerine zevk ve eğlence almaya başlamıştır. Osman 1754-1757 Devrinde önemli bir siyasi gelişme olmamıştır. Gerileme Dönemi Padişahları II. Mustafa 1695–1703 III. Ahmet 1703–1730 I. Mahmut 1730–1754 III. Osman 1754–1757 III. Mustafa 1757–1774 1774–1789 1789–1807 II. Osman 1754-1757 Devrinde önemli bir siyasi gelişme olmamıştır. SİYASİ OLAYLARI Edirne Olayı ve III. Ahmet’in Padişah Olması 1703 II. Mustafa Karlofça Antlaşmasından sonra Edirne’ye çekilmişti. Devlet işleri Şeyhülislam Feyzullah Efendinin eline kalmıştı. Şeyhülislam bu durumdan yararlanarak yakınlarını önemli devlet memurluklarına sırada padişahın Edirne’de oturması, orada saraylar yaptırması birçok kişiyi telaşa düşürmüştü. Bunun üzerine Şeyhülislamın düşmanları ve çıkarları elden gidenler harekete geçerek padişahın İstanbul’a gelmesini Mustafa İstanbul’a gelmemiş, bunun üzerine İstanbul’da cebecilerin etkin olduğu askeri bir isyan çıkmıştır. Şeyhülislamın düşmanları bundan yararlanarak halkı ayaklandırdı. Edirne üzerine yüründü, şeyhülislam önce hapsedildi, sonrada idam II. Mustafa’yı tahtan indirerek yerine III. Ahmet’i padişah yaptılar.Bu olay Cebeciler Olayı olarak ta adlandırılır. Bu isyan yönetime karşı değil kişilere karşı yapılmış bir isyandır sonlarına doğru tahta çıkan Çar I. Petro, Rusya’yı büyük bir devlet yapmak için şu hedefleri Panislavizm belirlemiştir 1 Rusya’yı bir Avrupa devleti yapmak 2 Azak denizine ve Kırım’a yerleşmek ve Karadeniz’e çıkarak etkili hale gelmek 3 Boğazları ele geçirmek. 4 Açık ve sıcak denizlere inmek. 5 Osmanlı hakimiyetindeki Ortodoksların liderliğini ele geçirmek . 6 Kapitülasyonlardan yararlanmak 7 Lehistan’ı hakimiyet altına almak. 8 Orta Asya ve Kafkaslarda hakimiyet alanın genişletmek . Böylece bütün Slavları birleştirerek Panislavizm büyük bir Rus İmparatorluğu oluşturmak Osmanlı- Rus İlişkileri PRUT SAVAŞI VE ANT. 1711 Prut Savaşı’nın Sebepleri Rusya’nın Osmanlı üzerindeki emelleri Osmanlı Devletinin 1700 İstanbul Antlaşmasında Ruslara verdiği Azak Kalesi’ni geri almak istemesi. İsveçlileri takip eden Rus kuvvetlerinin Osmanlı topraklarına girerek tahrip etmeleri, Ruslar Çar Deli Petro denizlere inme politikasının sonucu olarak Baltık Denizi kıyıları için İSVEÇ ile savaşmış, Ruslara 1709 Poltova Savaşı’nda yenilen İsveç kralı “DEMİRBAŞ XII. ŞARL” Osmanlı Devletine sığınmıştı. Rusya’nın Osmanlı Ortodokslarını Eflak , Boğdan , Karadağ ve Sırp ayaklanmaya teşvik etmesi. Demirbaş Şarl’ın Osmanlı’yı savaşa teşvik etmesi. Kırım Hanı’nın Rusya’nın Osmanlı Devleti üzerindeki emellerini içeren bir rapor hazırlayarak Padişaha göndermesi. Savaş 1711 yılında Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus ordusunu Prut nehri yakınlarında kuşattı. Baltacı Mehmet Paşa, zor durumda kalan Çar isteğini kabul ederek PRUT ANTLAŞMASI imzalandı.1711. Antlaşma imzalanmasına etki eden faktörler 1Baltacı Mehmet Paşa’nın disiplinsiz davranan yeniçerilere güvenememesi. 2 Osmanlı ordularının saldırılarda istenilen başarıyı gösterip sonuca ulaşamamaları. 3 Rusların 1700 İstanbul Antlaşması ile aldıkları yerleri geri vermek istemeleri. 4 Baltacı Mehmet Paşa’nın Avrupa’da Osmanlı’ya karşı yeniden kutsal ittifak oluşmasından çekinmesi 5 Petro’nun eşi olan Katerina’nın zengin hediyelerle Baltacı’yı etkilemesi. 6 Baltacı’nın ileri görüşlü olmaması ve etrafındakilerinin paraya düşkün olmaları Prut Antlaşması’nın Maddeleri Ruslar Azak Kalesini ve çevresini geri verecek ve İstanbul’da elçi bulunduramayacak Ruslar Lehistan’dan çekilecek ve Lehistan’ın içişlerine karışmayacak Ruslar Kırım Hanlığı ve Lehistan’a bağlı Kazaklara saldırmayacak İsveç Kralı ülkesine rahatça geri dönebilecek Önemi ve Sonuçları Kutsal İttifak ilk kez bozuldu ve ilk kez toprak alındı . 1700 İstanbul Ant. İle verilen yerler ve haklar geri alındı. Azak kalesi alınarak Ruslar Karadeniz’den uzaklaştırıldı. Toprak kazanmaya yönelik politikanın ilk adımı olumlu sonuç verdi. Karlofça antlaşması ile kaybedilen yerlerin geri alınabileceği düşüncesi doğdu. Askeri üstünlüğe rağmen diplomatik kayıptır. Bu durumun so­rumlusu olarak görülen Baltacı Mehmet Paşa, Edirne’ye döndükten son­ra görevden uzaklaştırıldı. Prut Savaşı, Osmanlı Devleti’nin 18. yüzyıl başlarında Rusya gibi güçlü bir devleti yenebilecek durumda olduğunu göstermektedir. 1715-1718 OSMANLI -VENEDİK + AVUSTURYA SAVAŞLARI Nedenleri Osmanlı’nın Karlofça Antlaşması ile kaybettiği yerleri geri almak istemesi Rusya’nın Prut’ta yenilmesinin ve Avusturya’nın da Avrupa’daki veraset savaşlarından yorgun çıkmasının Osmanlı’ya verdiği cesaret Katolik Venedik baskısına uğrayan Mora’daki Ortodoks Rum halkının Osmanlı’dan yardım istemesi Venediklilerin Akdeniz’deki Osmanlı gemilerine saldırmaları Venediklilerin kışkırtmasıyla Osmanlı’ya karşı Karadağ’da isyan çıkması Avusturya’nın Karlofça Antlaşmasının garantörü olarak Mora’nın ve Dalmaçya kıyılarını Venediklilere geri verilmesini istemesi Osmanlı Devletinin Avusturya’nın isteklerine karşı çıkması Savaş Silahtar Ali Paşa Mora’yı geri aldı 1715.Korfu adası kuşatıldı. Ayrıca Dalmaçya kıyılarında yeniden toprak ka­zandı. Karlofça Antlaşması’nın bozulduğunu ileri süren Avusturya Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Osmanlı ordusu Macaristan’da yapılan Petervaradin Savaşını kaybetti 1716. Sadrazam Silâhtar Ali Paşa şehit oldu ve Osmanlı ordusu dağıldı. Temeşvar ve Belgrad Avusturyalıların eline geçti. Yeni Sadrazam Nev­şehirli Damat İbrahim Paşa barış yapılmasını uy­gun gördü. İngiltere ve Felemenk Hollanda hükümetle­rinin araya girmesiyle Venedik ve Avusturya ile PASAROFÇA ANTLAŞMASI imzalandı 1718. Maddeleri Mora yarımadası ve Girit limanı Osmanlılarda ka­lacak Belgrat,Temeşvar,Küçük Eflak ,Banat Yaylası ve Kuzey Sırbistan Avusturya­’ya verilecek Dalmaçya ve Arnavutluk kıyılarındaki bazı limanlar Venediklilerin olacak Antlaşma 24 yıl yürürlükte kalacak Önemi ve Sonuçları Toprak kazanma isteği toprak kaybıyla sonuçlandı. Orta Avrupa’daki Osmanlı varlığı tehlikeye düştü. Belgrat’ın elden çıkmasıyla İlk kez Avusturya’nın Balkanlardaki etkinliği artmıştır. Bunun üzerine Osmanlı Devleti şu önlemleri almıştır Eflak ve Boğdan’ı Osmanlı’ya daha bağımlı hale getirmek için Fener’li Rumların ileri gelenleri yönetici olarak atanmıştır. Sınır boylarına seraskerler tayin edilmiştir. Balkan halkının vergi yükü tamir edilerek sınır güvenliği sağlanmıştır. Avrupa devletlerinin yenilemeyeceği anlaşıldı. Osmanlı aydınının batıya bakışı askeri ve teknik üstünlüğü kabul edilerek ilk batılılaşma hareketi Lale Devri başladı Arabuluculuk rollerinden dolayı Hollanda’ya bazı ticari ayrıcalıklar verildi. İlk kez Çelebi Mehmet zamanında başlayan Osmanlı-Venedik savaşları sona ermiştir. 1715 Osmanlı-Venedik Savaşı iki devlet arasındaki son savaş ve Pasarofça Antlaşması da son antlaşmadır. Vene-dik bundan sonra çöküş sürecine girmiş 1797 Comp Formio antlaşmasıyla topraklarını Avusturya ve Fransa arasında paylaşılmıştır. Mora’nın Osm’a geçmesi ile Karlofça ilk kez aşıldı. Batı’da savunma durumuna geçildi ve batıda kaybettiği yerleri telafi etmek için fetih yönünü doğuya çevirdi. Batıda 20 yıl süren barış dönemi başladı. OSMANLI – İRAN SAVAŞLARI 1722-1746 Nedenleri Batı’daki toprak kayıplarının Doğu’dan telafi edilmek istenmesi. İran’da iç karışıklıkların çıkması. Şah Hüseyin’in Sünni halka baskı yapması üzerine Kafkasya ve Azerbaycan Sünnilerinin Osmanlı’dan yardım istemesi. Rusya’nın, Kafkasya’yı işgal ederek İran’ın içişlerine karışmasına engel olmak Osmanlı ve Rus kuvvetlerinin aynı anda Kafkaslarda bulunması, ayrıca Rusya’nın Hazar Denizi kıyılarını işgal ederek Şah Hüseyin’in oğlu Tahmasb’ı himayesine alması iki devlet arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine neden oldu. Osmanlı orduları ile Rus orduları, Safevîlerin egemenliğinde olan Kafkasya’da karşı karşıya geldiler. Fransa’nın aracılığıyla, sorun diplomatik yolla çözümlendi. Rusya ile Osmanlı arasında 1724’DE İSTANBUL ANTLAŞMASI imzalandı. Maddeleri Dağıstan ve Hazar kıyıları Rusya’nın olacak Azerbaycan, Karabağ, Revan, Tebriz ve Gence Osmanlıların olacak. Önemi ve Sonuçları Osmanlı-ile Rusya arasındaki ilk ittifak antlaşmasıdır. Böylece Osmanlı ile Rusya, İran’ın kuzey ve batı taraflarını kendi aralarında paylaştılar. Yeni Safevi Şahı II. Tahmasb, bu anlaşmayı tanımadı. Horasan’a giderek Afşar liderlerinden Ali Nadir Hanın yardımını sağladı. Saldırıya geçen İranlılar, Hemedan ve Tebriz’i aldılar. İran’ın kazandığı bu başarılar üzerine Osmanlı Devleti İran’a savaş ilân etti. Ancak, III. Ahmet ve Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa, savaşa gitmek istemiyorlardı. İran sınırındaki yenilgiler ve ordunun İran üzerine gönderilememesi, İstanbul’da Patrona Halil Ayaklanmasının çıkmasının nedenlerinden biri oldu 1730 Patrona Halil İsyanı ile baştan alına­rak yerine I. Mahmut getirilmesi ile etkisini artıran Osmanlı ordusu İran’ın eline geçen Tebriz ve Hemedan’ı geri aldı. Şah barış teklifi üzerine Iran ile 1732’DE AHMET PASA ANTLAŞ­MASI imzalandı. Maddeleri 1- Osmanlı Kafkasya’yı Gence, Tiflis ve Dağıstan alacak, 2- Tebriz, Hemedan ve Kirmanşah İran’a verilecek Antlaşma İran’da tepkiyle karşılanmış ve Afşarların başında bulunan Nadir Han ayaklanarak hükümdarlığına son vermiştir. Nadir Şah Kerkük, Musul ve Bağdat’a saldırdı. Savaşın uzaması her iki taraf için de yıpratıcı oldu. Nadir Han’ın isteği ile 1746’da, Kasr-ı Şirin’i esas alan Kerden Şirin Antlaşması yapıldı. Bu antlaşma ile 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşmasının sınırları kabul edilmiştir. Sonuçları Osmanlı Devleti, Batı’da kaybettiği topraklan geri alamayınca, Doğu’ya yönelerek toprak kazanmaya çalışmıştı. Fakat, önemli bir başarı sağlanamadı ve doğu sınırında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Osmanlı doğudan da toprak kazanamayacağını anladı. Doğu sınırında da savunma politikası başlatıldı. Bu tarihten itibaren İran ile önemli bir savaş yapılmadı ve günümüze kadar devam eden bir barış dönemi oluştu. Iran savaşlarının uzaması ve yöneticilerin zevk ve eğlenceye yönelmesi Osmanlı’da iç huzurun bozulmasına ve Patrona Halil İsyanı’nın çıkmasına neden oldu. İran savaşları, Osmanlı – Rus savaşlarının yeniden başlamasına da zemin hazırladı. Kafkaslarda Rus tehlikesinin artması üzerine Osmanlı ile İran Rusya’ya karşı dayanışma gereği duydular. 1736-1739 OSMANLI – AVUSTURYA+RUSYA SAVAŞLARI Savaşın Nedenleri Rusya’nın, Osmanlılara İran savaşı için yardıma giden Kırım kuvvetlerini engellemesi Rusya’nın Lehistan içişlerine karışması Bu sırada Lehistan’da Veraset Savaşları 1733-38 yaşanıyordu. Rusya ve Avusturya’nın Osmanlı topraklarını ele geçirmek için aralarında gizli anlaşma yapmaları Balkanlardaki Ortodoks Osmanlı halkının Rusya tarafından kışkırtılması Avusturya’nın Sırbistan’ı ve Bosna ve Hersek’i almayı amaçlaması Rusya’nın Kırım’a saldırmaları ve Karadeniz’e inmek istemesi Osmanlı’nın Pasarofça ile Avusturya’ya bıraktığı toprakları geri almak istemesi SavaşOsmanlı Rusların Kırım’a girmeleri üzerine, Rusya’ya savaş ilân etti. Osmanlı birlikleri Rusları Kırım’dan çıkar­dı­lar. Karadeniz’de bulunan Rus donanması imha edildi. Diğer taraftan Bosna’yı almak isteyen Avusturya yenilgiye uğradı. Osmanlılar karşı taarruzla Belgrat’ı geri aldılar. Fransa’nın araya girmesiyle Avusturya ve Rusya ile Belgrat Antlaşmaları imzalandı. AVUSTURYA İLE İMZALANAN BELGRAT ANTLAŞMASI 1739 Avusturya Temeşvar dışında Pasarofça antlaşması ile Osmanlılardan aldığı yerleri geri verdi. Rusya Avus­turya’nın savaştan çekilmesiyle yalnız kaldı. Bu sı­rada İsveç’te Osmanlı devletinden yana savaşa hazır­landı. Bu durum karşısında Rusya ile Fransa’nın aracılığıyla İkinci Belgrat Antlaşması imzalandı 1739. Maddeleri Azak kalesi yıkılacak, fakat Azak Rusya’nın ola­cak Rusya, Karadeniz’de savaş ve ticaret gemisi bu­lundurmayacak Rus çarı protokol bakımından Osmanlı padişahına , Avusturya impara­toruna ve Fransa kralına eşit sayılacak Antlaşma 27 yıl geçerli olacak Önemi ve Sonuçları Gerileme Dönemi’nin en karlı anlaşmasıdır .Osmanlı Devletinin Batıda imzaladığı son kazançlı antlaşmadır. Karadeniz’in Türk gölü olduğu son kez onaylandı. Rusya’nın Avrupa’nın güçlü devletlerinden biri ve kendisine denk ol­duğunu Osmanlı kabul etti. Belgrat antlaşmaları sırasında Fransa Osmanlıların lehine arabuluculuk yapmıştı. Bunun karşılığı olarak 1740 yılında I. Mahmut tarafından Fransa’ya verilen KAPİTÜLASYONLAR “sürekli” hale getirildi. Humbaracı Ahmet Paşa’nın ilk defa Avrupa’daki gelişmelerden etkilenerek yaptığı ıslahatların faydalarını görmüştür. Belgrat’ın alınması ile Osmanlı’nın Balkanlardaki güvenliği yeniden sağlanmıştır. 1768 – 1774 OSMANLI – RUS SAVAŞI Nedenleri Çariçe II. Katerina’nın Petro’nun yayılmacı politi­kasını izlemesi. Rusya’nın Lehistan’ın içişlerine karışması ve ege­menliğine almak istemesi Leh yurtseverlerinin Rusya’nın kendinden yana kral seçtirmesine karşı Rusya’ya direniş göstermeleri, Osmanlıdan yardım istemeleri. Lehli yurtseverlerin Osmanlı topraklarına sığın­ma­ları ve Rusların izlemek bahanesiyle Osmanlı toprak­la­rına girmesi. Rusların Osmanlılara bağlı olan Bosna ve Hersek’i Osmanlılar aleyhine kışkırtmaları SavaşRus kuvvetleri Kafkasya, Gürcistan, Ukrayna ve Ba­sarabya üzerine yürüdü. Hotin kalesini alarak Eflak, Boğdan’ı istila ettiler, Yaş ve Bükreş’i yardım alamayan Kırım, Rus işgaline uğ­radı. 1771 yılında Baltık denizine de hazırlanan Rus do­nanması İngilizlerin yardımıyla Atlas Okyanusu ile Akdeniz’e gelerek Mora Rumlarını ayaklandırdı, isyan bastırılınca Ege Denizinde İzmir’in Çeşme limanına ani bir baskın düzenleyerek Osmanlı donanmasını yaktılar Çeşme Baskını – 1771- 2. yakılış . Ruslar Ege Denizine ege­men oldular. Rusların bu başarılarının Avusturya’yı endişelendirmesi üzerine Avusturyalılar, Osmanlılar ile gizli bir anlaşma yaptılar. Buna göre; Avusturya, Eflâk ve Boğdan’ın kurtarılmasına yardım edecek; Osmanlılar da Avusturya lehine sınırda bazı değişiklikler yapacaktı. Prusya Kralı II. Frederik savaşa son vermek için Rusya ile görüşmelere başladı. Ancak anlaşma sağlanamayınca savaş yeniden Rusçuk ve Silistre’yi işgal ettiler, Akdeniz’deki donanmaları da Mısır’da isyancılara yardım etti. III. Mus­tafa üzüntüden öldü, yerine I. Abdülhamit Şumnu yöresinde Osmanlı ordusunun üze­rine yürüdüler. Sadrazam Muhsinzade Mehmet Paşa güçlü Rus ordularına karşı konulamayacağını gördü. Barış iste­mek zorunda kaldı. Küçük Kaynarca Antlaşması imza­landı. 1774 Dönemi KÜÇÜK KAYNARCA ANTLAŞMASI MADDELERİ 1774 1- Kırım’a bağımsızlık verilecek, Kırım sadece dini bakımdan halifeye padişah bağlı kalacak. √ İlk defa halkı tamamen Türk ve Müslüman olan bir toprak kaybedildi. √ Rusya Kırım’ı elde etmek için önemli bir adım attı. √ Osmanlı Devleti ilk defa devletler arası siyasi ilişkilerde halifeliğin gücünden yararlanmak istemiştir. √ Böylece Kırım ile dini ve kültürel bağını devam ettirilerek bölgedeki etkinlik sürdürülmek istenmiştir. 2- Azak kalesi,Kabartay bölgesi,Yenikale,Kerç,Kılburun kaleleri Dinyeper ile Buğ ırmakları arasındaki araziler Ruslara bırakılacak √ 1. ve 2. maddelerle Osmanlı Devleti,Karadeniz kıyılarını bir daha alamamak üzere kaybetti. 3- Rusya, Osmanlı yönetimindeki Ortodokslarla Eflak ve Boğdan beylerinin haklarını koruyabilecek. √ Osmanlı Devleti Ortodoksların koruyuculuğunu Ruslara bıraktı √ Rusya Osmanlı Devleti’nin içişlerine karışma hakkı elde etti. √ Rusların Panslavizm politikasına zemin hazırlandı 4- Rusya Karadeniz’de donanma bulundurabilecek ve ticaret gemileri serbestçe boğazlardan Akdeniz’e geçebilecekti. √ Karadeniz Türk gölü olma özelliğini kaybetti. √ Karadeniz’in kuzey sahilleri Rus denetimine girdi. √ Ruslar ilk defa boğazlardan sıcak denizlere inme imkanı elde ettiler. √ Rusların güney yönünde genişlemesine zemin hazırladı. 5- Rusya, kapitülâsyonlardan yararlanacak, √ Rusya ilk defa kapitülasyonlardan yararlanma hakkını elde etti. 6- Rusya, İstanbul’da devamlı elçi bulundurabilecek ve gerekli gördüğü yerlerde konsolosluk açabilecekti. 7- Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecekti. √ Osmanlı Devleti tarihinde ilk defa savaş tazminatı ödedi. 8- Rusya savaş sırasında işgal ettiği Eflak, Boğdan ,Beserebya ve Akdeniz’deki adarlı Osmanlı Devletine geri Devleti de buralarda genel af ilan edecek,halktan bir süre vergi almayacak,halk istediği yere göç Hıristiyanları kutsal yerleri ziyaret edebilecekti. √ Rusya bununla bu bölgelerin halkını kendine bağlamayı amaçlamıştır. √ Rusların Balkanlardaki azınlıkları kışkırtmasına zemin hazırlamıştır. Önemi ve Sonuçları Osmanlı Devleti Dünyanın sayılı devletlerinden olma özelliğini kaybetti. Yüzyılda imzalanan en ağır antlaşmadır. Diplomasi bakımından yardım ettiği için Avusturya’ya Bukovina arazisi verildi. Bu antlaşma ile Kırım, Osmanlı toprağı olmaktan çıktı ve Balkanlar, Rus tehlikesine açık bir duruma geldi. 1779 AYNALIKAVAK TEHKİHNAMESİ I. ABDÜLHAMİT Bağımsız kalan Kırım’ın hanını halk taraftarları Kırım’da Devlet Giray’a karşı isyan ordusu Kırım’a girdi ve Rus taraftarı olan Şahin Giray’ın Kırım tahtına çıkmasını sağlamıştır. Halk Şahin Giray’a isyan devleti, Kırım halkının yardım Devleti,anlaşmaya aykırı olarak Rusların faaliyetlerine seyirci kalamayacağını Ruslara bildirdi. Fransa’nın arabuluculuğu ile Aynalıkavak Tehkihnamesi düzenlemesi imzalandı. Maddeleri 1- Ruslar Kırım’dan askerini üç ay içinde çekecek. 2- Osmanlı devleti Şahin Giray’ın hanlığını tanıyacak. Sonuç Rusya Kırım meselesinde nüfuz kazanmıştır. Şahin Giray’ın Rusya ile birlikte hareket etmesi üzerine Kırım halkı isyan etti. Şahin Giray Rusya’ya sığındı. Kırım’daki isyanı bahane eden II. Katerina,Kırım’a ordu göndererek Kırım’ı Rusya’ya kattığını ilan etti 1783. Savaşacak gücü olmayan Osmanlı Devleti bu olaya ses çıkaramadı. Kırım’ın Ruslar tarafından işgal edilmesinden sonra Rus ordusu burada Türklere karşı büyük çaplı bir katliama girişti. Çok sayıda Kırım Türk’ü Rus baskısından kaçarak Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı. Kırım’a, Ruslar ve diğer Hıristiyan göçmenler yerleştirildiler. 1787- 1792 OSMANLI – RUSYA+AVUSTURYA SAVAŞLARI Sebepleri Osmanlı Devleti’nin Kırım’ın Ruslar tarafından işgalini unutamaması. Osmanlı’nın Rusya’nın genişlemesine engel olmak istemesi Rusların antlaşmalara uymaması , Rusya ve Avusturya Osmanlı Devletinin Balkan topraklarını paylaşma konusunda anlaşmaları Grek Projesi .Buna göre ;a Eflak ve Boğdan’da Bir Daçya devleti kurulacak , b Sırbistan , Bosna ve Hersek Avusturya’ya bırakılacak , c Bizans İmparatorluğu yeniden kurulacaktı Bu gelişmeler Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünden yana olan İngiltere’yi endişelendirdi. Anlaşmayı haber alan Osmanlı Devleti zaten Kırım’ın acısını unutamadığından İngiltere ve Prusya’nın da kışkırtması ile Rusya’ya savaş ilan SavaşRusya ile anlaşma yapmış olan Avusturya da Belgrat Antlaşması ile kaybettiği yerleri geri almak için savaşa katılınca Osmanlı Devleti her ikisine karşı savaşmak zorunda kaldı. Avusturya, Bosna’yı; Rusya, Boğdan’ı işgal etti. Rus ve Avusturya orduları, Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattılar. Ruslar;Yaş,Hotin ve Özi kalelerini alarak bölgedeki halkı katlettiler. Bu dürüme çok üzülen vefat ettiYerine III. Selim geçti 1789. yenilikler yapılması gerektiğine inanıyor nedenle barış ortamı sağlamak sırada Lehistan halkı da Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmıştı. Prusya’nın Osmanlı Devleti’ne yakınlaşması ve Fransa’da ihtilalin meydana gelmesi ile Avusturya’da olumsuz etkilerinin görülmesi ve Osmanlı Devleti’nin Prusya ve İsveç’le ittifak yapması üzerine Avusturya Osmanlı Devletiyle ZİŞTOVİ ANTLAŞMASI’NI imzalayarak 1791 Rusya’yı yalnız bıraktı. Maddeleri 1- Avusturya savaştan önceki sınırlarına çekilecek 2- Osmanlı –Rus Savaşlarında Avusturya tarafsız kalacak NOT Bundan sonra Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında ciddi bir savaş olmamış, hatta I. Dünya Savaşında Osmanlı Devletiyle birlikte savaşmıştır. NOT Fransız İhtilalinin yaydığı “Milliyetçilik” akımından en çok etkilenen iki devlet Avusturya ve Osmanlı Devleti’dir. Ziştovi Antlaşmasından sonra tek başına kalan Rusya ile savaş 1792’ye kadar sürdü. Sonuçta YAŞ ANTLAŞMASI imzalandı 1792. Maddeleri Osmanlı Devleti Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etti. Dinyester nehri iki devlet arasında sınır olacak Akkerman ,Kili ve İsmail kaleleri Osmanlıların , Özi kalesi Rusların Gürcistan Rusya’nın egemenliğinde olacak Eflâk ve Boğdan’ın ayrıcalıkları devam edecekti Osmanlı Devleti, Rus ticaret gemilerini Cezayir ve Tunus korsanlarına karşı koruyacaktı. Koruyamazsa ve Rus ticaret gemileri zarar görürse, Osmanlı Devleti zararı ödeyecekti. Önemi Osmanlı Devleti Kırım’ı geri alamadığı gibi, yeni toprak kayıplarına uğradı. Böylece kaybettiği toprakları geri almak ümidini tamamen yitiren Osmanlı Devletinde Gerileme Dönemi sona erdi, Dağılma dönemi başladı. Bu atlaşma ile ortaya çıkan barış ortamı ıslahatlarına zemin hazırlamıştır. 1798-1801 OSMANLI – FRANSA SAVAŞINAPOLYON’UN MISIR’IN İŞGALİ Sebepleri Fransızların Akdeniz’i Fransız gölü haline getirmek ve İngilizlerin Hindistan’a giden sömürge yollarını kesmek istemeleri Dağılmakta olan Osmanlı Devleti’nden pay alma düşüncesi Napolyon’un merkezden uzaklaştırılmak istenmesi Fransızların Yedi Yıl Savaşları 1756-1763 sonunda Amerika ve Okyanuslarda İngiltere’ ye kaptırdığı yerleri telafi etmek istemesi Fransa’nın Mısır’ın zenginliklerinden ve ticari imkanlarından yararlanmak istemesi. Fransa Arnavutluk’taki bazı kıyıları ele geçirince Osmanlı Devleti ile komşu oldu. Fransızlar hem Osmanlı’nın Balkan Milletlerini bağımsız olmaya teşvik ediyor, hem de sömürgecilik faaliyetine başlıyorlardı. SavaşNapolyon Bonapart yönetimindeki Fransız kuvvetleri, 1798’de İskenderiye’ye çıktı ve Osmanlı kuvvetlerini yenerek Kahire’yi işgal ettiler. Osmanlı Devleti, bu durum üzerine, İngiltere ve Rusya ile bir anlaşma yaparak Fransa’ya savaş ilân etti. Rus donanması tarihinde ilk defa Boğazlardan ve Rus donanmaları Akdeniz’e girdi. Amiral Nelson komutasındaki İngiliz donanması, anî bir baskınla, İskenderiye limanı yakınlarındaki Ebukır denilen yerde, Fransız donanmasını yaktı 1798. Donanması yok olan Napolyon, Osmanlı Devleti’ni barışa zorlamak için Suriye üzerine yürüdü. Burada Akka Kalesi’ni kuşatan Napolyon, Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki Nizâm-ı Cedit askerleri tarafından yenilgiye uğratıldı. Bu yenilgi üzerine Napolyon, yerine General Kleber’i bırakarak gizlice Fransa’ya gitti. Bir süre sonra Osmanlı ordusu Mısır’a girdi. 1802’de Fransa EL- ARİŞ ANTLAŞMASI’nı 1801 imzalamak zorunda kaldı. Maddeleri 1- Fransızlar Mısır’ı boşaltarak Osmanlı Devleti’ne iade edecekler 2- Mısır’daki Fransa askerleri İngiliz gemileriyle Fransa’ya taşınacak Sonuçları 1Fransa Mısır seferinden istediği sonucu alamadı 2İngiltere Hindistan sömürge yollarının güvenliğini kuvvetlendirdi. 3Rusya ilk defa boğazlardan savaş gemilerini geçirdi ve Balkan milletleri üzerinde etkinlik kazandı. 4 yaptığı ıslahatların başarılı olduğu görüldü. 5Topraklarını tek başına koruyamayacağını gören Osmanlı Devleti denge politikası izlemeye başlamıştır. 6 Bu olaydan sonra Osmanlı Devleti Avrupa’da sürekli elçilik açmaya başladı. 18. YÜZYIL ISLAHAT HAREKETLERİ LALE DEVRİ ISLAHATLARI 1718- 1730 III. Ahmet1703-1730 1711 Prut Ant. ile Rusya’dan kaybedilen yerler geri alınmıştır. 1716 Venedik’ten Mora geri alınmıştır. 1718 Pasarofça Ant. ile Avusturya’ya Belgrat ve Orta Macaristan kaptırılmıştır. 1722 İran ile savaşlar yeniden başlamıştır. 1724 İran’a karşı Rusya ile İstanbul Antlaşması ile ittifak yapılmıştır. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa etkili olmuş ne padişah ne de paşalar sefer çıkmamıştır, 1718 Pasarofça Antlaşmasından 1730 Patrona Halil İsyanı’na kadar geçen zamana Lâle Devri denir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’ Nedim, minyatürcüsü Levni, en önemli eseri ise Sadabat Köşkü’dür. Islahatlar Haliç ve Boğaziçi kıyılarında birçok eğlence yeri ve köşk yapıldı. Bunların en önemlisi, Sâdâbât köşkü ve bahçesiydi. İlk kez Avrupa devletlerinin önemli merkezlerine geçici elçiler gönderildi. Yirmi sekiz Çelebi Mehmet de Paris’e elçi atandı. Elçilere, Avrupa’nın incelenmesi ve Türkiye’de uygulanması mümkün yeniliklerin yazılması bildirildi. Osmanlı Devleti, elçilikleri kurmakla; Avrupa’daki teknik, bilimsel ve sosyal gelişmeleri takip etmeyi ve Avrupa devletlerinin politikalarını öğrenmeyi amaçlamıştır. Avrupa’dan alınan ilk teknik araç, matbaa oldu. Yirmi sekiz Çelebi Mehmet, Paris’e giderken oğlu Sait Efendi’yi götürmüştü. Sait Efendi, orada matbaayı tanıdı. Türkiye’ye dönünce, Macar asıllı İbrahim Müteferrika ile birlikte matbaanın açılması çalışmalarına başladılar. Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşaya, matbaanın yararları üzerine bir rapor sundular. Böylece ilk Türk matbaası açılmış oldu 1727. Matbaada ilk olarak, Vanlı Mehmet’in Sihah-î Cevheri adındaki sözlüğü Vankulu Sözlüğü Müteferrika’nın evinde kurulan bu ilk Osmanlı matbaasında dini kitaplar hariç tarih, coğrafya ve edebiyata ait bazı kitaplar basılmıştır. Matbaada basılan ilk eser Vankulu Lügati adlı sözlüktür. Osmanlı Devleti’nde binlerce insan hattatlık yaparak geçimlerini sağlıyordu. Bu insanları mağdur etmemek amacıyla devlet önceleri matbaada dini kitapların basımını yasaklamıştır. Yeniçerilerden itfaiye bölüğü Tulumbacılar Ocağı kuruldu 1720 . Lâle Devrinde İstanbul’un imarına çalışıldı. Fransız mimarîsi Barok ve Rokoko tarzı örnek ılınarak birçok yapı inşa edildi. Bu dönemde yapılan eserlerin en özgün olanı III. Ahmet Çeşmesi’dir. Osmanlı mimarisinin Avrupa mimarisinin etkisinde kalması sonucunda sivil mimari ön plana çıkmıştır. İbrahim Paşa, çiniciliğin kaybolmakta olduğunu görerek bu sanatı geliştirmeye çalıştı. İznik ve Kütahya’dan ustalar getirilerek İstanbul’da çini imalâthanesi açıldı. Tercüme heyeti oluşturularak Doğu klâsiklerinden ve Aristo’dan tercümeler yapıldı. Dış ticaretin geliştirilmesine ve bu yolla ülkeye para girmesine çalışıldı. Yalova’da bir kâğıt fabrikası kuruldu. İlk defa çiçek hastalığı için aşı bulunmuştur. İstanbul’da yeni kütüphaneler açıldı. Bunların en önemlisi Topkapı sarayı’nda açılan Enderun Kütüphanesi ile Yeni Cami kütüphanesidir. Askeri alanda esaslı bir ıslahat bazı kaleler ve istihkamlar yaptırıldı. Ayrıca İstanbul surları onarıldı. Lale Devri Islahatlarının Önemi 1 İlk kez bu dönemde Avrupa’nın üstünlüğü kabul edilerek Avrupa’daki yeniliklerden faydalanılma yoluna gidilmiştir. 2 Bilim, teknik, sanat ve kültürel alanlar çoğunlukta olmak üzere yapılan ıslahatlarda ilk defa Avrupa etkisi görülmüştür. 3 Askeri alanda ıslahat yapılmamıştır. 4 Bu dönemde Avrupa ile savaş yaşanmamış, barış içinde yaşamak fikri ortaya çıkmıştır. Sadece İran ile savaşılmıştır. 5 Osmanlı Devleti’nde batı tarzı mimari eserler inşa edilmesi sivil mimariyi ön plana çıkarmıştır. PATRONA HALİL İSYANI 1730 İsyanın Nedenleri 1 Zevk ve eğlenceye yönelen yöneticilerin halk tarafından hoş karşılanmaması 2 Zaraydaki lüks harcamalrın artması 3 Artan giderleri karşılamak için, halktan yeni vergiler alınması .Bu durumun, üretiminde artış olmayan halkın daha fazla yoksullaşmasına neden olması 4 Bu dönemde getirilen ticaret vergisi, esnaf ve tica­retle uğraşan yeniçeriler tarafından iyi karşılanmaması 5 Doğu’da İran ile savaşların başlaması ve yöneticilerin bu savaşa önem vermemesi 6 Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın sefere gitmemesi 7 Nevşehirli İbrahim Paşanın; oğlunu, damatlarını ve yakınlarını yüksek görevlere getirmesi, kendini çekemeyenlerin sayısının artmasına neden olması 8 İbrahim Paşa­nın düşmanları toplumda ekonomik ve sosyal huzursuzluğu kullanarak halkı isyana teşvik etmeye başlamaları 9 Pasarofça Göçmenlerinin sorun oluşturması 10 İşşizlik sorunun artması ve genel ekonomik çöküntünün büyümesi. İsyan Uzun süredir fırsat bekleyen Patrona Halil çevresinde topladığı ki­şilerle isyan başlattı. İbrahim Paşadan memnun olmayanların ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle işsiz kalan, buna karşılık saray ve ulema çevre­sinin lüks içinde yaşamasına kızan halkın da katılmasıyla sayıları artan isyancılar saraya saldırdılar. İsyancıların isteği üzerine III. Ahmet, Nev­şehirli İbrahim Paşayı ve yakınlarını idam ettirmek zorunda kaldı. İsyan­cılar, bununla da yetinmedi ve III. Ahmet’i tahttan indirip yerine I. Mahmut’u padişah yaptılar 1730. Sonuçları 1 Lale Devri sona erdi. 2 İsyancıların isteği ile Nevşehirli Damat İbrahim ve Yakınları idam edildi. 3 İsyan sırasında şehir tahrip edildi. İsyancılar Sadabad Köşkü’nü yaktılar. 4 Divan şairlerinden Nedim de isyan sırasında öldü. 5 Edirne İsyanı ile padişah olan tahttan indirerek padişah yaptılar. I. MAHMUT DÖNEMİ 1730-1754 ISLAHATLARI 1732 İran ile Ahmet Paşa Ant. yapıldı. 1736-1739 Osmanlı-Rus+Avusturya Savaşları sonucunda Avusturya ve Rusya ile Belgrat Ant. ile Osmanlı son kez Karadeniz’İ Türk gölü yapmış ve şerefini korumuştur. 1740 Yılında Fransızlara verilen Kapitülasyonlar sürekli hale getirildi. 1746-İran ile Şirin Ant. imzalanmıştır. Bu dönemde askerî daha çok alanda ıslahat yapıldı. İlk defa Avrupalı yabancı askerî uzmanlardan yararlanıldı. Bu sırada Osmanlı hizmetine giren ve aslen Fransız olan Humbaracı Ahmet Paşa Kont Dö Boneval Osmanlı ordusunun ıslahına çalıştı. Islahatlar Humbaracı Ahmet Paşa ,Humbaracı Ocağı’nı kurdu. Humbaracı Ahmet Paşa ,ordunun ıslahı için raporlar hazırladı. NotHumbaracı Ahmet Paşanın hazırladığı rapor ve plânlar, 1736 yılında Osmanlı-Avusturya savaşında uygulandı ve başarı kazanıldı. Subay yetiştirmek amacıyla Hendesehane Kara Mühendis hanesi’ni kurdu 1734. Avrupa tarzında ilk teknik okul. Emrindeki kıtaları Avrupa ordularının düzenine göre örgütledi. Bölük, tabur ve alay örgütlerini kurdu. Halk kütüphaneleri açılmıştır. Osmanlı Devleti’nde Avrupa tarzında ilk askeri ıslahatlar bu dönemde yapıldı. Yapılan ıslahatların olumlu etkisi 1736-39 Osmanlı-Rus+ Avusturya Savaşları’nda görüldü. III. MUSTAFA1757-1774 DÖNEMİ ISLAHATLARI Lehistan korunmak istenmiş bu nedenle de 1768-1774 Rusya ile savaşlar yapılmıştır. 1770 Çeşme’de Ruslar Osmanlı donanmasını yakmışlardır. Savaş Osmanlı Devleti için felaketle sonuçlandı. III. Mustafa kederinden öldü.1774 Islahatlar Sadrazam Koca Ragıp Paşa ve Macar asıllı Baron Dö Tot’un öncülüğünde yapıldı. Islahatlar 1 lüzumsuz masrafları keserek maliyede ıslahatlar yaptı. 2 İlk defa bu dönemde iç borçlanma sistemi ESHAM uygulandı. 3 Fransızca’dan matematik ve astronomiye ait kitaplar tercüme edildi. 4 Avrupa’daki gelişmeleri öğrenmek amacıyla Fransa’ya ve Almanya’ya elçiler gönderildi. 5 III. Mustafa, Baron do Tot’u, Topçu Ocağının ıslahı ile görevlendirdi. Baron do Tot, tophaneyi ıslah edip ağır toplar yerine hafif toplar döktürdü. 6 Artan top ihtiyacının karşılanması için Hasköy’de modern bir top dökümhanesi kuruldu. 7 Sürat Topçuları adında yeni bir ocak kuruldu. 8 Çeşme faciasından sonra donanma da ele alındı, gemi inşaatı hızlandırıldı. 9 Deniz Mühendishanesi Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyun açıldı. 1773. I. ABDÜLHAMİT DÖNEMİ 1774-1789ISLAHATLARI Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı.1774 1779 Aynalıkavak Tenkihnamesi ile Rus Çariçesi II. Katerina Kırımın başına kendi istediği Şahin Giray hanı seçtirmeyi başarmış 1783’de de Kırımı resmen işgal etmiştir. Rusya ve Avusturya birleşip *Grek Projesi* ile Osmanlıyı Avrupa’dan atmak için saldırırlar. 1787-1792 Osmanlı-Rus+Avusturya savaşı başladı. 1789’da ölümüyle yerine geçti. √ Kara ve Deniz kuvvetlerin ıslah etmek için Avrupa’dan çok sayıda mühendis ve uzman getirildi. Bu dönemde, önceki dönemlerden farklı olarak getirilen yabancı askerî uzmanların Müslüman olma koşulu ve kıyafetleri konusundaki kısıtlamalar kaldırıldı . I. Abdülhamit’in bu dönemde yaptığı ıslahatlar, daha çok askerî alanda yoğunluk kazandı. I. Abdülhamit’e, Sadrazam Halil Hamit Paşa ve Kaptanıderya Cezayirli Gazi Hasan Paşa yardımcı Baron Dö Tıt da çalışmalarına devam etmekteydi. Islahatlar 1- Cezayirli Gazi Hasan Paşa, modern gemi yapımı ve çağdaş denizci yetiştirme amacına yönelik çalışmalar yapmak için Haliç, Karadeniz ve Ege kıyılarında yeni tersaneler inşa ettirdi. 2-Denizcilik meslek durumuna getirildi. Levent teşkilatına son verilerek Anadolu’dan denizci asker yazımına son verilmiştir. Ege ve Akdeniz köylerinden toplanan gençler, tersane kışlasında, Sinop ve Midilli’de eğitilerek denizci yetiştirildiler. 3- Sadrazam Halil Hamit Paşa, kara ordusunun ıslahına önem verdi. Rumeli’de sınır kalelerini onartıp yenilerini yaptırdı. 4- Baron do Tot’un kurduğu sürat topçuları birliği canlandırıldı. 5- İstihkam Okulu açıldı. 6- Sürat Topçuları, Lağımcı ve Humbaracı ocaklarının gelişmesi sağlandı. 7- Tımar sahiplerini denetlemek için, illere denetçiler gönderildi. 8- Yeniçerilerin sayımı yapıldı. Eğitim ve disiplin kabul etmeyen yeniçeriler, ocaktan atıldı. Ulufe alım-satımı yasaklandı. 9- Halil Hamit Paşa tarafından ekonomiyi güçlendirmeye yönelik önlemler alındı. Fakat başarılı olunmadı. 10- Paranın değerini yükseltmek ve fiyatları dondurmak için emirler çıkarıldı. 11- Yerli mal tüketimi özendirildi. III. SELİM DÖNEMİ ISLAHATLARI NİZAM- I CEDİT DEVRİ 1789-1807 Başa geçtiğinde Osmanlı Devletiyle Rusya+Avusturya savaşı devam ediyordu.1787-1792 1789’da Fransız ihtilali çıktı. Bunun üzerine Avusturya 1791’de savaştan çekilerek Ziştovi Antlaşmasını başına kalan Rusya da 1792’de YAŞ antlaşmasını imzaladı. Kırım tamamen Rusya’ya bırakıldı. 1798 Napolyon Mısır’ı işgal etti. Napolyon’a karşı İngiltere ve Rusya ile ittifak antlaşmaları Cedit Fransız ordusunu AKKA’da yendi. Fransızlar Mısır’dan çekildi. 1801 Fransa ile el Ariş antlaşması imzalandı Fransız ihtilalinin etkileri Osmanlı Devletinde görülmeye başlandı. 1804’de Sırp İsyanı Osmanlı Rus Savaşı başladı. 1807’de Kabakçı Mustafa Olayı ile tahttan indirildi. III. Selim, 1791 Ziştovi Antlaşması’nın imzalanmasından sonra, Avrupa hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla, dönemin bilim adamlarından Abukır Ratıp Efendiyi, elçi olarak Viyana’ya gönderdi. Ratıp Efendi, Avusturya’da görüp incelediklerini bir rapor hâlinde, III. Selim’e sundu. Bu raporda, güçlü bir devlet olabilmenin iyi bir yönetim ve yetkili bir kadroya sahip olmak, dış ülkelerle iyi ilişkiler kurmak, halkın refahının sağlanması ve dolu bir hazine ile mümkün olabileceği belirtiliyordu. En ciddi anlamda batıyı örnek alarak ıslahat yapmıştır. Islahatlar 1 III. Selim, ilk olarak Yeniçeri Ocağı’nı ele aldı. Yeniçerilere, haftanın belirli günlerinde eğitim zorunluluğu getirildi. Yeniçerilerin sayısında azaltma yapılıp ücretleri yükseltildi. 2 Topçu, humbaracı ve lâğımcı ocakları, ordunun teknik sınıfları durumuna getirildi. 3 Mühendishane-i Berri Hümayun ve Mühendishane-i Bahri Hümayun geliştirildi. 4 Nizam-ı Cedit ordusu kuruldu. Bu orduyu eğitmek için Fransa, Prusya ve İngiltere’den danışmanlar getirildi. Yeni ordunun giderlerini karşılamak için İrâd-ı Cedit hazinesi ve İrad-ı Cedit Defterdarlığı birliğin eğitimi için Selimiye ve Levent Kışlaları kuruldu. İlk askeri başarısını Akka savunması’nda kazandı. 5 Denizciliğe önem verildi. Tersaneler yeni baştan ele alınarak, onarıldı ve çalışır duruma getirildiler. 6 Resmi devlet matbaası kuruldu. 7 İdarî alanda düzenlemeler yapıldı. Avrupa devletleriyle ilişkilerde, ittifaklar ve denge sisteminin önemi anlaşıldı. 8 Londra, Paris, Viyana ve Berlin’de sürekli elçilikler kuruldu. 9 Halkın yerli malı kullanması için Avrupalıların, ülke içinde ticaret yapmaları yasaklandı. 10 Osmanlı ticaret filosunun çoğaltılması için önlemler alındı. 11 İlmiye sınıfının ıslahı için kitaplar tercüme edildi. 12 Fransızca devletin ilk resmi yabancı dili haline getirildi. NOT III. Selim dönemindeki Nizan-ı Cedit Islahatları ;Yeniçerilerin tepkileri , İrad-ı Cedit Hazinesi’nin halka yeni vergiler yüklemesi ve bunun tepkiyle karşılanması , yabancı elçilerin olumsuz propagandaları sonucunda Kabakçı Mustafa Paşa isyanı ile öldürülünce bu dönem sona ermiştir. 18. YÜZYIL ISLAHATLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ 1 Osmanlı Devleti, Avrupa’nın gerisinde kaldığını anlamış ve Avrupa’yı örnek alarak yenilikler yapmıştır. 2 Islahat hareketleri padişah ve devlet adamlarının öncülüğünde yürütülmeye ıslahatlar konusunda bir isteği ve desteği olmamıştır. 3 Savaşların yenilgiyle sonuçlanması ve toprak kayıplarının devam etmesi, ıslahatların askeri alanda yapılmasına neden olmuştur. 4 Islahatlar, gösterilen tepkiler yüzünden özellikle yeniçerilerin devamlı olmamıştır. 5 XVII. yüzyıl ıslahatlarına göre daha esaslı ıslahatlar yapılmıştır. Ancak, ıslahatlarla amaçlanan hedefler gerçekleştirilememiş ve devlet çöküntüden kurtarılamamıştır. 6 Yenilik çalışmalarında ilk kez batılı uzmanlardan faydalanılmaya başlandı. 7 18. yüzyılın ıslahatçıları, gerilemenin nedenleri üzerinde durdular; daha köklü ve kalıcı ıslahatlar düşündüler. Bu amaçla çeşitli Avrupa ülkelerine elçiler gönderilip onlardan bu konuda raporlar hazırlamaları istendi. Özellikle askerî alanda yapılacak ıslahatlar için Avrupa ülkelerinden uzmanlar getirildi. 8 Yönetim ve hukuk alanında ıslahat yapılmamıştır 9 Islahat, çoğunlukla tepeden geldiğinden, halka mal edilemediğinden ve birçok kimsenin yeniçeriler, esnaf, bazı din adamları, illerdeki valiler çıkarına dokunduğundan, tepkiyle karşılandı ve ayaklanmalar çıktı. Bu nedenle devleti güçlendirmeyi, toplumu geliştirmeyi amaçlayan 18. yüzyıl ıslahatlarından da istenilen sonuç alınamadı. Osmanlı Kuruluş Kültür ve Medeniyet ÖZET DERS NOTU OSMANLI DEVLETİ’NİN GENEL ÖZELLİKLERİ * Teokratik Dini karakterli bir devlettir Yavuz’un Mısır Seferi’nden sonra Halifeliğin Osmanlı’ya geçmesiyle bu durum daha da etkin hale gelmiştir.. * Merkeziyetçi bir yönetim uygulanmıştır. Ülkenin, hanedan üyeleri arasında bölünmesine izin vermeyerek gücü tek elde toplamışlardır. * En uzun ömürlü Türk devletidir. * Hunlardan sonra çağ açıp kapatan ikinci Türk Devletidir İstanbul’un Fethi ile Ortaçağ kapanmış Yeniçağ başlamıştır.. * Çok uluslu bir devlettir. * Tek bir hanedan tarafından yönetilen dünyanın en uzun süreli tek devletidir. * Üç kıtada yayılan tek Türk devletidir. * Emeviler’den sonra İslam dinini Avrupa’da yaymaya çalışan ikinci devlettir. * Son Türk – İslam Devleti’dir. Osmanlıların Kısa Sürede Gelişip Güçlenme Nedenleri * Bizans’a komşu bir uç beyliği olması sınırlarını genişletme fırsatı vermiştir. Ayrıca kurulduğu bölgenin ekonomik etkinliklere olanak tanıması da güçlenmesinde etkili olmuştur Coğrafi Konum. * Merkeziyetçi bir yönetim anlayışının benimsenmesi * Ülke topraklarının hanedan üyeleri arasında paylaştırılması geleneğine son verilmesi Tek Hükümdarlık Sistemi * Tımarlara önem verilmesi, fethedilen toprakların savaşta yararlılık gösterenlere dağıtılması * Güçlü, disiplinli ve sürekli bir ordunun olması * Cihat ve gaza politikası sayesinde Türkmenlerin desteğini alması * Beyliklerle iyi geçinmesi evlilik ve dostluk ilişkisi kurması * Yetenekli padişahların yönetime gelmesi * Hoşgörülü ve adalete dayalı bir yönetim anlayışının benimsenmesi * Ahilerin desteğini alması * Doğudan gelen Türkmen göçleriyle güçlenmesi İskân politikası * Anadolu ve Balkanların karışıklık içinde olması OSMANLI SİYASİ TARİHİ’NİN DÖNEMLERE AYRILMASI * Kuruluş Dönemi 1299 – 1453 Osman Bey’in Anadolu Selçuklu Devleti’nin Hükümdarı II. Mesut tarafından “Uç Beyi” olarak atanmasıyla başlar, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethine kadar sürer. * Yükselme Dönemi 1453 – 1579 Fatih’in İstanbul’u fethiyle başlar, Sokullu Mehmet Paşa’nın vefatıyla son bulur. * Duraklama Dönemi 1579 – 1699 Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümü ile başlayıp Karlofça Antlaşması’na kadar olan dönemdir. * Gerileme Dönemi 1699 – 1792 Karlofça Antlaşması’yla başlar, Yaş Antlaşması’nın imzalanmasıyla son bulur. * Dağılma ve Parçalanma Dönemi 1792 – 1922 Yaş Antlaşması’yla başlar, Saltanat’ın kaldırılmasıyla son bulur. OSMANLI PADİŞAHLARI * Kuruluş Dönemi Osman Bey 1283 – 1324 Orhan Bey 1324 – 1362 I. Murat 1362 – 1389 I. Bayezıd Yıldırım 1389 – 1402 I. Mehmet Çelebi 1413 – 1421 II. Murat 1421 – 1444 / 1444 – 1451 II. Mehmet Fatih 1444 – 1444 * Yükselme Dönemi II. Mehmet Fatih 1451 – 1481 II. Bayezıd Sofu 1481 – 1512 I. Selim Yavuz 1512 – 1520 I. Süleyman Kanuni 1520 – 1566 II. Selim Sarı 1566 – 1574 III. Murat 1574 – 1595 * Duraklama Dönemi III. Murat 1574 – 1595 III. Mehmet 1595 – 1603 I. Ahmet 1603 – 1617 I. Mustafa 1617 – 1618 / 1622- 1623 II. Osman Genç 1618 – 1622 IV. Murat 1623 – 1640 Sultan İbrahim 1640 – 1648 IV. Mehmet Avcı 1648 – 1687 II. Süleyman 1687 – 1691 II. Ahmet 1691 – 1695 II. Mustafa 1695 – 1703 * Gerileme Dönemi II. Mustafa 1695 – 1703 III. Ahmet 1703 – 1730 I. Mahmut 1730 – 1754 III. Osman 1754 – 1757 III. Mustafa 1757 – 1774 I. Abdülhamit 1774 – 1789 III. Selim 1789 – 1807 * Dağılma Dönemi III. Selim 1789 – 1807 IV. Mustafa 1807 – 1808 II. Mahmut 1808 – 1839 I. Abdülmecit 1839 -1861 Abdülaziz 1861 – 1876 V. Murat 1876 – 1876 II. Abdülhamit 1876 – 1909 V. Mehmet Reşat 1909 – 1918 VI. Mehmet Vahdettin 1918 – 1922 * Son Halife II. Abdülmecit 1922 -1924 OSMANLI DEVLETİ KÜLTÜR VE MEDENİYETİ DEVLET YÖNETİMİ * Osmanlı Devleti, cihat ve fetih anlayışı içerisinde kurulan Türk – İslam devletleri içerisinde en güçlü ve en uzun ömürlü olanıdır. * Osmanlı devlet anlayışının kökeni eski Türk gelenekleri, İslam hukuku ve hakim olunan topraklardaki devlet anlayışlarına dayanır. * Osmanlı’da “Devlet hükümdar ailesinin ortak malıdır” anlayışı vardır. Bu anlayış hanedanın erkek çocuklarına tahta çıkma imkânı sağlamış, bu da taht kavgalarına neden olmuştur. * Saltanat babadan oğula geçmekle beraber belirgin bir veraset sistemi görülmemektedir. * I. Murat bu anlayışı değiştirmiş “Ülke hanedanın değil yalnızca hükümdar ve oğullarına aittir.” anlayışını getirmiştir. Amaç; merkezi otoriteyi güçlendirmek ve taht kavgalarını önlemektir. * Fatih Sultan Mehmet, Kanunname-i Ali Osman’ı Fatih Kanunnamesi hazırlayarak veraset sistemini yazılı yasalar haline getirdi. Bu yasalarla merkezi otoritenin korunması için kardeş katline izin verilmiştir. * Bu sistem I. Ahmet 1603 – 1617 Dönemi’nde “hanedanın en yaşlı ve akıllısının başa geçmesi” şeklinde değiştirildi Ekber-i Erşed. Bu değişiklikle taht kavgalarını önlemek amaçlanmıştır olumlu sonuç. Ancak bu uygulama şehzadeler arasındaki rekabet duygusunu ortadan kaldırması bakımından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. * III. Mehmet Dönemi’nde “şehzadelerin sancağa gönderilmesi” uygulamasına son verilmiş ve “Kafes usulü” getirilmiştir. Bu durum şehzadelerin yönetim deneyiminden yoksun şekilde tahta çıkmalarına neden olmuştur. * Kuruluş ve Yükseliş Dönemi padişahları sancak sistemine göre yetişmişlerdi. Şehzadeler padişahın erkek çocuklarına verilen isim, Lalalarla birlikte sancaklara yönetim tecrübesi kazanmaları için gönderilirdi. Sancağa ilk çıkan I. Murat, son çıkan III. Mehmet’tir. Sancağa çıkmadan tahta oturan ilk Osmanlı padişahı I. Ahmet’tir. * Osmanlı’da yönetim padişahın mutlak otoritesinde toplanırdı yani yönetim mutlak monarşiydi. * Yavuz’un Mısır Seferi sonucunda Halifeliğin Osmanlı’ya geçmesi ile yönetim “Mutlak Teokrasi”ye dönüştü. * Devletin mutlak yöneticisi olan padişah ilk bakışta sonsuz yetkilere sahipmiş gibi görünse de uygulamaları; gelenek – görenek, hukuk kuralları ve Divan kararlarıyla sınırlandırılmıştır. NOT-1 Osmanlı padişahları ilk defa “1839 Tanzimat Fermanı” ile birlikte mutlak egemenlik anlayışından kendi isteği ile vazgeçmiş ve “Kanun Üstünlüğü”nü ilk kez kabul etmiştir. 1876 I. Meşrutiyet Kanun-i Esasi ile birlikte anayasal yönetime ve parlamenter sisteme geçilmiştir. NOT-2 1908’de II. Meşrutiyetin ilanı ile birlikte padişahın yetkilerine az da olsa sınırlamalar getirildi ve meclisin yetkileri arttırıldı. ÖRNEK SORU Osmanlı, Memluk, III. Selçuklu, Yukarıdaki devletlerin hangilerinde saltanat makamı içinde halifelik anlayışı uygulanmıştır? A Yalnız I B Yalnız II C Yalnız III D I ve II E II ve III 2008/KPSS Lisans Cevap A * Osmanlı padişahları Bey, Han, Sultan, Hakan, Hükümdar, Kağan, İstanbul’un fethinden sonra İmparator; Mısır’ın fethinden sonra da Halife unvanlarını kullanmışlardır. Ayrıca Gazi, Hüdavendigar, Hünkar gibi unvanlar da kullanılmıştır. NOT Osmanlı’da “Sultan” unvanını ilk defa kullanan padişah, I. Murat’tır. * Hükümdarlık Sembolleri; hutbe, sikke para, davul nevbet, sancak, hilat giysi, çetr saltanat şemsiyesi, tuğ, tuğra, kılıç alayı, otağ ve tahttır. Merkez Teşkilatı * Merkez teşkilatı içerisinde padişahın özel hayatının geçtiği ve devletin yönetildiği yer saraydır. Osmanlı’da ilk saray I. Murat Dönemi’nde Bursa’da inşa edilmiştir. Edirne başkent olunca burada daha büyük bir saray yapılmıştır. * İstanbul’un fethi 1453 üzerine Fatih Sultan Mehmet tarafından önce “Saray-ı Atik Eski Saray” daha sonra da “Saray-ı Cedid” adı verilen “Topkapı Sarayı Yeni Saray” yaptırılmıştır. * Topkapı Sarayı, XIX. yüzyıla kadar padişahların oturduğu ve devletin yönetildiği yer olmuştur. XIX. Yüzyılda Batı etkisiyle Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan ve Yıldızsarayları yapılmıştır. * Devlet yönetiminin merkezi olan sarayda; divan toplantıları, padişahların tahta çıkış töreni, yabancı elçilerin kabulü, bayramlaşma törenleri yapılırdı. Ayrıca en yüksek derecede yöneticilerin eğitimi de sarayda gerçekleştirilirdi. * Saray üçe ayrılırdı; a Birun Dış Saray Saray görevlileri burada bulunur ve diğer devletlerle ilgili işler idare edilirdi. Ayrıca burada askeri merasimler, bayramlaşmalar ve askerlere maaş dağıtımı yapılırdı. Bununla birlikte Birun’da padişahın divan üyelerini ve yabancı elçileri karşıladığı “Arz Odası” bulunurdu. Birun teşkilatına ait bütün tayinler Sadrazam tarafından yapılırdı. * Birun’daki görevliler ve teşkilatları şunlardır; * Yeniçeriler * Altı Bölük Halkı sipahiler, silahtar, sağ ve sol garipler, sağ ve sol ulufeciler. * Topçular ve Cebeciler * Mehterler * Müteferrikalar Enderun’dan çıkma içoğlanlar, beyzade çocukları, devlet ileri gelenlerinin çocukları vb. * Padişah Hocası Şehzadelerin eğitimiyle meşgul olur. * Hekimbaşı Cerrahbaşı da denilen doktor * Çavuşlar ve Çavuşbaşı Haberleşme ve elçilik görevini yapar. Osmanlı Kültür ve Medeniyet 02/11/2013 Kpss Tarih Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti, Benim Güzel Hocam konu anlatım kitabı , Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti Konu özeti ve Ders notuKAYNAK-1Osmanlı Devleti’nin devlet anlayışının oluşmasında eski Türk gelenekleri, İslam hukuku, hakim olunan bölgelerdeki yönetim anlayışları etkili sahip olduğu egemenlik hakkını adalet ile İslam dini ve kurallarına ve Türk töresine uygun olarak Devleti başkentleri; Söğüt, Karacahisar, İznik, Bursa, Edirne, Yetkileri Yargı Yetkileri Müsadere Hazineden maaş alan görevlilerin kanunsuz şekilde edindikleri mallarına el konulması. Kulluk Hakkı Devşirme sistemindeki kişiler üzerinde padişahın öldürme yetkisinin Yetkileri Divanı Hümayun ile birlikte YetkileriFermanKanunnameAdaletname Halkın hakkının yönetene karşı korunduğu padişah üç kısımdan oluşurdu. Enderuniç saray, Birundış saray, saray okulu, arz odası, büyük oda, küçük oda, hazine odası, has oda, doğancılar odası, kiler odası, seferli odası divanhane, altı bölük halkı, cebeciler, topçular, müteferrikalar, mehterhane padişahın özel dairesi, kızlar bölümü, padişah anneleri, eşleri ve kızlarının oturduğu daireler sisteminin gelişimi; Osman Bey ve Orhan Bey dönemlerinde “Ülke hanedan üyelerinin ortak malıdır.”, 1. Murat döneminde “Ülke padişah ve çocuklarının malıdır.”Amaç merkezi otoritenin güçlenmesi ve taht kavgalarının önlenmesi, 2. Mehmet döneminde “Ülke sadece padişahındır.”Amaç merkeziyetçi yapıyı güçlendirmek, 1. Ahmet döneminde Ekber ve Erşed sistemi ile en büyük ve en olgun kişinin tahta çıkması şeklinde Padişahın erkek Padişahın çocuklarını sancaklarda idari ve askeri konularda eğiten yabancı devletlerin kışkırtmalarına karşı Rumeli’ye sistemine 3. Mehmet son çıkmadan tahta oturan ilk padişah 1. Ahmet’ Sancağa çıkmayan şehzadelerin sarayda eğitimlerini tamamladıkları Hümayunda siyasi, askeri, adli ve mali işler görüşülürdü. Bugünkü bakanlar kuruluna benzerdi. Fakat şikayet ve davalara bakması özelliğiyle itibaren divana veziriazamlar başkanlık etmiştir. Kanuni’den itibaren Kubbealtı denilen yerde toplanmış, 2. Mahmut tarafından kaldırılmış yerine bakanlıklar kararlarına hüküm denmiş, bu hükümlerin yazıldığı deftere de mühimme defteri Hümayun Üyeleri SadrazamVeziriazam Olma şartı müslüman olmak ve Türkçe bilmek. Sefere katıldığında Serdar-ı Ekrem unvanını alırdı. Sadrazamlık makamına Paşa Kapısı veya Babıali Vezirleri Sadrazama yardımcı olan görevliler. Vezir olma şartı beylerbeyliği ve sancak beyi görevlerini yapmış olmak, Müslüman olmak ve Türkçe Askeri davalardan, eğitim ve adalet işlerinden sorumludur. Olma şartı Türk ve Müslüman olmak ve medrese çıkışlı olmak. İlk kazaskerlik 1. Murat döneminde oluşturuldu. Kadı ve müderrislerin atamasını yapar. Fakat başkent kadılarını padişah atardı. Rumeli kazaskeri Anadolu kazaskerinden daha Her türlü mali işlerden sorumluydu. Bütçeyi Padişah adına tuğra çekerdi. Fethedilen arazilerin kaydını tutar bunları Tahrir defterine yazardı. Tüm kanunları bilmek Daha önceden nişancıya bağlı katipken 17. Yy’dan itibaren dış işlerinden sorumlu Daimi üye değildi. Görüşü alınmak üzere çağrılırdı. Kanuni döneminde sadrazamla eşit konuma getirildi. Atama ve görevden azletme gibi işlerini padişah yapardı. Türk, Müslüman ve medrese Ağası İstanbul’un güvenliğinden sorumludur. Alınan kararları yeniçerilere Donanma İstanbul’un genel düzeninden de kadısı, İstanbul’un adalet işlerinden ağası, İstanbul’un güvenliğinden İstanbul’da bayındırlık ve belediye işlerinden İstanbul’un imar işlerinden Sınıf seyfiye, ilmiye ve kalemiye olarak sınıfı askeri ve idari işlerden sorumludur. Bu sınıftakiler, sadrazam, vezirler, kaptanıderya, yeniçeri ağası, beylerbeyi, sancak sınıfı eğitim, din ve hukuktan soru,mludur. Bu sınıftakiler, şeyhülislam, kazasker, müderris, sınıfı bürokrasi ve diplomasiden sorumludur. Bu sınıftakiler, defterdar, nişancı, reisülküttap, Müslüman ve gayrimüslim halktır. Köylüler, şehirliler, göçebeler ve tüccarlar. Vergi teşkilatı eyalet, sancak, kaza ve köy olarak sıralanırdı. Eyaletlerde yönetimden beylerbeyi, güvenlikten subaşı ve adaletten kadılar sorumludur. Sancaklarda yönetimden sancakbeyi, güvenlikten subaşı ve adaletten kadılar sorumludur. Kazalarda yönetimden kadı, güvenlikten subaşı ve adaletten kadılar sorumludur. Köylerde yönetimden köy kethüdasıköy muhtarı, güvenlikten yiğitbaşı ve adaletten kadı naibikadı vekili dönemindeki vilayet nizamnamesi ile ülke idari bakımdan yeniden şekillenmiştir. VilayetVali, LivaMutasarrıf, KazaKaymakam, NahiyeMüdür, KöyMuhtar.Muhtesip kadının izni ile narhfiyat emini, hububat, meyve ve sebzelerden alınacak vergileri belirlerdi. Ürünlerin tartılması ve adaletli şekilde dağıtılmasını sağlardı. Kapan, üretilen malların topladığı emini, kamu haklarını koruyan emini, ticaret ve sanatla ilgili vergileri bağlıSaliyanesiz-Yıllıksız eyaletler, dirliktımar sisteminin uygulandığı eyaletlerdir. Yöneticileri merkezden atanırdı. Bunlar Rumeli, Anadolu, Budin, Bosna, Erzurum, Diyarbakır, Van, Karaman, Sivas, Musul, Şam, Trabzon, yönetimliSaliyaneli-Yıllıklı eyaletler, iltizam sisteminin uygulandığı eyaletlerdir. Bunlar Mısır, Trablusgarp, Habeş, Yemen, Basra, Cezayir, Ayrıcalıklı eyaletler, içişlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı’ya bağlıdırlar. Yöneticileri padişah tarafından onaylanır, bey, han, şerif, voyvoda denirdi. Bunlar Boğdan, Kırım, Eflak, Hicaz, Erdel, dini özelliğinden dolayı asker ve vergi vermezken, Kırım asker gönderir ama vergi hukuk sadece Müslümanlar üzerinde uygulanmıştır. Gayrimüslimler kendi hukuk kurallarına göre işlerinin divandaki temsilcisi yargılama yetkisi devletten maaş almaz, davalardan aldıkları harçlarla miras, ticaret ve nikah gibi davalara bakardı, vakıfları denetler ve vergilerin düzenli şekilde hazineye aktarılmasını sağlardı, ferman ve beratların halka ulaşmasını sağlardı, vergi oranlarını belirler ve vergileri merkeze ulaştırırdı, yeni işletme kurulmasını onaylardı, reayanın isteklerini divana bildirirdi, kazalarda belediye işlerini askerleri merkezde padişaha bağlı maaş alan sürekli askerleri, hükümdar sefere çıktığında sefer bahşişi sistemi, savaşta esir alınan Hristiyan çocuklarının beşte birinin devlet hizmetine alındığı sistemdir. Türk ve İslam terbiyesi alan bu çocuklar daha sonra Acemi Oğlanlar Ocağına alınırlardı. 1. Murat döneminde sistemi, devletin asker ve idari hizmet görevlisi ihtiyacını karşılamak amacıyla uygulanan sistemdir. Devşirmelerin bir kısmı enderunda yetişerek devlet adamı, bir kısmı ise asker ihtiyacını sistemine sadece Hristiyan çocuklar alınırdı. Ailesinin rızası gerekliydi. Tek çocuk varsa devşirilmezdi. Vücudunda leke olanlar, yüz kızartıcı suç işleyen ailelerin çocukları devşirilmezdi. Bir aileden bir kişi Oğlanlar Ocağı Enderun’a kaynaklık Arabacıları Ocağının komutanına arabacıbaşı, Cebeci Ocağı komutanına cebecibaşı, Lağımcı Ocağı komutanına lağımcıbaşı, Humbaracı Ocağı komutanına humbaracıbaşı süvarilerine Altı Bölük Halkı da sipahiler kendilerine dirlik olarak verilen toprağı işleyerek gelirlerini sağlardı. Bu gelirler ile cebelü denilen atlı asker beslerlerdi. Tımarlı sipahiler savaş zamanında sancak beyinin emrinde Osmanlı donanması Orhan Bey döneminde Karesioğulları Beyliğinin alınması ve Karamürsel’de ilk tersanenin açılması ile Beyazıt döneminde Gelibolu’da büyük bir tersane inşa edilmiştir. En büyük tersane ise Fatih döneminde açılan Haliç Tersanesi’ Fatih zamanında gelişmiş, en parlak dönemini Kanuni döneminde Donanma döneminde Karadeniz, Kanuni döneminde Akdeniz Türk gölü denizciler; Piri Reis, Kılıç Ali Paşa, Seydi Ali Paşa, Murat Reis, Salih Reis, Turgut Reis, Barbaros Hayrettin Paşa, Kemal SistemiMiri Arazi Fetihler kazanılır. Mülkiyeti devlete aittir. Sadece kullanım hakkı miras bırakılabilir. Dirlik Bu arazileri kullananlar, devlete ödemeleri gereken vergiyi memurlara ve sipahilere öderdi. Has Yıllık geliri yüz bin akçeden fazladır. Padişahlara, şehzadelere, divan üyelerine, beylerbeylerine ve sancak beylerine verilirdi. Has sahipleri gelirin beş binini kendilerine ayırır geri kalanların her beş bini ile cebelü beslerlerdi. Zeamet Yıllık geliri yirmi bin akçe ile yüz bin akçe arasında değişirdi. Orta dereceli devlet memurlarına, hazine ve tımar defterdarlarına, alay beylerine, kale dizdarlarına ve divan katiplerine verilirdi. Zeamet sahipleri gelirin beş binini kendilerine ayırır geri kalanların her beş bini ile cebelü beslerlerdi. Tımar Yıllık geliri üç bin ile yirmi bin akçe arasında değişen topraklardır. Tımar sahipleri gelirin üç binini kendilerine ayırır Buna kılış tımarı denirdi. geri kalanların her beş bini ile cebelü Savaşta iyi hizmet verenlere Camilerde görevli imamlara Sarayda çalışanlara verilirdi. Mukataa Geliri iltizam yoluyla doğrudan devlet hazinesine aktarılırdı. Paşmaklık Malikane Yurtluk Sınır boylarındaki askerlere, kasaba ve şehir memurlarına verilirdi. Ocaklık Kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayırlırdı. Metruk Halkın yararlanmasına ayrılmış alanlardır. Yollar, meydanlar, namazgahlar, mesire, panayır, pazar… MevkufVakıf Mevat Ziraate elverişsiz çorak, bataklık, taşlık arazi. Mülk Arazi Öşüriyye Müslümanların elindedir. Arazi vergisi olarak çift resmi, ürün vergisi olarak öşür ödenirdi. Haraciyye Gayrimüslimlerin elindedir. Arazi vergisi olarak ispençmuvazzaf haracı, ürün vergisi olarak haraçmukassem haracı sistemini 2. Mahmut önemli sanayi kuruluşları tophane, baruthane ve bakır para Osman Bey, gümüş para Orhan Bey, altın para Fatih Sultan Mehmet, kağıt parakaime Abdülmecit döneminde bankalar; Bankı DersaadetTanzimat, Bankı OsmaniTanzimat, Bankı Şahane-i OsmaniTanzimat, Memleket Sandıkları ve İstanbul Emniyet SandığıTanzimat, Ziraat Bankası2. Abdülhamit, Osmanlı İtibar-i Milli Bankası2. Meşrutiyet.Vergiler Şeri Vergiler Öşüraşar Haraç Cizye Gayrimüslimlerden askerlik yapmamaları karşılığı alınırdır. Çocuk, kadın ve papazlardan alınmazdı. Islahat Fermanı ile kaldırıldı. Örfi Vergiler Çiftbozan Avarız Ağnam İspenç Derbent Resmi Çift Resmi Bac Bennak Çok az arazisi olanlardan alınan vergilerdir. Mücerred 20 yaşına geldiği halde evlenmeyen ve babasının yanında kalan bekar çiftçilerden alınırdı. Arusane Evlenenlerden kız tarafının ödediği vergi. Cerime Suçlulardan alınan vergi. Gümrük ResmiSıbyan mektebinde ders verenlere muallim eğitim müderris denilen öğretmenlerden tarafından verilmiştir. Eğitim dili Arapçadır. Eğitim ücretsizdir. Dini Kuran, hadis, fıkıh, kelam bilimler ve pozitif bilimlerkimya, matematik, astronomi, tarih, coğrafya okutulmuştur. Medrese öğrencilerine suhte, talebe ve danişment denmiştir. Hariç, dahil ve sahn bölümlerinden mesleki, dini ve ahlaki eğitim 2. Murat döneminde kurulmuş, Fatih döneminde en etkili seviyeye ulaşmıştır. Devlet memuru, idareci, sanatkar ve saray görevlisi yetiştirmek amacıyla kurulan saray okuludur. Başlangıçta gayrimüslim öğrenciler eğitilmesine rağmen sonraları Müslümanlarda öğrenci olmuşlardır. Eğitim dili Türkçedir. Askeri, idari, beden eğitimi ve sanat eğitimi döneminde erkek öğretmen yetiştiren okul. Abdülmecit döneminde kız öğretmen yetiştiren okul. Abdülaziz döneminde devlet memuru yetiştiren Tanzimat döneminde açılan yüksek okul. 1900 de darülfünunuşahaneye mülkiye, kaymakam, okul müdürü ve nahiye müdürü yetiştirmek için Abdülmecit döneminde Mithat Paşa tarafından açılan sanat okulu. Terzilik, kunduracılık ve saraçlık bölümlerinden mektebi, çeşitli sanat dallarını öğretmek amacıyla Abdülaziz döneminde Sultanisi ve Hukuk Mektebi, Abdülaziz döneminde mektebi 2. Abdülhamit döneminde ilimler, Kuran, hadis, fıkıh, kelam, tefsir … ilimler, felsefe, mantık, matematik, tarih, coğrafya, tıp, kimya … ilk medrese Orhan Bey döneminde İznik’te açılan Süleyman Paşa Medresesidir. Bu medresenin ilk müderrisi Davud-u Kayseri’ ve Astronomi; Ali Kuşçu, Sinan PaşaTazarruname, Nasihatname, Matrakçı NasuhCemal’ül-Küttap, Kemal’ül-Hisab, Molla LütfiTaz’if’ül Mezbah, Kadızade-i RumiMuhtasar-ı Fi’l Hisab, Takıyüddin Mehmet, Ali İbni VeliTuhfetü’l Adad.Tıp; Sabuncuoğlu ŞerafettinCerrahiyet’ül Haniyye. Ameliyat sırasında hekim ve hastanın duruşları ile cerrahi aletleri anlatır. Yılan zehrine karşı bulunan ilaç ve hayvanlar üzerindeki deneylerden bahseder., Akşemseddin, Altunizade, Ahmedi, Davus Antaki, Hekimşah Mehmed Kazvini, Mehmed Efendi, Nidai, Kaysunizade Mehmet, Takiyüddin Molla FenariMaddetü’l Hayat. 2. Murat döneminde şeyhülislamlık görevine getirilmiş ilk şeyhülislamdır., Zembilli Ali Cemali EfendiEl Mutahharat. Sultan 2. Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni döneminde şeyhülislamlık yapmıştır., Kemal PaşazadeTevarih-i Ali Osman, Ebusuud EfendiKanunname, Duaname.Vakanüvis, tarihi olayları kaydetmekle görevli olan kişiler. Naimaİlk resmi vakanüvis., Abdurrahman Şeref, Ahmet Cevdet Paşa, Evliya Çelebi ve Tursun Aşık PaşazadeTevarih-i Al-i Osman, Tursun BeyTarih-i Ebu’l Feth, NeşriCihannüma, Hoca SaadettinTac-üt Tevarih, Evliya ÇelebiSeyahatname, Naima, Ahmet Cevdet PaşaMecelle, Tarih-i Cevdet. Devletin resmi tarihçisidir., Abdurrahman ŞerefTarih-i Devlet-i Osmaniyye, Katip ÇelebiKeşf’üz-zünun, Fezleke, Cihannüma, Piri ReisKitab-ı Bahriye, Seydi Ali ReisMirat’ül Memalik, Peçevi, Ahmet Refik Altınay, Ahmet Mithat EfendiTarih-i Hikmet.Önemli Hattatlar; Şeyh Hamdullah, Ahmet Akşemseddin Karahisari, Hafız Osman, Mustafa sanatçılarına müzehhip denir. Kara Mehmet önemli resmi için nakış, tasvir; minyatür ressamı için nakkaş, musavver ve Hünername eserleri önemli minyatürleri barındıran eserlerdir. Surname Levni’nin, hünername Matrakçı Nasuh’ minyatürcüler; Matrakçı Nasuh, Nigari, Nakkaş Osman, yaptıran ilk padişah Fatih Sultan Mehmet’tir.İtalyan ressam Bellini.İlk kez resim öğrenimi için Fatih tarafından İtalya’ya Sinan Bey resim sergisini Şeker Ahmet Paşa Hamdi Bey Arkeoloji Müzesini ve Sanayiinefise Mektebi’ni kurmuştur. Silah Tacirleri ve Kaplumbağa Terbiyecisi ünlü Abdülkadir Meraği, Itri, Dede EfendiDivan Edebiyatı; Nesimi, Ahmedi, Fuzuli, Baki, Nefi, Edebiyatı; Pir Sultan Abdal, Öksüze Dede, Karacaoğlan, Edebiyatı; Hacı Bayram, Şeyh Galip, Kaygusuz devrinin en önemli şairi Nedim, en önemli minyatürcüsü Levni’ Yapılar Erken Dönem Hacı Özbek Camisiİznik, Yeşil Camiİznik, Bursa,Nilüfer Hatun İmareti Camiiİznik, Eski CamiEdirne, Üç Şerefeli CamiEdirne, Beyazıt KülliyesiEdirne, Hüdavendigar CamisiBursa, Hacı Bayram CamisiAnkara, İznik Süleyman Paşa Medresesiİlk Osmanlı medresesi, Lala Şahin Paşa MedresesiBursa, Yeşil MedreseBursa, Muradiye MedresesiBursa, Yeşil TürbeBursa, Kırgızlar Türbesiİznik, Ulu CamiBursa, Yıldırım MedresesiBursa. Klasik Dönem Hüsreviye Camii ve KülliyesiŞam, Fatih Camisiİstanbul, Bayezit Camisiİstanbul, Haseki Cami ve Medresesiİstanbul, Şehzade Camisiİstanbul, Süleymaniye Camisiİstanbul, Selimiye Camisi ve MedresesiEdirne, Sultan Ahmet Camisiİstanbul-Sedefkar Mehmet Ağa, Rüstem Paşa Medresesiİstanbul, Eyüp Sultan Türbesiİstanbul, Fatih Sultan Mehmet Türbesiİstanbul, Mahmut Paşa Türbesiİstanbul, Yavuz Sultan Selim Türbesiİstanbul, Şehzade Mehmet Türbesiİstanbul, 2. Beyazıt KülliyesiEdirne, Yeni Camiİstanbul, Mihrimah Sultan MedresesiEdirne. Geç Dönem Nuruosmaniye Camisiİstanbul-Batı etkisiyle yapılan ilk eserdir, Laleli Camisiİstanbul, Nusretiye Camisiİstanbul, Dolmabahçe Camisiİstanbul, Ortaköy Camisiİstanbul.Sivil YapılarErken Dönem Edirne SarayıEdirne, Irgandi KöprüsüBursa, Bursa Çarşısı, Edirne Bedesteni. Klasik Dönem Topkapı Sarayıİstnabul-2. Mehmet döneminde yapıldı. En uzun süre hizmet veren saray., Kanuni Sultan Süleyman Camisiİstanbul, Çinili Köşkİstanbul, Mostar KöprüsüBosna. Geç Dönem İshak Paşa SarayıDoğubeyazıt, Yıldız Sarayıİstanbul, Dolmabahçe Sarayıİstanbul, Beylerbeyi Sarayıİstanbul, Çırağan Sarayıİstanbul, Revan Köşküİstanbul, Şale Köşküİstanbul, Sadabat Kasrıİstnabul, 3. Ahmet Çeşmesiİstanbul, Tophane Çeşmesiİstanbul.Askeri Yapılar Erken Dönem Anadolu Hisarı1. Beyazıt. Klasik Dönem Rumeli HisarıFatih, Kilitbahir KalesiFatih. Geç Dönem Sedd’ülbahir Kalesi4. Mehmet, Selimiye Kışlası3. Selim, Levent Kışlası3. Selim.Gerileme döneminden itibaren batı tarzında okullar açılmıştır. Bunlardan ilki 1. Mahmut döneminde açılan Hendesehane adı verilen askeri okuldur. Batı tarzı askeri düzenlemeler de bu dönemde Divanı Sadrazam konağında Divanıhümayunda yarım kalan işleri tamamlamak amacıyla Divanı Elçilerin kabul edildiği Divanı Padişah tarafından halkın sorunlarının dinlendiği divandır. Olağanüstü durumlarda da ve İstanbul Osmanlı Devleti zamanında bulundukları görevi, kendilerine Tanrı tarafından verilmiş bir emanet olarak bahşişi, kılıç alayı hükümdarlı Padişahların erkek Padişahın kız sancak merkezleri; Balıkesir, Kütahya, Manisa, Isparta, Antalya, Sivas, Amasya, Kastamonu, sarayda padişah divan işlerini görür, törenleri izler, bayramlaşır ve kapıkulu askerlerine maaş hangi din ve mezhepten olursa olsun herkese açıktı. En yüksek yargı organı olup önemli davalara ilmiye sınıfının en üst sınıfı mensuplarıkazasker, şeyhülislam, kadı, müderris devşirme Derya ve Yeniçeri Ağası İstanbul’da iseler divan toplantılarına çağrılırlardı. Şeyhülislam divan toplantılarına gerek görüldüğünde görüşü alınmak üzere Kaymakamı İçişleri Maliye ve Ticaret Nazırlığı Vakıflar ve Ticaret işlerini düzene koymak için Dar-ı Şura-i Askeri, maliye işlerini düzene koymak için Dar-ı Şura-i Bab-ı Ali, adalet işlerini düzene koymak için Meclis-i Ala-i Ahkam-ı Adliye döneminde Şura-i DevletDanıştay sistemi dan itibaren kullanılmaya başlamıştır. Devletin vergileri toplama ve hazineye gönderme işini açık artırmaya çıkarması sistemidir. En çok parayı veren kişi bu işi alır ve kendisine mültezim denirdi. Bu sistem tanzimat döneminde Kaza sınırı içindeki tımarlı sipahilerin döneminde iltizam usulü kaldırıldı ve vergilerin toplanması işi muhassıllara Haber taşıyan askeri Deryalığın merkezi Cezayir’ fethedilen son yer Girit donanması Çeşme, Navarin ve Sinop baskınlarında Ruslar tarafından yakılmıştır. Haçlılar tarafından da İnebahtı’da yakılmıştırSokullu döneminde Kıbrıs’ın alınması sebebiyle.Şeri hukukun kaynağı Kuran, Hadis, icmaBir konuda alim ve bilginlerin verdiği karar, herkese açıktı. Mahkeme kararlarına karşı Divanı Hümayuna itiraz edilirdi. Divanı Hümayunun kararları Hukuk-i ŞahaneHukun Fakültesi Tanzimat döneminde şeri hukuk kurallarına göre kentlerin, kasabaların, haberleşmenin, ulaşımın, taşımacılığın gelişmesinde önemli rol bırakılan gayrimenkule mevkuf denirdi. Vakfiye denilen belge ile vakfedilen malın nasıl kullanılacağı belirtilirdi. Vakıf yöneticilerine mütevelli ilk maden işletmeciliği, Osman Bey zamanında Bilecik’teki demir madeninin işletilmesi ile başlamıştır. 1861’de ilk Osmanlı maden kanunu han ve kervansaraylar iktisadi amaçlı ticaretin gelişmesi için yapılmış yollarında güvenlik derbentçiler tarafından Ticaret yolları üzerine kurulan Gümüş 20 kuruş değerindeki basma yetkisi Bank-ı Osmani sandıkları milli bankacılığın ilk tahrir defterine yazılırdı. Vergilerin hepsine tekalif rüsumu Devlet görevlilerinin yöneticilik yaptıkları yerlerde reayadan aldıkları Bilim erkek öğretmenlere muallim, bayan öğretmenlere muallime Müderris Medrese mezunlarına verilen sınıfını medrese eğitimi görenler yüksek düzeyde medrese Fatih’in açtığı Sahn-ı Seman eğitimi yapılan yerler; cami, mescit, tekke ve zaviyeler, ulema evleri, kahvehaneler ve Türk ilk olarak 2. Murat zamanında Edirne Sarayında tarzında açılan askeri okullar; Mühendishane-i Bahr-i Hümayun3. Mustafa, Mühendishane-i Berr-i Hümayun3. Selim, Tıphane-i Amire2. Mahmut, Mızıka-i Hümayun2. Mahmut, Mekteb-i Harbiye Erkan-ı HarbiyeTanzimat, Bahriye MektebiTanzimat, Askeri İdadilerTanzimat.Osmanlı topraklarında açılan ilk yabancı okul 1583’te Fransızların açtığı Saint-Benoit’ Daniş 1851’de orta ve yüksek öğretimde okutulacak ders kitaplarını hazırlamak ve bilim akademisi olarak çalışmak amacıyla kurulan Umumiye Nezareti 1857’de kurulan Milli Eğitim Bakanlığının temeli niteliğindeki Umumiye Nizamnamesi 1869’da çıkarılan ve eğitimi düzenleyen yasa. İlköğretim zorunlu hale getirildi. İlk yüksek öğretim kurumu olan Darülfünunİstanbul Üniversitesi sisteminin temeli dini esaslara Devletinin egemenliği altında yaşayan toplulukları din ve mezhep esasına göre örgütleyip yönetme şekline millet sistemi deniyordu. Buradaki millet kavramı aynı din ve mezhepten olan kişiler için örf, İlmiye=Ehl-i şer, Kalemiye=Ehl-i sınıfını Divanı Hümayunda Şeyhülislam ve Kazasker temsil örfi ve şeri davalara göçebelerden adet-i ağnam, ağıl resmi, kışlak ve yaylak adında vergiler dil Türkçeydi. Din ve bilim dili olarak Arapça, Edebiyat dili olarak da Farsça döneminde konuşma ve yazı dili arasındaki farkın giderilmesi için çalışmalar yapılmış, okullarda Türkçe dersi konmuştur. Kanuni Esasi’ye devletin dili Türkçedir maddesi eklenmiştir. 1908’de İstanbul’da Türk Derneği kuruldu. 1911’de Selanik’te Genç Kalemler dergisin çıkaran Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Ziya Gökalp Türkçenin sadeleşmesi için sadeleşmesi ve kendi kimliğine kavuşması ancak Atatürk’ün dil devrimi ile edebiyatında kaside, gazel, mesnevi, şarkı ve rubailer divan, halk ve tekke edebiyatı olmak üzere üçe edebiyatı şairleri; Ahmedi ve Nesimiİlk Osmanlı şairleri, Şeyhi, Ahmet Paşa, Necati, Süleyman ÇelebiMevlid, Baki, Fuzuli, Zati, Bağdatlı Ruhi, Nefi, Nabi, edebiyatı şairleri; 16-17. Yy Kul Mehmet, Köroğlu, Gevheri, Karacaoğlan, Aşık Ömer, Öksüz Dede, Pir Sultan Abdal. 19. Yy Bayburtlu Zihni, Erzurumlu Emrah, Dertli, edebiyatı şairleri; Mevlana, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Eflaki DedeOsmanlı tekke edebiyatı bu şairle başlar, Hacı Bayram Veli, Kaygusuz Abdal, Pir Sultan Abdal, İbrahim Gülşeni, Ümmi Sinan, İbrahim HakkıMarifetnağme, Şeyh GalipHüsn-ü Aşk.Batı etkisiyle gelişen Türk edebiyat akımları tanzimat, servet-i fünun, fecr-i ati ve milli edebiyat edebiyatı; ŞinasiŞair Evlenmesi, ilk Türk Tiyatrosu, Şemsettin SamiTaaşuk-ı Talat ve Fitnat, ilk Türk romanı, Namık KemalCezmi, ilk Tarih romanı, Sami Paşazade SezaiSegüzeşt, Recaizade Mahmut EkremAraba Sevdası, Nabizade NazımKarabibik, ilk köy romanı.Servet-i fünunedebiyat-ı cedide edebiyatı; 2. Abdülhamit döneminde ortaya çıkmıştır. Osmanlının Ancak Avrupa’nın örnek alınmasıyla kurtulabileceğini savunmuşlardır. Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Süleyman Nafiz, Halit Ziya, Mehmet Rauf, Hüseyin ati edebiyatı; Ahmet Haşim, Hamdullah Suphi, Yakup Kadri, Refik Halit, Fuat edebiyat; 2. Meşrutiyet döneminde başlamıştır. Türkçülük akımları kuvvetlenmiştir. Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri, Refik Halit Karay, Falih Rıfkı Atay, Reşat Nuri Güntekin, Yahya Kemal, Mehmet Akif özel matbaa Lale devrinde İstanbul’da Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından basılan ilk eser Vankulu Lügatı’ resmi gazete 2. Mahmut döneminde çıkarılan Takvim-i Vekayi’dir. İkinci gazete 1840 yılında Ceride-i Havadis’ özel gazete Agah Efendi ve Şinasi tarafından çıkarılan Tercüman-ı Ahval’dır. Şinasi daha sonra Tasvir-i Efkar adında fikir gazetesi Muhbir gazetesi çıkarıldı, 1867’de Abdülhamit döneminde Sabah, Vakit ve Tercüman-ı Hakikat gazeteleri çıkarıldı. 1895’te Meşveret gazetesi sonra Volkan, Tanin ve Mizan gazeteleri Dünya Savaşının sonuna doğru Yenigün, Payam-ı Saba Akşam, İkdam, Güleryüz gazeteleri dergi Mecmua-i Fünun, ilk resmi dergi Mir’at, ilk mizah dergisi Diyojen’dir. 2. Abdülhamit’in sansür döneminden sonra Genç Kalemler, Türk Yurdu, Hokkabaz, Hoca Nasrettin, Geveze gibi dergiler Dünya Savaşından sonra Aydınlık ve Aydede gibi mizah dergileri Bey, devletin içinde bulunduğu durumla ilgili rapor Ahmet Çelebi, kanat takıp uçan ilk Çelebi, dünyada ilk defa roketli füze uçuşunu Müteferrika, ilk basım evini Hamdi Bey, müzeciliğin kurucusudur.Müze-i Hümayun.İbrahim Hakkı, Marifetnağme adlı eseriyle tarih, coğrafya, matematik ve tıpla ilgili konulara yer Mithat Efendi, Tarih-i Cevdet Paşa, Tarih-i Cevdet, Kısas-ı Enbiya sanatlarda mimari, çinicilik, ciltçilik, minyatür, seramik, hat sanatı, edebiyat, cam, tiyatro ve müzik alanlarında eserler sanatında, hattatlık, çinicilik, minyatür, nakkaşlık, kakmacılık, oymacılık, tezhip Çini Gazneliler, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçuklular, İlhanlılar, Safeviler, Harzemşahlılar, Osmanlılar çini sanatını çini merkezleri Bursa, İznik, Kütahya ve İstanbul’ sanatının ilk örneği İznik Yeşil Camii’ süslemenin kullanıldığı eserler; İstanbul’daki Çinili Köşk, Rüstem Paşa Camii, Yeni Camii, Topkapı Sarayı, Selimiye Camii, Sultan Ahmet Camii, Bağdat ve Revan Hattatların hatalarını düzelten ve kitap çoğaltan hat=hat Güzel yazı yazma işi. Bu işi yapanlara da hattat önemli hattatlar; Şeyh Hamdullah, Yakut El-Mustasimi, İbn-i Mukle, Ahmed Şemseddin Karahisari, Hafız Osman,Mustafa Rakım Efendi, Mehmed Esad Yesari, Yessari-zade Mustafa İzzet, Hamit sanatıyla uğraşanlara nakkaş denirdi. Minyatür sanatının konuları, Osmanlı Edebiyatı, sultan ve vezirlerin hayat ve sefer hikayeleri, portreler, dini konular, bilimsel konular ve İskendername’si Osmanlı padişahlarının resimli ilk tarihi olarak tasvir sanatında yer eserler ve yazarları; Hekim Şerefeddin Sabuncuoğlu, HatifiHüsref ile Şirin, DehleviHamse, Kelile ve Dimne, Busalı FirdevsiSüleymanname, Feridüddin AttarMatıkut-Tayr, Seyit Lokman ve Nakkaş Osman, Matrakçı Nasuh, Nigari, Kalender, Nakkaş Hasan Paşa, sanatı ilk kez İznik’te Cilt sanatıyla uğraşan halı türleri; Gördes halısı, yıldızlı Uşak halısı, Bergama halısı, Osmanlı saray halısı, Cengerli kilimi, Kula ve Milas insan figürü kullanılmış ama melek figürü Tezhip sanatıyla uğraşan kişi. Uygurların mani dinini kabulünden sonra gelişmiştir. Osmanlıdaki en önemli temsilcisi Kara Mehmet’ alanında, Abdulkadir Meragalı, Ömer Bey, Hafız Post, Itri Mustafa Efendi, 3. Selim, Selanikli Ahmet Bey, Hacı Arif Bey, İsmail Dede Efendi, Zekai Dede, Tamburi Cemil Bey önemli tiyatrosunu Güllü Agop Sinan çıraklık döneminde Şehzade Camii, kalfalık döneminde Süleymaniye Camii, ustalık döneminde de Selimiye Camii’ni kubbeli cami mimarisinin ilk örneği Bursa Ulu Camii’ Edirne Rüstem Paşa Kervansarayı, Kara Mustafa Paşa Kervansarayı, Ulu Kışla Emir Han, Diyarbakır Hasan Paşa Hanı, Büyük Valide Sultan Hanı, Sivas Yeni Edirne Bedesteni, İstanbul Mısır Çarşısı, İstanbul Eski Bedesten, İstanbul Yeni Bedesten, Ankara Mahmut Paşa Bedesteni, Amasya Bedesteni, Uzun Çarşı, Bursa Tahtakale Hamamı, İznik İsmail Bey Edirne İbrahim Paşa Çeşmesi, Davut Paşa Çeşmesi, Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, Valide Sebili ve Alman Gazi Mihal kale surları Bizans dönemine Kale Kırtıl Hayvanlardan alınan Balkanlardaki Sancak Beyliğinin yerine tayin edilen Yeni usul Hümayun Padişah el ağası Loncaları kadı adına denetleyen Loncayı dışarda temsil eder hükümetle ilişkileri ağa İstanbul’da sivil kuralları çiğneyen yeniçeriler ve diğer askerler arasındaki düzeni Adl Fatih’ten sonra padişahların divan toplantılarını dinledikleri Hayriye İlk açılan deniz şirketi1850-Abdülmecit.Tımar sisteminin temeli Hz. Ömer zamanında sahipsiz kalan toprakların devlete vergi ödenmesi şartı ile şahıslara verilmesiyle askerleri savaş zamanında sancak beyleriyle birlikte beylerbeylerinin komutası altına Devletinde resmi tören düzenlenen durumlar; ordunun büyük bir sefere çıkması, şehzadenin doğumu veya sünnet düğünü, padişahın Cuma namazına gitmesi, padişahın Mekke’ye armağanlar yönetimi merkeziyetçi yapıdadır.mutlak monarşi.Enderuna Türk kökenli öğrenci alınmamasıyla Türk aristokrat sınıfının oluşması divan örgütü Sasanilerde görülmüştür. İslam dünyasında divan örgütü Hz. Ömer döneminde Devletinde bozulmalar Kanuni döneminde kez bir şeyhülislamın öldürülmesi 4. Murat zamanında yönetim merkezleri sırasıyla; Eski Saray, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Çırağan Sarayı, Yıldız divanı Şeri, örfi davaların ve ilmiyenin sorunlarını çözen devlet memurlarını atama, görevden alma veziriazamın buyruğu ile olabilmek için sancak beyliği, beylerbeyliği, ve son olarak da Rumeli Beylerbeyliğinde bulunmak Derya Kanuni döneminde divan üyesi ve Nişancılar devşirme ve kapıkulu sınıfının 3 önemli görevi vardır; TedrisEğitim, KazaAdalet, İftaFetva verme.İlmiyenin en yetkili kişisi şeyhülislam, özlük işlerini yürütense ve müderrisler ulema Tanzimat dönemine kadar kadıların vermiş olduğu kararları gerektiğinde incelemek ve düzeltmekle Beylerbeyliğinin merkezi Manastır, Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi Kütahya’ voyvoda, tımarlı sipahi, sadrazam yürütmede padişahı temsil eden devlet veya sivil kuruluşların başkanı, başkan yardımcısı ve baş sorumlusu olan kişilere kethüda denirdi. Kethüdanın yardımcısına yiğitbaşı denirdi. Yiğitbaşı esnaf tarafından seçilir kadının onayı ile göreve başlardı. Yiğitbaşının görevleri; kethüdanın olmadığı zamanlarda vekilliğini yapmak, kethüda ile esnaf arasındaki işleri yapmak, esnafı mahkemede temsil etmek, esnafın sorunlarını çözmek, ceza alan esnafın cezasını uygulamak, esnaflar için alınan malzemeyi paylaştırmak, kalfalıktan ustalığa geçebilecek esnafı denetlemek, ustalık törenlerini toprakların vergilerini voyvodalar sahibi=Sahib-i arzEflak ve Boğdan prenslerine voyvoda usulü Tanzimat ve Islahat Fermanlarında sekban İltizam usulü ile bozulan güvenlik ve askerlik hizmetlerini yerine getiren valilerin kapılarındaki şeri ve örfi kurallardan oluşması, 19. azınlık mahkemelerinin kurulması ve kapitülasyonların verilmesi hukukta ikilik yaratmış ve birliği sınıfın davalarına kazasker, şehirlerdeki davalara ise kadılar bakardı. Kararlar şerriye defterine Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye kurulmuştur. Yargıtay ve Danıştay gibi üst mahkemelerinin görevlerini yerine getirmiştir. Yasa, tüzük, yönetmelik gibi düzenlemeleri eşya ve borçlar hukuku kuralları yer alırken; kişi, aile, vakıf, miras hukuku kurallarına yer hukukun örfi hukuka uygun olma zorunluluğu paranınakçe ön yüzünde kelime-i şahadet ve dört halifenin adları, arka yüzünde ise dönemin padişahının adı yer Evvel Baş Sani Anadolu Salis Arap ve acem dönük ilk bütçe 1. Mahmut döneminde, geleceğe yönelik ilk bütçe 4. Mehmet döneminde sadrazam Tarhuncu Ahmet Paşa tarafından Umumiye 2. Abdülhamit tarafından Muharrem Kararnamesi ile 1881’de sistemi 2. Mahmut döneminde Halkın memurlara ödediği için İmtiyazatı Ecnebiye, Akitname, Uhudu Atika gibi isimler olmayan ilk kapitülasyonlar 1365’te Raguzaİtalayan şehrine verilmiştir. Daha sonra resmi olarak ilk kapitülasyonlara Fatih döneminde Venedikli ve Cenovalı tüccarlara Mehmet Paşa devşirme sistemiyle yetişmiş Enderunda eğitim görmüş devlet Ocağı 1. Murat döneminde Bir sancakta bulunan tımarlı sipahilerin en üst Hristiyan olan derbent sistemi 2. Murat döneminde kabul tarzında açılan okullar devlete, medreseler vakıflara, azınlık okulları kilise ve onların vakıflarına, yabancı okullar elçiliklere mektepleri 2. Mahmut döneminde döneminde kız öğrenciler için rüştiye ve öğretmen okulları rasathaneyi Takıyyeddin Mehmet açmıştır. Fakat uğursuzluk getirdiği gerekçesiyle Osmanlı camisi İznik Hacı Özbek Camisi’ ilk Osmanlı camisi Fatih Camisi’ ilk Osmanlı camisi Eski Cami’dirBatı tarzında ilk mimari eser 3. Ahmet odası Müzisyen, berber, terzi gibi görevlilerin bulunduğu enderunda yer alan İlk Osmanlı şehir 1914’te açılan Osmanlı Güney Karadeniz, Polonya, Tuna ve Boğdan arasında kalan 1812 Bükreş Antlaşmasıyla Rusya’ya bırakılan, 1856 Paris Antlaşması’yla geri alınan, 1878 Berlin Antlaşmasıyla Rusya’ya yeniden bırakılan Selase Kars-Ardahan-Batum ve Selanik-Manastır-Kosova için farklı zamanlarda kullanılan üç sancağı ifade eden Aksa Kuzey Afrika’nın en batısında yer alan Fas için kullanılan Ocakları Trablusgarp, Cezayir, Tunus gibi Kuzey Afrika’daki üç özerk eyaletin ortak nizamnamesi Yirmi yaşındaki herkese beş yılı fiili, yedi yılı rediflik şeklinde on iki yıllık askerlik yükümlülüğü getiren 1847’de yayınlanan Sultan Mehmet emriyle öldürülen ilk sadrazam Çandarlı Halil Paşa’dır. Ayrıca ilk müsadere de Fatih tarafından Çandarlı ailesinin malları müsadere havan topu İstanbul’un fethinde perspektif kurallarına uyulmadan kadın, çiçek, manzara gibi figürler yasama yetkisini gösteren belgeler; ferman, kanunname, adaletname, berat, yasakname ve bütün yürütme gücünü kendinde toplamıştır. Bu gücü Divanı Hümayun aracılığı ile şeri yargı yetkisi yoktur. Bu yetki kadıdadır. Fakat örfi hukukta padişahın yetkileri örfi hukuka göre verilen cezaları affetme yetkisine gücünün göstergeleri; kulluk sistemi, müsadere, ferman, kanunname, yasakname, berat, adaletname, Padişah=Yasağ-ı Nizam-ı Alemdünyayı düzenleme düşüncesinden üç bölümden oluşurdu; 1. Bölüm Padişahın kendini tanıtması. 2. Bölüm Durumun açıklanması ve yaptırımların belirtilmesi. 3. Bölüm Fermana göre davranılmasının defterdar ve kazasker de padişah tuğrası ile ferman Kadılara gönderilen padişah fermanlarına dendiği gibi, nişan ve fermanla eş anlamlı olarak da kullanılmış olup padişahın bütün yazılı emirlerine de olarak padişahın yetkileri sınırsızdır. Yetkileri ancak şeriat ve gelenekler kısıtlardı.Gelenekler ata-dede yasalarıdır.. Padişahın en temel görevi adaleti çelebi ve efendi de çıkmayı etkileyen faktörler; İstanbul’a yakın bir yerde vali olması, devlet adamları, kapıkulu ocağı, ulema ve saray görevlilerinin desteğini sağlaması, yaşça büyük ve olgun kanunnamesinde devlet teşkilatı, vergiler, cezalar, reayanın durumu, büyük devlet adamlarının rütbesi, devlet adamlarının protokoldeki yerleri ile ilgili konular yer Osmanlı sarayı 1326’da Bursa’da Padişahın devlet işlerini gördüğü, törenleri izlediği ve resmi işlemleri yaptığı Sarayı Fatih, Dolmabahçe Sarayı Abdülmecit, Yıldız SarayıÖzellikle 2. Abdülhamit zamanında ana saray olarak kullanılmış Osmanlı Devleti’nin son sarayıdır. 3. Selim, Çırağan Sarayı Abdülaziz, Beylerbeyi Sarayı Abdülaziz döneminde toplumunda düzenlemenin temelinde daire-i adaletadalet dairesi ilkesi yer kaynaklı sınıfsal ayrım Devleti’nde Islahat Fermanına kadar devlet yöneticisi olmanın ön koşulu Müslüman olmak ve Türkçe padişah mührü ile atanır, mührün geri alınmasıyla görevinden Sadrazamın verdiği kararlara padişah malının mutlak örfi hukuk ve Müslüman olma zorunluluğu olan tek divan üyesi kararlarına itiraz kazaskerlere üyelerinden sadrazamlığın oluşturulması, vezir sayısının artırılması, defterdar sayısının artırılması, kazasker sayısının artırılması sınırların genişlediği ve işlerin arttığının Küttab divanın doğal üyesi yüksek yargıç dini alanla sınırlı kalmamış, savaş-barış, kanunların çıkarılması, padişahın tahttan alınmalarında da etkili eyaletlere bölünürken merkeze uzaklık, vergilendirme şekli ve dini kimlik gibi özellikler temel sahibi, imam, kethüda ve kocabaşGayrimüslim köylerde köylerde yöneticilik görevi her kademedeki yöneticileri yaya askerlerdir. Bektaşi geleneğine kalyon, kadırgabüyük yelkenli, baştarda, çektiriküçük kürekli denilen savaş gemileri havacılığını 1911’de Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa siyasi, idari, sanat, meslek, davranış eğitimi Yüksek dereceli memurlara emekli maaşı niteliğinde verilen sisteminin belirlenmesinde yerel unsurlar göz önüne genel olarak bir kimseye belli bir hizmet için belli bir ücret karşılığında devlet denetimindeki gelir getiren kaynakların tahsis edilmesi sistemidir. Dirlik ise tahsis edilen sistemi, devletin askeri, idari, iktisadi yapısının sisteminde arazilerin çıplak mülkiyeti padişaha, kullanım hakkı köylüye, vergi geliri tımar sahibine defterdarın denetiminde yapılan bir ihale Yy’da eyalet ve sancaklar vergi geliri yüksek rütbeli devlet adamlarına tahsis edilmiş, bu kişiler mütesellim denilen kişiler vasıtasıyla oraları yönetmişlerdir. Buna arpalık usulü denmiştir. Bu kişiler zamanla güçlenerek ayanlara katılmışlarıdır. Bu nedenle 18 yy’a ayanlar çağı kaynakları, iltizam usulü, arpalık usulü, mukataa usulü, hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel veya açık artırma ile iltizama çıkarılması. Örnek, Pazar yerleri, madenler, iskeleler mukataa olarak bir hükümdar kanun koyamazdı. Çünkü İslamiyet’e dayanan şeri hukuk kesindi. Fakat hükümdarın toplumun hayrı için şeriatın dışında yasa koyma yetkisinin olduğu anlayışı örfi hukuku Askeri sınıfın miras taksimatını yapan kadılara verilen Ali-i Muhasebat1862Danıştay=Şura-yı Devlet1868Yargıtay=Divan-ı Ahkam-ı Adliye1868Kadıların noterlik yapma, kazalarda belediye başkanlığı yapma, askeri sınıf hakkında rapor hazırlama gibi görevleri de döneminde Sahn-ı Süleymaniye Medresesi Yy’dan itibaren medreselerde pozitif bilimlere yer daha çok tarım, askerlik ve sanatla uğraşmış; ticaret işleri ise daha çok Rum, Ermeni, Yahudi ve yabancılara faaliyetler birden fazla gümrük ile vergilendirilmiştir. Buna Karagümrük veziriazam ve yeniçeri ağası standardı ihtisap kurallarıyla usulü, tekel, ayrıcalık sistemidir. Gedik sahibinin yaptığı bir işi başkası yapamazdı. Gedik ruhsatı grekliydi. Sanayiyi vahid, tekel uygulamasıdır. 1826 yılından itibaren sanayi inkılabının sonucu olarak hem ham maddenin dışarıya çıkmasını engellemek hem de işsiz esnafı himaye altına almak için uygulanmıştır. 1838 Balta Limanı Antlaşması ile vergiler ihtiyaca göre padişah tarafından oranları bütün ülkede aynı olmayabiliyordu. Her sancağın kanununda toplanacak vergi ve oranları tımar sahipleri, mültezimler, muhassıllar, cizyedarlar Müslüman haraci toprağı işlerse o da haraç tartılardan alınan nitelikli ilk banka Ziraat Bankası’ Hümayun Padişah çökmesinde kapitülasyonların, coğrafi keşiflerin, sanayi devriminin, ticaret anlaşmalarının ve dış borçlanmanın etkisi gibi dış nedenler olmuştur. En önemli iç nedenler ise tımar sisteminin bozulması, ulufelerin yüksek olması ve yolsuzlukların artması, savaş tazminatlarının verilmeye başlanması, lüks tüketimin artması, ganimetlerin azalması, mimari için yapılan masrafların ile Fransa ticari, adli, idari, mali imtiyazlar elde keşiler ile hammadde ihracatı daralmış, sanayi devrimi ile de Osmanlı sadece hammadde ihraç eden ülke haline Umumiyenin el koyduğu gelirler, türün, tuz, alkol, balık, Umumiyenin yönetim kurulunda İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Avusturya ve Osmanlı Devleti biliminin gerçek kurucusu Fatih Sultan Mehmet’ ve düşüncenin dayanakları, İslam dini, Türk adet ve gelenekleri, coğrafi özellikler, Anadolu Selçuklu dönemi birikimi, İslam dünyasının bilimiyle karşılaşma, yeni kimlik arayışı, dış etkiler bilim ve düşünce yapısında değişmelere neden Nasuh, Silahşörlük Hüseyin, Tarih alanında, Batı ile ilişki kuran ilk bilgin, Osmanlı Teşkilat Tarihi önemli Resmi Efendi, Efendi, Viyana elçisidir. Osmanlı-Avusturya karşılaştırması Vefik Paşa, Lehçe-i Osmani ile Türkçe sözlük yazmıştır. Türk tiyatrosunun nedenlerden dolayı resim ve heykeltıraşlık imar faaliyetleri Hassa Mimarlar Ocağı tarafından yürütülürdü. Mimarlar da burada yetişmiştir. 19. Yy başlarında bu ocağın yerini Enbiye Hassa Müdürlüğü taş, tuğla, ahşap ve alçı kullanılmıştır. Süslemede en çok çini, hat, bitkisel ve geometrik öğeler son derece biçimlenmiş, dinamik, görüntüde çapraşık, süslemeli, anıtsal, hareketli ve karmaşık bir Avrupa sanat üslubudur. Baroğun aşırı süslemelisine rococo baroğu, Avrupa barok sanatının Türklere has motiflerle desteklendiği Kemalettin Bey, Ulusal Mimarlık Akımının öncüsüdür. Klasik Türk mimarlık yapıtlarını dirilterek Türk Milli üslubu yaratmaya çalışmıştır. Mescidi Aksa’nın onarımını yapmıştır. Vakıf Hanları, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü, Demiryolları Müdürlüğü binaları başlıca batı etkisi yoktur, ressamlar asker Şah, 2. Beyazıt devri Ayaz, Fatih devri Hayreddin, Mimar Sinan’ın öğrencisi olup Bosna’daki Mostar Köprüsü’nün sultan Padişahın en itibarlı kuşanma Padişahın tahta çıkışında yapılan biat alayı Mekke ve Medine’ye gönderilen para, Yeniçeri Şeyhülislamlık müessesesi 2. Selim zamanında çıkan kredi Divan görüşmelerinin Türklerin batıya akınlarında rol oynayan İcazeti olan medrese mezunlarından devletten görev almak üzere başvuranlar, Padişahın buyruğuna çekilen Yeniçeri Maden Mürafaası Paşa kapısında görülen çıkma Veziriazam ve yeniçeri ağasının İstanbul’u Şeyhülislama bağlı ocağında zanaatkarlık eğitimi de Hümayun’un yürütme ve danışma yetkileri vardır. Yasama padişaha Aynı işi yapan sanatkarların bulunduğu sisteminin iç güvenliğin sağlanması üzerinde de etkisi teşkilatı toplumsal bütünlüğün korunması, İslam felsefesinin geliştirilmesi, askeri faaliyetlerin manevi olarak desteklenmesi durumlarıyla devlet politikasını önemli ipek Sarayı 1992’de otel olarak hizmete ve Zimmi yönetilenreaya sınıfı Devleti’nde işçi ve burjuva sınıfı Havadis, Türk basın tarihinin ilk yarı resmî Türkçe gazetesi olarak kabul Menazil-i Seferi Irakeyn adlı 128 tasvirden oluşan eseriyle tanınan minyatür sanatçısı Matrakçı Nasuh’ Hümayun’un mali, adli ve askeri işlere baktığı patrona, kapudane donanma komutanı için kullanılan ilk kadın dergisi terakki muhadderat. Kpss Tarih dersine ait konular aşağıda listelenmiştir. Lütfen seçmek istediğiniz kpss tarih konusuna Öncesi Türk Tarihi İlk Türk Devletleri İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet İlk Türk İslam Devletleri Büyük Selçuklu Kültür ve Medeniyeti Orta Asya Türk Devletleri Diğer İlk Türk Beylikleri Anadolu Selçuklu Devleti II. Anadolu Türk Beylikleri Anadolu Selçuklu Devleti Kültür ve Medeniyeti Osmanlı Kültür ve Medeniyeti - Bölüm 1 Osmanlı Kültür ve Medeniyeti - Bölüm 2 Osmanlı Kültür ve Medeniyeti - Bölüm 3 Osmanlı Kültür ve Medeniyeti - Bölüm 4 Osmanlı Kültür ve Medeniyeti - Bölüm 5 Osmanlı Kültür ve Medeniyeti - Bölüm 6 Beylikten Devlete Osmanlı 1300-1453 İstanbul'un Fethi 1453 Osmanlı Yükselme Dönemi 1453-1600 Osmanlı Duraklama Dönemi Duraklama Dönemi Dış Nedenler 17. Yüzyıl İsyanları 17. Yüzyıl Islahatları 18. Yüzyıl Islahatları 19. Yüzyıl Siyasi Olayları Osmanlı Rus Savaşı 1877-78 - 93 Harbi Osmanlının Dağılması 2. Mahmut Dönemi Islahatları Tanzimat Dönemi Tanzimat Fermanı Islahat Fermanı 1. Meşrutiyet 19. YY. Osmanlı Siyasi Gelişmeleri 2. Meşrutiyet 31 Mart Olayı Osmanlı Fikir Akımları Trablusgarp Savaşı 1911-1912Kpss sınavında tarih konularından 30 tane soru çıkmaktadır. Dikkat etmemiz gereken husus, kpss’nin artık sadece bilgiyi değil yorum gücünü de ölçtüğüdür. Bu yüzden sadece ezbere yönelmemeliyiz. Tarih konularını birbiriyle ne kadar çok bağlantılı tutarsak konular aklımızda o derece fazla kalır ve tarih konularının akışını daha rahat kontrol altına alabiliriz. Bu yüzden hiçbir zaman bağlantı kurmayı unutmayalım ve konuları bir öncekinin üstüne koyarak tarih konuları; islamiyet öncesi türk tarihi, ilk türk islam devletleri, türkiye tarihi, osmanlı imparatorluğunda kültür ve uygarlık, osmanlının duraklama dönemine girmesi, ıslahat hareketleri, yeni çağ ve yakında çağda avrupa, demokratikleşme hareketleri ve ıslahatlar, XX. yüzyıl osmanlı, cemiyetler, kurtuluş savaşı hazırlık dönemi, tbmm’nin açılması, ayaklanmalar ve düzenli orduya geçiş, cumhuriyetin ilanı ve halifeliğin kaldırılması, çok partili hayata geçiş denemeleri, cumhuriyet dönemi devrimleri, Atatürk dönemi dış politika, Atatürk ilkeleri, II. dünya savaşı ve sonrası Türkiye konularından oluşmaktadır. Yukarıdan istediğiniz konuyu seçebilirsiniz. Tüm konular sitemizde Savaşı 1911-1912 Nedenleri ve Uşi AntlaşmasıTrablusgarp Savaşı 1911-1912 ve nedenleri ÖSYM’nin de sevdiği ve özen gösterdiği Tarih konularından biridir. Aslında Trablusgarp Savaşı KPSS tarih konuları içinde ’20. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti’ başlığı altında işlenen bir alt başlıktır. Şimdi bu başlık altında işlenecek konulara bir bütün halinde bakalım ve sonrasında Trablusgarp Savaşı konusu inceleyelim. Devamını OkuOsmanlı Fikir AkımlarıOsmanlı Fikir Akımları, birçok düşünce akımı gibi işler yolunda gitmediği zaman ortaya çıkmıştır. Ne demek bu? Şöyle ki; Osmanlı İmparatorluğu bölünmeye, parçalanmaya doğru gitmekteydi. Bunları önlemek, Osmanlı’nın bütünlüğünü korumak için birtakım fikir akımları ortaya çıkmıştır. Kpss Tarih dersinde bu bölümde Osmanlı Fikir Akımları anlatılacaktır. Devamını Oku31 Mart Olayı31 Mart Olayı 13 Nisan 1909 eski düzeni getirmek isteyen bazı kesimlerin Meşrutiyete karşı olmalarıyla çıkardığı ayaklanmalardan ibarettir. Bu amaçla bu kesimler Meşrutiyeti yıkmak ve eski düzen olan Mutlakiyet sistemini geri getirmek istemişlerdir. Kpss genel kültür Tarih konusu içinde işleyeceğimiz bu konudan önce 2. Meşrutiyet başlığını ele almıştık. Şimdi de yine 2. Abdülhamit döneminde gerçekleşen ve sonucunda yerine 5. Mehmet Reşat’ın getirileceği 31 Mart Olayı konusunu işleyeceğiz. Devamını Oku2. Meşrutiyet 23 Temmuz 19082. Meşrutiyet KPSS genel kültür tarih konusu içinde işlenmektedir. 1. Meşrutiyet ile karıştırılmasından dolayı KPSS sorularında genelde ikisi şıklar içinde verilir. Bu yüzden tarih ve olaylar ile kimin zamanında gerçekleştiğine dikkat etmemiz gerekiyor. Böylece bu iki konuyu kronolojik olarak hafızamızda yer edindirebiliriz. Bir önceki tarih konumuz 19. yüzyıl Osmanlı siyasi gelişmeleriydi. Şimdi 2. Meşrutiyet konusunu detaylarıyla inceleyelim. Devamını Oku19. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Gelişmeleri19. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Gelişmeleri içinde Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi sonucu ortaya çıkan ayaklanmalar, isyanlar, antlaşmalarla özerklik ve bağımsızlık kazanan ülkelere değineceğiz. Kpss genel kültür tarih dersinde yer alan Yeni ve Yakın çağda görülen bazı olayları Rönesans, Fransız İhtilali, Sanayi Devrimi vs. ise önümüzdeki konularda ele alacağız. Bir önceki konumuzda 1. Meşrutiyet başlığını ele almıştık. Şimdi de 19. Yüzyıl Osmanlı Siyasi Gelişmeler konusunu irdeleyeceğiz. Devamını Oku

osmanlı devleti kültür ve medeniyet konu anlatımı