panik atak ve bağırsak sendromu

Psikiyatrikhastalar ve irritabl barsak sendromu AG75 site mezunu idi. Hastaların 44’ünde (%50) depresyon, 15’inde (%17) panik bozukluk, 7’sinde Tümbu hastalıklara kaynaklık eden; dengesi bozulan bağırsak florası (mikrobiyota) ve sızdıran bağırsak (Leaky Gut) sendromudur. GAPS yani Bağırsak ve Psikoloji / Fizyoloji Sendromu (Gut and Psychology / Physiology Syndrome) Protokolü, hastalıklara sebep olan, en hayati organ olan bağırsakların ve tüm sindirim sisteminin Gaps (bağırsak ve psikoloji sendromu) makalesine göz atın ve bilgi edinin. Uzmanlar. PANİK ATAK. ANKSİYETE. DİKKAT VE KONSANTARASYON PROBLEMLERİ PanikAtak ve Anksiyete Aşırı Kafeinle Tetikleniyor. Uzmanlar gün içinde önerilen kafein dozların üzerine çıkılmasının (5–10 fincan ve daha fazlası) kafeinizm sendromuna neden olduğunu, yüksek dozun panik atağı ve anksiyeteyi (kaygıyı) tetiklediğini söylemektedir. Genellikle 1000 mg’ı aşan kafein tüketimiyle ortaya Huzursuz bağırsak sendromu ile depresyon, anksiyete ve panik atak arasında güçlü bir ilişki tanımlanmıştır. Nasıl teşhis edilir? Hastanın tıbbi öyküsü alındıktan, fizik muayenesi ve laboratuvar testleri yapıldıktan ve daha ciddi organik hastalıklar dışlandıktan sonra tanı konur. Comment Faire Des Rencontres Gratuites Sur Internet. TANIMI Panik atak, ortada belli bir tehlike durumu olmadığı halde şiddetli bir endişe, korkunç bir şey olacağıhissi ile beraber gelen ani kalp çarpıntısı, hızlı nefes alıp vermek, titreme, terleme, göğüs ağrısı,göğüste baskı, bulantı vb. belirtilerin ortaya çıkmasıyla kişinin kendisini o an ölecekmiş gibihissetmesine neden olan fiziksel belirtiler gösteren korku nöbetleridir. Bu ataklar ani ve beklenmedikbir şekilde ortaya çıkar, şiddetlenerek devam eder. Bu ataklar genellikle 10-30 dakika aralarında olurancak daha uzun sürenleri de atak hayatımız boyunca hepimizin başına bir iki defa gelebilecek bir şey fakat bunun sık sıkyaşanması ve bireyin sürekli korkuyla yaşayıp günlük işlevini kaybetmesi panik bozukluğuna nedenolur. Panik atak bozukluğunda insanlar düzenli olarak anksiyete, stres, endişe ve panik durumlarınıyaşar. Tarihçe Panik kelimesi “ pan “ adı verilen vücudunun üst kısmı insan alt kısmı keçi olan bir yaratıktangelmektedir. Pan; sürüler tanrısıdır, korkunç görünümü ve korkunç çığlığı ile insanların ondankorkmasına neden oluyor. bu korku insanlarda belli ataklara neden olduğu düşünülüyor Aygün,2019.İlk olarak Hipokrat’ın yazılarında anksiyete bozuklukları görülmüştür Altıntaş, 2006.1871 yılında Jacop Mendes Da Lasta, kalbin fonksiyonel bozuklukları olarak değişik bir formu olarakbelirttiği bir hastalıktan bahsediyor. Bu hastalığa da “ irritabl heart” adını veriyor. İrritable heart adınıverdiği bu hastalıkta çarpıntı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı gibi panik bozukluğundakibelirtilerin olduğu bir tablo çıkartmıştır Freud 1894 yılında “ anksiyete nevrozu” dediği bir sendrom tanımlamış, nevransteniden farklı birsendrom ortya atmıştır. Freud bu sendromda anksiyeteye birinci dereceden bir belirti olarak yervermiştir. Ayrıca anksiyete nevrozunda bulunan belirtilerin birçoğu şu an panik atakta yer alanbelirtileri savaşı sırasında Da Casta “kalbin bozulmuş aksiyonu” adı altında takrar ortaya çıkansendromu için 1918’ de Lewis “ efor sendromu” adını öneriyor. Oppenheim ise “ nörosirkulatuvarasteni “ terimini kullanmayı seçmiştir. Melanie Klein panik bozukluğunu anksiyete nevrozundan ayıran ilk kişidir. Ayrıca panik ataklaagorafobi arasındaki ilişkiyi de ilk kez keşfeden kişi Klein’ dir Tükel, 2002. Agorafobi kelimesikalabalık ortamlarda bulunmaktan korkan insanlar için tanımlanmıştır. Bu tür korku yaşayan insanlaraynı durumla yüzleşmemek ve bu endişeyi yaşamamak içinde genellikle dışarıya tek başına ya dagünlük işlevleri bozulacak kadar çıkmazlar. Aynı şekilde Panik atak yaşayan kişilerin yardımdan uzakkaldıklarında, tekrar bu durumla karşılaştıklarında aciz duruma düşmekten korktukları için tek başınadışarı çıkmayarak, birçok aktivitelerini aşırı derecede kısıtlarlar. Agorafobi genellikle panik ataklaberaber agorafobi ve panik atağı tek bir kategoride ele almıştır. Ayrıca DSM-III-R ve DSM-IV’ teanksiyete bozuklukları tanı grubunda agorafobiyi içine alacak şekilde öne getirilmiştir Tükel, 2002Anksiyete nevrozu 1980’ de yayımlanan DSM-III kitabında Panik bozukluğu olarak yer almıştır. Yazar Halime ÇİÇEK KAYNAKÇADr. EBRU YURDAGÜL ALTINTAŞ, LEVENT PANİK BOZUKLUKTA YAŞAM KALİTESİ 3 AYLIK İZLEMEÇALIŞMASI, ADANA 2006TÜKEL, R. 2002. PANİK BOZUKLUĞU. KLİNİK PSİKİYATRİ DERGİSİ, 5Supp 3, I. 2019 PANİK BOZUKLUKTA AYRILIK ANKSİYETESİ VE BAĞLANMA BİÇİMLERİNİN İLİŞKİSİ. Hassas Bağırsak Sendromu’ndan mı şikayetçisiniz? Hassas Bağırsak Sendromu IBS nedir? Hassas Bağırsak Sendromu IBS, sindirim sistemini, özellikle de kalın bağırsağı etkileyen yaygın bir bağırsak hastalığıdır. Nüfusun% 12-30'unu etkilediği düşünülmektedir ve en sık görülen gastrointestinal hastalıklardan biridir. IBS teşhisi, genelde şikayetçi olunan rahatsızlık, sızı ve ağrı, altta yatan herhangi bir hastalıkla açıklanamadığı durumlarda konmaktadır. Halihazırda IBS’nin nedenleri ve tedavisi konusunda kesin bir bilgi yoktur ve hastalığın yönetimi semptomların giderilmesine odaklanmaktadır. Bununla birlikte araştırmalar, irritabl bağırsakların aşırı duyarlı bir bağırsakla bağlantılı olduğunu ve birçok kişinin diyet değişiklikleri yoluyla sorunlarında rahatlama sağladığını ortaya koymuştur. IBS aynı zamanda gıda intoleransının bir semptomu olabilir. Hassas Bağırsak Sendromunun belirtileri ve semptomları nelerdir? Her 6 kişiden birinde görülen IBS semptomları herhangi bir yaşta ortaya çıkabilse de çoğunlukla 15 ila 40 yaşları arasında görülür, kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır. IBS'in semptomları Karın ağrısı- genellikle alt karın bölgesinde olan ama bütün karnı etkileyen Sürekli şişkinlik İshal Kabızlık Bağırsak hareketlerinde değişiklik Aşırı şişklinlik Mide bulantısı Özellikle yemek sonraları ve gece hissedilen mide gurultusu Hassas Bağırsak Sendromu atakları nedir? IBS ağrısının şiddeti ve sıklığı zaman içinde değişkenlik gösterdiği gibi kişiden kişiye göre de değişir. Bir IBS nöbeti, günler, haftalar veya aylar boyu sürebilirken düzensiz bir şekilde başlayıp da bitebilir. IBS nasıl teşhis edilir? Eğer IBS belirtileri yaşıyorsanız bunun altında yatan herhangi bir tıbbi durumu belirlemek için doktorunuzu ziyaret etmelisiniz. IBS tanısı konulduktan sonra “bu sorunu nasıl aşabiliriz” veya “IBS tedavi edilebilir mi” sorularını sormanız çok normaldir. İrritabl bağırsakla yaşamak sinir bozucu olabilir ve IBS ataklarına bağlı olarak günlük yaşamı etkileyebilir. IBS nasıl yönetilir? IBS genellikle ömür boyu sürmektedir, ancak günümüzde geçmişe nazaran daha fazla tedavi yöntemi vardır. İrritabl bağırsak tedavisi, kabızlık veya ishalden hangisinin baskın olduğuna bağlı olarak, bağırsak spazmı ve alışkanlıklarını düzenlemeye yönelik tedaviler ile antispazmodik, ve antidepresan ilaçların kullanımına dayanır. Bununla birlikte, IBS'nin semptomlarını hafifletmek için doğal çözümler de vardır. Eğer sorununuz uzun süreli ve kalıcıysa bu durum diyetinize yakından bakmak için iyi bir fırsat olabilir. Genellikle IBS tanısı konan birçok kişi, bazı gıdalara karşı hassasiyetleri olduğunu hisseder ve bir IBS atağının semptomlarını yönetmek için eliminasyon diyeti uygularlar. Hangi yiyecekler irritabl bağırsak sendromunuIBS şiddetlendirebilir? Tüketim alışkanlıklarınız ve yaşam tarzınız IBS semptomlarını tetikleyici faktörler olabilir. İrritabl bağırsak sendromundan muzdarip kişilerin üçte ikisinin, aktif olarak belirli yiyeceklerden uzak durduğu düşünülmektedir. IBS semptomlarının tedavisi, iltihaplanmayı tetikleyen yiyeceklerden kaçınmak ve stresi yönetmek gibi diyet ve yaşam tarzındaki değişikliklere odaklanır. FODMAP'lar nelerdir? FODMAP, bağırsak tarafından zayıf bir şekilde emilen ve sonucunda irritabl bağırsak semptomlarını tetikleyebilen karbonhidrat gruplarını sınıflandırmak için kullanılan bilimsel bir kısaltmadır. Bu spesifik gıdalar, ince bağırsaktan gaz ve sıvı üretebilen bakterilerle birlikte geçerler. Bu durum aşırı hassas bağırsaklarda; karın ağrısı, şişkinlik veya gaz gibi rahatsız edici semptomları ortaya çıkabilir. IBS diyetinde yüksek FODMAP’lı yiyeceklerinden kaçınılması önerilir. Gerek düşük FODMAP yiyeceklerini gerekse hangi yiyecek ve içeceklerin vücudunuza iyi geldiğini veya zarar verdiğini anlamanız, IBS sorununuzun üstesinden gelmek ve yönetmek için iyi bir adım olabilir. IBS sorunu olanlar için hangi gıdalar tavsiye edilir? Yüksek FODMAP’lı gıdaları sindirmenin zor olduğunu kabul ettik, ancak hangi gıdaların IBS için iyi olduğunu, hangilerinden ise sakınmamız gerektiğini nasıl bilebileceğiz? Bütün durumlara uyan tek bir çözüm yaklaşımı var mı? Araştırmalar, IBS'li kişilerin kanlarında gıdaya özgü IgG antikorlarının daha yüksek seviyelerde bulunduğunu göstermektedir. Tüketmiş olduğumuz yiyecek ve içeceklere vermiş olduğumuz tepkiler kişiden kişiye büyük bir değişkenlik gösterdiği gibi bunların neden olduğu semptomlar da kişiden kişiye göre değişmektedir. Bir kişi için sorunlara neden olabilecek bir gıda başka biri için tamamen kabul edilir olabilir. Yorktest gıda intolerans testi ile hangi gıdaların sizin için problem yaratabileceği öğrenebilirsiniz. Hassas bağırsak sendromu sorunu olanların, hangi yiyecek ve içeceklere karşı intoleransları olduğunu ve bunların sağlık ve yaşam kaliteleri üzerindeki etkilerini anlayarak diyetlerini buna göre optimize etmeleri çok önemlidir. Intoleransınız olan gıdaları diyetinizden elimine etmek sindirim sisteminizi düzelterek IBS sorununuzu yönetmenize yardımcı olacaktır. Hassas bağırsak sendromu nasıl test edilir? Halihazırda IBS için özel bir test yoktur. Bu sorunun altında yatan tıbbi nedenlerin bulanabilmesi açısından IBS semptomlarınızı doktorunuzla paylaşmanız çok önemlidir. Bazı durumlarda doktorunuz sizden çölyak veya inflamatuar bağırsak hastalığı IBD testi de isteyebilir. IBS semptomları günlük yaşamınızı etkileyecek kadar rahatsızlık verici olabilir. Hangi gıdaların sindirim sisteminizde rahatsızlığa yol açtığını bulabilmeniz ve diyetinizi buna göre oluşturabilmenizi sağlamak için YorkTest 35 yıldır IgG bazlı gıda intolerans test programları sunmaktadır. Parmağınızdan alınan kan numunesi ile 158 adet yiyecek ve içeceğin hangilerinin sizde sorun yaratabileceğini kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Sonuçlar yeterince açıklayıcı York Üniversitesinin, gıda intolerans testi sonuçlarına göre düzenlenen eliminasyon diyetinin faydaları konusunda yaptığı araştırma* sonuçlarına göre; IBS semptomlarından şikayetçi 777 kişinin % 84’ünde, intoleransı tetikleyen gıdaları diyetlerinden çıkarmaları sonucunda iyileşme olduğu görülmüştür. Araştırmanın tamamında ise, önerilen diyetleri titizlikle takip eden çeşitli semptomlara sahip kişilerin %76’sında hemen, % 68’inde ise 3 hafta içerisinde önemli iyileşmeler olduğu gözlenmiştir. Bildirilen Başlıca Sağlık Sorunu Fayda Gördüğü Bildirilen Kişi Yüzdesi % Düşük Enerjiörn. Yorgunluk, uyuşukluk 87% Sindirim Sistemiörn. Hassas Bağırsak Sendromu, Şişkinlik vb. 80% Solunumörn. Astım, Solunum Güçlüğü, Rinit 72% Nörolojikörn. Migren, Baş Ağrısı 78% Dermatolojikörn. Egzema, Akne, Sedef Hastalığı, Kaşıntı 76% Kas-İskeletörn. Artrit, Romatizma, Eklem ağrıları 64% Psikolojikörn. Depresyon, Dikkat Bozukluğu ve Hiperaktivite, Panik Atak 81% Gıda intoleransı ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgiler YorkTest tarafından gıda bazlı IgG reaksiyonu olarak tanımlanmaktadır diyet optimizasyonu için beslenme önerileri vermek amacıyladır. YorkTest, yukarıda belirtilen semptomların tedavi edip tamamen iyileştireceğini iddia etmemektedir. Bir YorkTest programına katılmadan önce doktorunuza danışarak tıbbi endişelerinizi konuşmanızı öneriyoruz. *Allergy UK tarafından yaptırılan bu araştırma, YorkTest ya da bilimsel adıyla, gıdaya özgü IgG enzim-bağlı immünosorban tayini ELISA kan testi yaptıran ve çok çeşitli kronik tıbbi sorunlar bildiren 5286 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Spastik Kolon Hassas Bağırsak Sendromu, Huzursuz Bağırsak Sendromu İrritabl hassas bağırsak sendromu toplumda sık görülen bir hastalıktır. Görülme sıklığı erişikin insanlarda % 15-20'lere kadar çıkar. Uzun yıllar devam eden kronik, müzmin bir rahatsızlıktır. Bağırsak hastalıkları içinde doktora en sık müracaat etmeye sebep olan rahatsızlıkların başında gelir. Hastalık, nervöz kolon, spastik kolon, spastik bağırsak, müköz kolit, spastik kolit ve huzursuz bağırsak gibi değişik adlarla anılmaktadır. Ancak ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi iltihabi hastalıklarla karıştırılmamalıdır. İrritabıl bağırsak sendromu, karın ağrısı, dolgunluk ve şişkinlik hissi, anormal bağırsak hareketleri zaman zaman kabızlık ve/veya ishal gibi belirtilerin birlikte görüldüğü bir tablodur. Tıp biliminde belirti ve bulguların bir arada olmasına sendrom denir. Dışkılama ile karın ağrısı ve şişkinlik hissi bir miktar rahatlar veya tamamen geçer. Gerçek anlamda bir hastalık değildir soğuk algınlığı gibi kişiden kişiye geçmez, ameliyat ile tedavi edilmez. Bu hastalığın organik veya biyolojik somut herhangi bir nedeni yoktur. Hayatı tehdit etmez ama kişinin yaşam kalitesini bozabilir. Kanama, kansızlık, kilo kaybı, ateş ve gittikçe artan kabızlık gibi şikayetler çoğunlukla irritabıl bağırsak sendromu ile ilişkili değildir. Bu durumda, acil olarak doktora gidilmelidir. Bu bulgular genellikle altta yatan başka bir rahatsızlığı gösterir. Sindirim Nasıl Gerçekleşir? İrritabıl Bağırsak Sendromu hakkında detaylı bilgi vermeden önce kısaca sindirim sisteminin nasıl çalıştığını gözden geçirelim. Uzun, kıvrımlı bir tüp gibi olan sindirim sistemi, besinleri vücudun içerisinden geçirir. Besinlerin sindirilmesini ve emilerek kan dolaşımına girmesini, artıkların ise kolon kalın bağırsak yoluyla vücuttan dışarı atılmasını sağlar. Kısaca gıdaların hangi basamaklardan geçerek anüse makata ulaştığını inceleyelim; Sindirim işlemi ağızda başlar. Dişler ve tükrük salgısı, besinleri küçük parçalara böler ve yemek borusundan mideye geçişini sağlar. Mide, besinleri daha küçük parçalara ayırır ve daha aşağı bölümlere gitmesine hazırlar. Ayrıca mide, besinlerin bir kısmının da sindirilmesine yardımcı olur. Mideden sonra on iki parmak bağırsağına duodenum karaciğerden gelen safra kanalı ve pankreas bezinden gelen kanal birlikte bağlanır. Ortama karaciğerden gelen safra, pankreastan gelen pankreas salgıları yardımıyla besin maddelerinin sindirimi devam eder ve sindirilenler emilir. Besinler, buranın devamı olan ince bağırsağa geçer. İnce bağırsak duvarında bulunan bezlerden salgılanan enzimlerle sindirimi sağlayan proteinler ile besin maddelerinin sindirimi devam eder ve ince bağırsak sonunda sindirim tamamlanır. Sindirilmiş besin maddeleri bağırsak iç yüzeyinden emilerek kan ve lenf yoluyla hücrelere taşınmaya hazırlanır. Sindirimden geri kalan artık maddeler ve su, kalın bağırsağa ulaşır. Burada besin maddelerinin emilimi olmaz. Kalın bağırsağın ana görevi buraya gelen suyun emilimini sağlamaktır. Vücudun ihtiyacına göre bu işlevi yapar. Normal koşullarda bağırsaklar içindeki suyun %99 rektuma kalın bağırsağın son kısmı gelmeden önce emilir. Eğer bağırsak hareketleri hızlı olursa su emilemez ve ishal meydana gelir. Tam tersi, vücut su ihtiyacı nedeni ile sindirim artıklarındaki tüm suyu geri emerse, dışkı katılaşır, sertleşir, zor ilerler ve kabızlık oluşur. Emilim işevlerinden geriye kalan artıklar, kalın bağırsak içinde ilerler ve son bölümü olan rektuma iletilir. Burada depolanan artıklar dışkılama hissi uyandırınca birey dışkılama işlevini gerçekleştirir. Bağırsakların çalışması bir koordinasyon içinde olur. Bağırsak içindeki dışkının dışarı atılması için bağırsak duvarındaki kasların çalışması gerekir. Bu kasların çalışması sinir uyarıları ve salgılanan hormonlar aracılığıyla olur. Bazen kalın bağırsağın doğal kasılmaları ve ritimleri değişebilir. Artık maddeler hızlı veya çok yavaş ilerleyebilir. Stres, ilaçlar, hamilelik, hastalık, egzersiz yapmama, liften fiberden ve sıvıdan fakir diyet kalın bağırsağın işlevlerini bozar. İrritabl / İrritabıl Hassas Bağırsak Ne Demek? Bağırsağın iç yüzünü kaplayan örtü mukoza tabakasındaki sinir uçlarının aşırı hassas olması sonucu, bu sinirlerin kontrol ettiği bağırsak kas tabakası normalden daha çok aktif hale gelir. Bu durumda bağırsak içindeki sindirilmiş gıda normalde olması gerekenden fazla bir şekilde uyarılar oluşturur. Bağırsaklarda aşırı kasılma sonucu hareketsizlik ve kabızlık ortaya çıkabildiği gibi, bağırsak hareketlerinin artması ile ishal de gelişebilir. Her iki durumda da kramp tarzında karın ağrısı oluşur. Fiziksel tıkanıklık obstrüksiyon olmamasına rağmen hastalarda kramplar ve buna bağlı fonksiyonel işlevsel tıkanıklıklar görülebilir. İrritabıl Hassas Bağırsak Sendromunun Belirtileri Nelerdir? İrritabl hassas bağırsak sendromunun belirti ve bulguları sadece bağırsaklar ile sınırlı değildir. Hastalık tüm sindirim sistemini ilgilendirebilir. Tüm sindirim sisteminde aşırı bir duyarlılık söz konusudur. Hastaların bir çoğunda eşlik eden mide ve yemek borusu şikayetleri de vardır. İrritabıl bağırsak sendromu olan hastalar ishal veya kabızlık, bazen de her ikisinin birlikte olduğu zaman zaman ishal, zaman zaman da kabızlık belirtiler yaşarlar. Buna ek olarak sıklıkla karın sol alt tarafında olan künt veya kramp tarzında ağrılar, acil dışkılama ihtiyacı, aşırı gaz çıkarma, dolgunluk ve şişkinlik hissi, geğirme, midede yanma gibi şikayetlere sebep olabilir. Mukuslu sümüksü yapışkan salgılı dışkılama da irritabl bağırsak sendromunun bir belirtisi olabilir. İrritabil bağırsak sendromunda hiçbir zaman kanlı dışkılama beklenmez. Kanın görülmesi altta yatan başka bir hastalığa bağlı olabilir. Tetkik edilmesi gerekir. Kişiden kişiye değişmekle beraber irritabıl bağırsak sendromunun İBS'nin önemli belirtilerine genel olarak bakarsak; Karın Ağrısı Künt sivri - keskin olmayan veya kramplar şeklinde karın ağrısı oluşur. Bu yakınmalar sürekli değildir. Belirli aralıklarla ortaya çıkar. Bu aralıkların süresi kişiye göre değişir. Karın ağrıları sıklıkla yemeklerden hemen sonra ya da dışkı ihtiyacından hemen önce ortaya çıkar. Gaz çıkarma veya tuvalet ihtiyacını giderme ile bir miktar rahatlama hissedilir. Gaz İBS hastaları, normal kişilere göre daha fazla gaz üretmeseler de gaz bağırsaktan çıkamadığı için normal bireylere göre daha fazla rahatsızlık yapar. Genellikle yemekten hemen sonra başlayarak gün boyunca bağırsaktan gürültülü sesler gelmesi, karın bölgesinde sıkışıklık ve giysilerin rahatsız etmesi gibi durumlar ile devam eder. Şişkinlik Aşırı duyarlı olan sinirler ve tam olarak anlaşılamayan mekanizmalar, refleks yol ile bağırsağın kas tabakasında, gevşemeye neden olur. Bunun sunucu bağırsak içinde birikenler gevşek karın duvarı olanlarda özellikle bayan hastalar gerginlik ve ağrıya neden olur. Yapılan çalışmalar, irritabıl bağırsak sendromu olan hastaların, normal bireylere göre aşırı gaz üretmediklerini göstermiştir. İrritabıl bağırsak sendromu olan hastaların bağırsaklarının aşırı hassas olmaları nedeni ile gaz olayına çok duyarlı oldukları belirlenmiştir. Barsak Alışkanlığı Bozukluğu Kabızlık ve/veya ishal İBS hastalarında en sık görülen belirtilerdendir. Bazı hastalarda zor veya katı dışkılama ile kendini gösteren kabızlık vardır. Bazılarında ise sıklıkla acil dışkılama ihtiyacıyla birlikte cıvık kıvamlı dışkılama ile kendini gösteren ishal diyare vardır. Bazı hastalarda ise hem kabızlık hem ishal diare olur. Bazı kişilerde kabızlık ve ishal diare yer değiştirebilir. İBS'lu bazı hastalarda, sık dışkılama isteği ya da acil dışkılama ihtiyacı ile birlikte kramp tarzında ağrılar olur, fakat rahat dışkılayamaz. Dışkılama sonrası ise ağrı azalır. Mukuslu Dışkılama İrritabl barsak sendromlu hastalarda sıklıkla beyaz renkli veya berrak mukus sümüksü yapışkan salgı görülür. Ağrılı Adet Görme Bazı jinekolojik rahatsızlıklar İBS semptomları ile birlikte görülebilir. İBS’lu birçok kadın pelviste leğen kemiğinde, kasıklarında ağrı nedeniyle kadın doğum hastalıkları uzmanına muayene olmaktadır. İBS’lu hastalarda adet dönemi sırasında bağırsak semptomlarında önemli alevlenmeler görülebilir. Bazı kadın hastalarda İBS şikayetlerine ek olarak cinsel ilişki sırasında ağrı, huzursuzluk gözlenebilir. Bazen bağırsak barsak enfeksiyonlarından sonra İBS benzeri bir tablo ortaya çıkabilir ve enfeksiyon tedavi edilmiş olsa bile şikayetler aylarca sürebilir. İBS, ruhsal bir hastalık değildir. Ancak; endişe, depresyon, aşırı sinirlilik gibi ruhsal sorunu olanlarda biraz daha sık görülmektedir. Kanama, ateş, kilo kaybı, sürekli ağrı yakınmaları yoktur. Bunların bulunması başka problemlerin olduğunu gösterir. İrritabıl Hassas Bağırsak Sendromu Tanı Kriterleri Nelerdir? İrritabıl bağırsak irritabl barsak sendromu tanı kriterleri uluslararası bir toplantıda aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. İrritabıl Bağırsak Sendromu İçin Roma II Kriterleri Son 1 yıl içinde en az 12 hafta ardışık olması gerekmiyor karında huzursuzluk veya ağrı şikayetlerine ek olarak aşağıdaki bulgulardan en az iki tanesinin eşlik etmesi gerekir; Bulguların dışkılama ile geçmesi ve/veya Dışkılama alışkanlıklarındaki düzensizlik ile seyretmesi ve/veya Dışkı şeklinde ve yapısındaki değişikliklerin eşlik etmesi Bu Bulguların Yanında İrritabıl Bağırsak Sendromunu Destekleyen Diğer Bulgular Dışkılama sayısındaki değişiklik günde 3 den fazla veya haftada 3 den az dışkılama Dışkı şeklindeki değişiklik parça parça sert veya yumuşak sulu dışkı Dışkılama işlevinde bozulma aşırı ıkınma ve/veya acil dışkılama ihtiyacı ve/veya dışkılama sonrası tam boşalamama hissi Dışkılama sırasında mukuslu sümüksü yapışkan salgılı akıntı olması Karında gerginlik, şişkinlik hissi Özellikle sırt bölgesindeki adelelerde ağrı, hassasiyet fibromiyalji Bulantı Kasık ağrıları Halsizlik, yorgunluk Uyku bozukluğu Baş ağrıları Eklem ağrıları Baş dönmesi hissi Konsantrasyon güçlüğü Cinsel istek azlığı İdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve acil idrar yapma ihtiyacı İbs Teşhisi Doğru teşhis için detaylı anlatılmış bir hastalık öyküsü ve doktor tarafından yapılan fizik muayene şarttır. Şikayetlerin başka nedenlerden kanser, divertikülit, bağırsakların iltihabı gibi kaynaklanmadığını göstermek için yani altta yatan herhangi bir organik bozukluk olmadığını ispat için bir dizi tetkik yapılması gerekir. Doktorunuz önce kan tiroid, paratiroid hastalıklarının ayırıcı tanısı için, idrar ve dışkı bulaşıcı hastalıklar, kanama araştırması için tetkiklerini ister. Ardından bağırsağın iç yüzeyini örten tabakanın bir cihaz ile incelenmesini isteyebilir. Böylelikle altta yatan bir kanser, divertiküler hastalık, iltihabi bağırsak hastalığı gibi organik bir nedenin olup olmadığını araştırılmış olur. Bu nedenle hastanın şikayetlerine göre sigmoidoskopi veya kolonoskopi yapılması gerekebilir. Yine benzer şeklide bağırsağın çalışması ve uzunluğu hakkında bilgi sahibi olmak için ilaçlı kalın bağırsak filmine kolon grafisi gerek duyulabilir. Bağırsak içindeki dışkının ilerlemesi ve bağırsağın çalışması hakkında bilgi sahibi olmak için kalın bağırsak geçiş testine ve anal manometriye makat basıncı ölçümüne ihtiyaç duyulabilir. Bazı hastalarda bu şikayetlere neden olan süt intoleransını ayırt etmek için solunum testi laktoz intoleransı testi gerekebilir. Sigmoidoskopi İşlemi Buna ek olarak ruhsal psikolojik bir hastalık olup olmadığı ve hastanın özellikle anksiyete huzursuzluk, kaygı, endişe ve depresyon açısından da araştırılması gerekebilir. Baryumlu Kalın Bağırsak Grafisi İrritabıl Bağırsak Sendromu Kalın Bağırsakta Kasılmalar İrritabıl Hassas Bağırsak Sendromu Kimlerde Görülür? Eski adı spastik kolon veya huzursuz bağırsak sendromu olan bu rahatsızlık toplumun büyük bir bölümünde rastlanan bir durumdur. Erişkin polikliniklerinde muayene olan hastalar arasında yapılan araştırmalarda hastalık şikayetleri açısından da ilk sırada yer alan irritabl barsak sendromu sıklıkla 15 - 50 yaş arasında görülür. Diğer yaşlarda nadiren gözlenir. Ayrıca kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. İBS Neden Olur? İrritabıl Bağırsak Sendromunu Başlatan Etkenler Nelerdir? Hastalığın altında yatan neden, bağırsak kaslarının kasılma fonksiyonunda işlevinde oluşan bir anormalliktir. Bağırsaktaki bu kaslar istemsiz olarak çalışarak bağırsağın içinde bulunan maddeleri, aşağıya doğru hareketlendirir. İrritabıl hassas bağırsak sendromu kasların bu fonksiyonunda işlevinde olan bozukluğu tanımlar. Kaslar mikroskop altında normal görünmelerine rağmen, normalden daha güçlü ya da zayıf, hızlı ya da yavaş kasılarak normal fonksiyonlarını işlevlerini yerine getirmezler. Bazı besinler kahve, çay, gazlı içecekler, alkol, baharatlı yiyecekler, yağlı yiyecekler, süt bağırsak hareketlerinde değişmelere yol açabilirler. Bazı insanların sindirim sistemi bazı yiyeceklere karşı hassastır. Doktora başvuran kişiler özellikle bir besini yedikten sonra şikayetlerinin başladığını belirtebilir. Bireyden bireye bu rahatsızlık veren besin türü değişkenlik gösterebilir. Bu besin maddeleri hastalığa neden olmazlar ancak şikayetlerin artmasına neden olabilirler. Bunlara ek olarak bazı enfeksiyonlar sırasında da hastaların şikayetleri artabilir. Bazı ilaçlar, kadınlarda adet dönemi, psikolojik sorunlar, ruhsal yoğunluğun ve baskının arttığı durumlarda, stres ve iş yoğunluğu, seyahat şikayetleri arttıran diğer nedenler arasında sayılabilir. Fiziksel obstrüksiyon tıkanıklık olmamasına rağmen hastalarda kramplar ve fonksiyonel işlevsel tıkanıklık görülebilir. Gerçekte anatomik bir darlık yoktur. Belirti ve bulgularının benzemesine karşın bu hastalık mikroplarla oluşan enfeksiyöz bir hastalık değildir. Ayrıca bu hastalığın bazı bireylerde görülen süt intoleransı ile laktoz intoleransı karıştırılmaması gerekir. İBS'li hastalarda normal giden bağırsak fonksiyonu bazı durumlardan - etkenlerden etkilenir. Hasta tamamen düzenli bir bağırsak fonksiyonuna sahip iken bazı nedenler bu düzeni bozabilir. Bağırsak düzeninin bozulmasını başlatabilen etkenler; Bazı yiyecekler Kahve ve kafein içeren maddeler Enfeksiyonlar Bazı ilaçlar Hormonlar Mevsim değişiklikleri Stres İrritabl bağırsak sendromunu daha iyi anlamak için önce bağırsağın sinir sistemi ile olan ilişkisini anlamak gerekir. Sinir Sistemi ve Bağırsaklar Sinir sistemi kişinin ne yaptığını ve ne hissettiğini kontrol eder. Bu sistem santral merkezi sinir sistemi beyin ve omurilik ve periferik sinir sistemi diye ikiye ayrılır. Periferik merkezi olmayan-çevresel sinir sistemi tüm vücudu santral sinir sistemine bağlar ve vücut ile beyin arasındaki koordinasyonu sağlar. Periferik sinir sistemi bazı özelleşmiş alt sistemlerden oluşur. Bunlardan biri otonom sinir sistemidir. Kişinin kontrolü altında değildir. İstem dışı hareket ve fonksiyonlardan işlevlerden sorumludur. Örneğin kalbimizin çalışma düzeni, bağırsaklarımızın hareketleri gibi tüm organlarımız bu sistem tarafından kontrol edilir. Otomatik olarak fonksiyonları işlevleri ayarlar. Bağırsak sinir sistemi otonom sinir sisteminin bir parçası olarak, bağırsak fonksiyonlarını düzenler. Tüm bu sinir sistemleri santral merkezi sinir sistemi ile yakın ilişki halindedir. Fakat gerek otonom, gerekse bağırsak sinir sistemleri santral merkezi sinir sisteminden bağımsız olarak birçok fonksiyonu işlevi yapabilir. Bağırsak Beyin Bağlantısı Bağırsakların çok zengin sinir ağı vardır bağırsak sinir sistemi ve beyin ile çok kompleks karmaşık ilişki halindedir. Bu yakın ilişkiye karşın bağırsağın hareketlerini kontrol eden sinirlerin tamamı beynin kontrolü altında değildir. Beyin ile vücudumuz arasındaki ilişki birçok örnekle net bir şekilde ortaya konabilir. Anksiyeteye endişeye, kaygıya neden olan bir durum ile karşı karşıya kalındığında sınav, yarışma, iş yeri stressi birçok kişide ruhsal emosyonel ve fiziksel bir cevap meydana gelir. Bir anda duygusal emosyonel olarak korku, anksiyete, stres veya şüphe hissedilebilir. Fiziksel olarak ise kas gerginliği, terleme, çarpıntı, nefes darlığı veya karın ağrıları gelişebilir. Her bireyde, meydana gelen duygusal - ruhsal emosyonel ve fiziksel cevap farklıdır. Bu tamamen kişinin o anda aklında ve vücudunda olanların farkına varma derecesi ile ilgilidir. Bazı bireylerde hedef organ bağırsaklardır. Bağırsaklar, gıdaların sindirilme ve artıkların dışarı atılması işlevini beyinden bağımsız olarak otonom sinirlerin kontrolünde yaparlar. Fakat stres sırasında beyinin gönderdiği karmaşık uyarılar, kendi kendine düzenli çalışan bağırsak sinir sistemini de etkiler. Bunun sonucunda irritabıl hassas bağırsak sendromunda gözlenen olaylar istemsiz olarak gelişir. Örneğin bazı kişiler heyecanlı, sıkıntılı anlarda ishal diare olur. Stresli durumlarda santral sinir sistemi ve diğer sinir sistemleri arasındaki yakın ilişki nedeni ile gerek direkt uyarı, gerekse salgılanan hormonlar aracılığı ile bağırsak hareketleri hızlanır. Bu da karın ağrısı ve ishale neden olur. Stresli ortam geçince her şey eski düzenine geri döner. İrritabıl Hassas Bağırsak Sendromu Ve Stres Duygusal stres, irritabl bağırsak barsak sendromuna neden olabilir. Beyin ve bağırsaklar sinirler aracılığı ile sıkı ilişki içindedir. Bu nedenle beyin bağırsak fonksiyonlarını etkiler. Birçok hasta sinirli ve sıkıntılıyken bulantı, kusma, şişkinlik ve gazdan şikayet ederler. Bireyler istemli olarak bağırsak fonksiyonlarını etkileyemezler. Fakat stres sonucu gelişen olaylar tamamen bireyin kontrolü dışında gelişir. Aşırı stresli işlerde çalışanlar, ailesel stresi olanlar bu durumu yatıştırdıkları zaman bağırsak şikayetleri de çoğu zaman geriler. Hastanın yaşam şekli, stres derecesi, sorunları araştırılmalıdır. İş, aile ilişkileri, aşırı çalışma, uykusuzluk, maddi sorunlar, seyahat, bulguları şiddetlendirebilir. Bulguların artması stresi artırır o da tekrar bulguların daha da şiddetlenmesine neden olabilir. Buna ek olarak irritabıl bağırsak sendromu günlük olağan işleri aksatabilir, bu da yaşam kalitesini, bireyin verimini bozabilir. Her ikisi yine stresin artmasına neden olur. Düzenli egzersiz, diyet ve stres faktörlerinin giderilmeye çalışılması sorunları azaltabilir. Bazı kişilerde psikolojik danışmanlık, gevşeme egzersizleri, belirtilerin giderilmesinde yeterli olabilir. İrritabıl Bağırsak İrritabl Barsak Sendromu Tedavisi Hastalığı Tanımak İrritabıl bağırsak sendromunu tanımak tedavide ilk aşamadır. Rahatsızlığın hayatı tehdit eden önemli bir problem olmadığının anlaşılması, huzursuzluk ve stresi azaltmak suretiyle problemi genellikle çözer. Hastalık, organik somut bir hastalık değildir; örneğin kanser gibi ciddi hastalıklarla ilişkisi yoktur. Fiziksel Aktivite Fiziksel egzersiz programlarına başlanması stresin yarattığı gerginliği azaltır ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Fiziksel egzersiz programına başlamadan önce doktor ile konuşulmalıdır. Herkesin yaşına ve sağlığına uygun bir egzersiz programı yapması gerekir. Azar azar başlanarak egzersiz oranı giderek artırılır. Egzersiz sırasında nefes darlığı, göğüs ağrısı olursa acil olarak bir doktor ile görüşmek gerekir. Diyet Önerileri Hafif ve orta derecedeki yakınmalarda diyette yapılan değişikliklerle hastalık tedavi edilebilir. Bazı gıda ve gıdalarda bulunan katkı maddeleri bu hastalığa neden olabilir. Bu ürünler kişiden kişiye değişen oranlarda etkili olduklarından bazı hastalarda şikayetleri artıran ve ishale diareye neden olan maddeler, kabızlık yapabilir. Lifli posalı gıdaların azar azar arttırılması İBS tedavisinde yardımcı olur. Turunçgiller, keten tohumu dışkıyı yumuşatıp krampları azaltabilir. Tahıllar ve kepek, barsak içindeki suyu emerek ishal yakınmalarının azalmasını sağlar. Fakat bazı kişilerde bol lifli posalı gıda tüketilmesi rahatsızlık yapabilir. Diyete yeterli miktarda sıvı ile beraber giderek artan miktarda katılan lifli gıdalar bu rahatsızlığı önler. Psikolojik Destek Altta yatan ruhsal bozukluk varsa depresyon, panik atak, anksiyete bunun tedavisi ve psikoterapi yaralı olur. İlaç Tedavisi Orta ve ciddi arası yakınmalar şişkinlik, kramp tarzında karın ağrıları diyet önerileri ile düzelmezse, doktorunuz, bağırsak kaslarındaki kontrolsüz aşırı kasılmayı düzenleyen ilaçlar verebilir. Bu ilaçlar yakınmaları ortadan kaldırabilir fakat hastalığı tedavi etmezler. İlaçlar bağırsak kramplarını ortadan kaldırırlar. Bağırsak boşalmasını sağlayan laksatiflerin müshillerin kullanılması sakıncalıdır. Bazı hastalar diyetten, bazı hastalar ilaçtan yarar görür. Doktorunuz zaman zaman ilaçlarınızı değiştirebilir. İBS’de kullanılabilen ilaç türleri şunlardır; Anti- spazmodik spazm çözücü ilaçlar Anti-depresanlar Antisiyolitik anksiyete giderici ilaçlar Ağrı kesiciler İrritabıl Bağırsak Hastalığında Diyet Düzenli aralıklarla ve az miktarlarda yemek yenilmelidir. Acele veya hızlı yeme alışkanlığı hava yutulmasına ve gıdaların yeterince sindirilmeden bağırsak içinde ilerlemesine neden olur. Her ikisi de şikayetleri artırır. Bazı hastalarda diyette lifli posalı gıdaların arttırılması, belirtileri giderir. Örneğin psyllium tohumlarıyla lif oranı arttırılarak, dışkı miktarının lif oranı artırılmış olur. Böylece dışkının bağırsak içinde kolay ilerlemesi sağlanır. Lif oranının artışı ishal olan hastalarda suyun fazlasının emilmesine ve dışkının yumuşamasına neden olur. Fakat asıl şikayet kabızlık ise lifli gıdaların yanına diyete bol su eklenmesi gerekir. Günlük 8-10 bardak su içilmesi önemlidir. kafeinli içecekler ve alkollü ürünler buna dahil değildir. Aşırı tüketilen yağlı, baharatlı, soslu ürünler, yemek aralarında alınan karbonhidratlı gıdalar ve sakız çiğnerken yutulan hava da irritabıl bağırsak sendromunun şikayetlerini arttırabilir. Bazı gıdalar ve gıdalarda bulunan katkı maddeleri bu hastalığa neden olabilir. Bu ürünler kişiden kişiye değişen oranlarda etkili olduklarından bazı bireylerde şikayetleri artıran ve ishale diyare neden olan maddeler başka bireylerde kabızlık yapabilir. En sık kullanılan katkı maddesi olan monosodyum glutamat bazı hastalarda şiddetli ataklara neden olabilir. Genelde herhangi bir gıda veya katkı maddesi şikayetleri başlatabilir. Hasta kendisine dokunan gıdayı her tükettiğinde şikayetleri başlayacaktır. Bu nedenle hastalıktan şikayet edenler birkaç hafta gıda günlüğü tutarak hangi gıdaların kendilerini etkilediğinin bulunmasına yardımcı olabilirler. İnsanların bir kısmı süt ve süt ürünlerini sindiremezler. Bunun nedeni sütü bağırsak içinde parçalayan enzimin laktazın olmamasıdır. Bu kişilerde süt içildiğinde irritabıl bağırsak sendromu bulguları ortaya çıkar. Bu nedenle bu kişilerin süt ve süt ürünlerinden kaçınması gerekir. Kaçınılması Gereken Gıda Maddeleri Besinler Nelerdir? Bazen kafein, sütlü besinler ya da alkol, irritabıl bağırsak sendromunun belirtilerini arttırabilir. Fazla miktarlarda kafein kahve, çay, çikolata, gazlı içecekler, ve alkollü bira, şarap, içeceklerin tüketilmemesi gerekebilir. Doktor, süt ürünlerini de peynir, süt, kısıtlayabilir. Bunun nedeni bazı insanlarda sütü parçalayan enzimin laktazın sindirim kanalında yeterli miktarda olmamasıdır. Bu bireyler süt ve ürünlerini tolere edemezler ve irritabıl bağırsak sendromuna benzer şikayetler ortaya çıkar. Bazılarında süt ürünleri ishale neden olurken bazılarında kabızlığa neden olabilir. Bu arada unutulmaması gereken nokta süt ürünleri ile alınan minerallerin ör kalsiyum başka şekilde tamamlanması gerektiğidir. Ayrıca sigaranın da nikotinin irritabıl bağırsak sendromunun belirtilerini arttırdığı unutulmamalıdır. Bu nedenle sigara içiliyorsa bırakılmalıdır. İrritabıl Bağırsak Sendromu İleride Daha Ciddi Sorunlara Neden Olur Mu? Uzun süreli bir hastalık olmasına karşın herhangi bir komplikasyona ek problemlere neden olmaz. İşlevsel bir hastalıktır. İrritabıl bağırsak sendromu kansere, kanamaya, ülseratif kolite neden olmaz. İrritabıl bağırsak hastalığı olan kişiler, toplumdaki diğer kişilerle aynı oranda kanser veya kolit hastalığına yakalanma olasılığına sahiptir. Hastalık uzun süren seyri nedeni ile divertiküler hastalıkla birliktelik gösterebilir ama bu hastalığın nedeni değildir. İrritabıl bağırsak sendromuna benzer şikayetleri olan hastaların bir uzman doktor tarafından görülmesi ve doğru tanının konulması önemlidir. Sizi muayene eden doktor ayırıcı tanı için bazı tetkikler yapabilir. Aksi halde başka hastalıklar yanlışlıkla gözden kaçabilir. İrritabıl Bağırsak Sendromu Ömür Boyu Sürer Mi? Muhtemelen hayır. Çok az bireyde devamlılık gösterebilir. Yaşam içindeki stres faktörleri çok önemlidir. Stresin önemli bir faktör olduğu hastalarda yaşam şekli, iş ve aile ilişkilerindeki düzenlemeler ile hastalık tamamen düzelebilir. Bununla birlikte çoğu vakada stres, hastalığın gelişiminde önemli bir faktör olmayabilir. İrritabıl Bağırsak Sendromu Ve Günlük Yaşam İrritabıl bağırsak hastalığı ile beraber yaşam zordur. Beklenmedik zamanda ortaya çıkan karın ağrıları, sık sık dışkılama, kötü kokulu ishal veya kabızlık günlük yaşamı etkiler. Dışkılama hareketlerinde kontrol olmayışı, azalmış fiziksel aktivite, diyetteki kısıtlamalar hepsi iş, ve sosyal yaşamı eğlence ve cinsel aktiviteler dahil etkiler. Bütün bunlar yorgunluk, depresyon, isteksizlik ve uyku bozukluğuna neden olur. Bunları engellemek adına aşırı tüketilen kahve, sigara, düzensiz gıda tüketimi ve alkol zaten hassas olan bağırsağı daha da olumsuz etkiler ve şikayetlerin artmasına sebep olur. İrritabıl Bağırsak Sendromunun Menstrüel Kanama ile İlişkisi Var Mıdır? Bağırsak kanalı, kadınlardaki hormon düzeylerindeki değişikliklere duyarlıdır. Bu nedenle menstrüel dönem adet kanaması süresince değişen hormon düzeyleri ile beraber şikayetlerde de değişiklikler olabilir. Ağrılı menstrüel kanamaya ek olarak irritabıl bağırsak sendromu bazı hastalarda cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olur. Bu kişiler cinsel ilişkiden kaçınırlar. Bazen bu sorunların jinekolojik mi yoksa bağırsak kökenli mi olduğu net ayırt edilemez ve her iki branş doktoru tarafından incelenmesi gerekebilir. İrritabıl Bağırsak Sendromunun Kolit Hastalığı ile İlişkisi Var Mıdır? Bazı doktorlar irritabıl bağırsak sendromu yerine kolit hastalığı deyimini yanlışlıkla kullanırlar. Bu durum akıl karıştırıcıdır. Kolit kalın bağırsağın iç yüzünü örten tabakanın iltihabına denir. Sıklıkla mikroorganizmalar enfeksiyonlar bu duruma neden olur. Buna ek olarak iltihabi bağırsak hastalığı olan ülseratif kolit ve crohn hastalığında da kalın bağırsak tutulumuna kolit denebilir. İrritabıl bağırsak sendromunda ise iltihabi bir durum yoktur. Bu nedenle kolit denilmesi yanlıştır. İrritabıl Bağırsak Sendromunda Şikayetlerin Geçmesi İçin Neler Yapılmalıdır? İrritabıl bağırsak sendromunun bulgularının düzelmesi çok yavaş olur. İyileşme bazen altı ay veya daha uzun sürebilir. Tedavide en önemli rolü sabır üstlenir. Düzenli diyet, lif oranının artırılması, ve bazen ilaçlar ile bulgular, tamamen veya büyük ölçüde geriler. Şikayetleri Azaltmak İçin Öneriler Sindirim sisteminizi zorlamamak için sık sık ama az yiyin. Bağırsaklarınızın düzenli çalışması için öğünlerinizi atlamayın. Posadan liflten zengin yiyecekler tüketin. Gaz yapan ve size dokunan yiyeceklerden uzak durun. Su içmek kabızlığı önlemede en önemli faktörlerden biridir. Günde en az 2,5 litre su için. Bitki çaylarını tercih edin Sindirime, şişkinliğe ve gaza karşı etkili olduğu bilinen nane, papatya ve rezene gibi bitki çaylarını tüketin. Düzenli egzersiz yapın. Sigara ve alkol tüketmeyin. Rahatsızlığınızı artırdığını düşündüğünüz yiyeceklerden uzak durun. Stresten uzak durmaya çalışın. Rahat, vücudunuzu sıkmayan kıyafetler giyin. Şiddetli kasılmaları rahatlatmak için rahatsızlık veren bölgeye sıcak uygulayın. İrritabıl Bağırsak Sendromunda Hatırlanması Gerekenler İrritabıl bağırsak sendromu, karın ağrısı, dolgunluk ve şişkinlik hissi, anormal bağırsak hareketleri zaman zaman kabızlık ve zaman zaman ishal gibi belirtilerin birlikte görüldüğü bir tablodur. Gerçek anlamda bir hastalık değildir soğuk algınlığı gibi kişiden kişiye geçmez, ameliyat ile tedavi edilmez. Bu hastalığın organik veya biyolojik herhangi bir nedeni yoktur. Hayatı tehdit etmez ama kişinin yaşam kalitesini bozabilir. İrritabıl bağırsak sendromu olan hastalar ishal veya kabızlık, bazen de her ikisinin birlikte olduğu zaman zaman ishal ve zaman zaman kabızlık belirtiler yaşarlar. Buna ek olarak sıklıkla karın sol alt tarafında olan künt keskin olmayan veya kramp tarzında ağrılar, acil dışkılama ihtiyacı, aşırı gaz çıkarma, dolgunluk ve şişkinlik hissi, geğirme, midede yanma gibi şikayetlere sebep olabilir. İBS, ruhsal bir hastalık değildir. Ancak; endişe, depresyon, aşırı sinirlilik gibi ruhsal sorunu olanlarda biraz daha sık görülmektedir. Kanama, ateş, kilo kaybı, sürekli ağrı yakınmaları yoktur. Bunların bulunması başka problemlerin olduğunu gösterir. Rahatsızlık genelde genç yaşlarda ortaya çıkar. Nadiren 50 yaş üzerinde görülür. Doğru teşhis için detaylı anlatılmış bir hastalık öyküsü ve fizik muayene şarttır. Şikayetlerin başka nedenlerden kanser, divertikülit, bağırsakların inflamasyonu gibi kaynaklanmadığını göstermek için yani altta yatan herhangi bir organik bozukluk olmadığını ispat için bir dizi tetkik yapılması gerekir. İrritabıl bağırsak sendromunun bulgularının düzelmesi çok yavaş olur. Düzenli diyet, lif posa oranının artırılması, bazen ilaçlar ile bulgular, tamamen veya büyük ölçüde geriler. Depam da tedaviye aldığımız hastalar ve ve sitelerimizdeki üyelerimiz; Panik atak ve depresyon tedavisinde kullandığımız ilaçlarla ilgili yoğun sorular sormaktadırlar. Aşağıda en çok sorulan soruların cevaplarını bulacaksınız. En Sık Sorulan Sorular ve Cevapları Panikatak Tedavisinde Ne Tür İlaçlar Kullanılmaktadır?Yan etkileri Nelerdir? Panik atak ilaçları Bağımlılık Yapar mı, Kalıcı yan etkileri var mı? Panik Atak İlaçlar Beyne hasar verir mi? Kansere yol açar mı? Panik Atak İlacı içmediğimizde fena oluyoruz, hep ilaç mı kullanacağız?ilaç kesilme sendromu Panik Atak İlaçları bıraktığımızda hastalık tekrarlar mı? Panik Atak İlaçları hangi dozda ve sürede kullanmak gerekir? İlaç iyi gelmediyse ne yapmalıyız?İlacı ne zaman değiştirebiliriz? İlacı kesme kriterleri nedir? Panik krizinde paniği durduracak bir ilaç var mı? Gebelikte ve emzirme döneminde kullanılacak panik atak ilacı var mı? Panikatağın bitkisel ilaçlarla tedavisi mümkün mü? Antidepresanların cinsel yan etkilerini gidermek için neler yapılabilir? PANİKATAK TEDAVİSİNDE NE TÜR İLAÇLAR KULLANILMAKTADIR? aAntidepresanlar – Eski kuşak antidepresanlar – Yeni kuşak antidepresanlar – MAO inhibitörler bAnksiyete gidericiler -Yeşil reçeteye tabi olanlar – Normal reçeteli olanlar c Yardımcı ilaçlar -Mide –Barsak sistemi için -Kalp-Damar sistemi için -B vitaminleri -Adet öncesi artan panik-depresyonu azaltan ilaçlar -Doğal –Bitkisel destek ürünleri Antidepresanlar Panik atak tedavisinde en önemli ve temel ilaçlar antidepresanlardır. Bu ilaçları kullanmaya başladıktan 15 gün sonra etkileri başlar. Nadiren ilk haftada da başlayabilir…Tam etkilerinin hisedilmesi ise; kişiden kişiye değişmekle beraber, 6- 8 haftayı bulabilir… Eski Kuşak Antidepresan İlaçlar Tofranil, Anafranil, Ludiomil, Maprotil ,Laroxyl gibi ilaçlardır. Bu ilaçların yan etkileri, anksiyete-panik belirtilerini artırmaları nedeniyle çok tercih edilmezler. Bu etkisiz oldukları anlamına gelmez. Özellikle Tofranil panik tedavisinde çok etkilidir. Yeni geliştirilen bir çok ilaç Tofranille mukayeseli çalışmalar yapılarak geliştirilmektedir. Bu ilaçlar yeni kuşak ilaçlara göre çok ucuzdur…Doktor durumunuza ve ekonominize göre bu ilaçları tercih edebilir. İlaç ucuz diye şaşırmayın. Yan etkileride zamanla azalır. Daha çok başlangıç günlerinde yan etkiler yoğundur. Ne tür yan etkileri vardır? -Çarpıntı -Ağız kuruluğu -Ateş basması -Baş dönmesi -Kabızlık -idrarda tutukluk -iştahta artış Yeni kuşak ilaçlarda da var -Cinselliği baskılamaYeni kuşakta da var -Hipomani- Mani -Uykululuk, sersemlik, dalgınlık hali -Unutkanlık Yukarıdaki belirtilerin bir kısmı panikatak ta da olduğundan bir çok insan bu ilaçları kullanmaktan doktor kontrolunde ve küçük dozlarla başlayıp artırılınca tolere edilebiliyor, Bazen çarpıntı giderici yardımcı ilaçlarla yan etkiler azaltılabiliyor….İlaçları mutlaka tedavi dozunda ve tedavi süresince kullanmak da Tofranilin günlük dozunun 150-300 mg arasında olması ise hastalığınızın durumuna göre doktor belirler… Yeni Kuşak Antidepresanlar Prozac deprex,zedprex,fulsac da prozac la aynı içeriğe sahiptir daha ucuzdurlar ,Lustralseralin,serdep Cipramcitol,Relaxol,citara , Cipralex, Citoless Efexor, Cymbalta Remeron, Ixel,Desyrel , Faverin Seroxat, Paxil gibi ilaçlardır. Mutluluk yaratan serotonin ileticisinin işlevini yaptıktan sonra hücre içine alınıp yıkılmasını engellerler .Bu yüzden serotonin geri alım inhibitörleri denmektedir. Ne tür yan etkileri olabilir? –İştahta artışÖzelikle tatlıya karşı aşırı bir istek olur Yemek miktarı artar, çabuk artışı görülebilir..Bazı insanlarda iştah azalır ve kilo kaybı oranı % 5i geçmez. Kişiden kişiye çok ilaç birinde aşırı kilo diğerinde zayıflamaya sebep olur…Bazı insanlarda metabolizmayı yavaşlatarak kilo alımına sebep olabilirler. –Cinselliği baskılama Erkeklerde geç boşalma bazen boşalamama.erken boşalım sorunu olanlar için süper iyi bir etki ,Sertleşme sorunu, cinsel isteksizlik. Kadınlarda da cinsel isteksizlik, orgazm olamama hali ortaya çıkabilir. Bu yan etkiler asla kalıcı değildir. Zamanla azalır, bazen geçer, bazen aynen kalır ama tedavi bitince bunlarda geçer. Erkekler Viagra benzeri ilaçlarla ereksiyon sorununu giderebilme şanslarına içinse çalışmalar devam etmektedir…Bu konuda başka neler yapılabileceğini aşağılardaki bölümlerde okuyacaksınız. -Serotonorjik SendromBu ilaçlar antidepresan ve antipanik özelliklerini Serotonin üzerinden gösterirler. Serotonin halk arasında “mutluluk hormonu” olarak sisteminde iletimde rol insanlarda ,aşırı serotonin deşarjı huzursuzluk, anksiyete hali, panik belirtilerinde artış, aşırı ateşlenme, kafada basınç hissi, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler ortaya çıkar. Böyle bir durumda ilaç hemen iki günde her şey normale bir etki olmaz….Bu etkiyi yaşayanların gittikleri doktora bu bilgiyi mutlaka vermeleri gerekir. Duyarlılığı olanlar farklı ilaçlar denemeli, o da olmuyorsa eski kuşak ilaç kullanılmalı. Bu sendromun görülme oranı %3-5 gibi düşüktür… Unutkanlık Eski ve yeni kuşak ilaçların hepsinde bu yan etki vardır. -Dalgınlık-sersemlik-uyku hali Bu oranda %5-10 arasıdır. Yeni kuşak ilaçlar genelde yaşamla uyumludur. Her işinizi aksatmadan yapabilirsiniz. Bazen gece alındıklarında uykuyu kullanmak gerekir. Uyku yaparsa geceye kaydırılması gerekir… -Sinirlilik Bazı kişilerde sinirlilik, huzursuzluk görülebilir. –Hipomani-Mani Daha önceden manik atak geçirenlerde ve maniye yatkın olanlarda antidepresanlar Hipomani veya Maniye yol aşırı coşkulu ve neşeli olur. Sürekli gezmek, eğlenmek ister. Çok konuşur bazen sesi uyur ve kendine aşırı güvenir. Her işin altından kalkabileceğini düşünerek riskler alır ve zarara girer…Çok para harcar, ölçüsüz borçlanır ve sağa sola hediyeler almaya başlar. Karşı cinse ilgisi artar, sex gücü çok partner eşini aldatmaya aşırı dine yönelim kendisini ermiş, evliya gibi ileri gidenler paranoyakca düşünmeye başlarlar. Antidepresanların mutlaka doktor denetiminde kullanılmasının bir gerekçeside budur. Bu durumda ilaç hemen kesilip maniyi bastıracak ilaçlara geçilir. -Aşırı Rahatlık Bazı insanlarda uzun süreli antidepresan kullanımı duyarsızlık, aşırı rahatlık alındığı, önem verdiği durumlara duyarsız gelişebilir. Karaciğer enzimlerinde yükselme Bütün antidepresanlar karaciğerde işleme tabi tutulurlar. SGOT, SGPT, GGT enzimleri normalin iki -üç katına zararı yoktur. Karaciğerinde sorunu olanların her ay enzim baktırması gerekir .Çok yükselirse doz azaltılır. Karaciğerinde hastalık olmayanlar korkmasın ,ama 6 ayda bir enzim baktırabilirler… -Adet düzensizlikleri Antidepresan alan hanımların bir kısmında adet gecikmesi ve düzensizlikleri olabilir. Korkulacak bir durum ay üst üste adet göremeyen hanımların jinekoloğa gitmesinde fayda vardır Mao İnhibitörleri Sinir sistemindeki ileticiler dopamin, serotonin, adrenalin in yıkımını sağlayan mao enzimini engelleyen de Aurorix olarak bulunmaktadır. Kişisel görüşüm etkili bir ilaç olmadığı yönündedir… Bir çok antidepresanın prospektüsünde mao inhibitörleriyle birlikte kullanılmaması zaten nadir bir kombinasyondur. Hekimler genelde tek bir antidepresan yazarlar, kafaya takılacak bir durum bir arada kullanılabilen iki antidepresan bir hastada biribirilerinin etkisini artırır. bAnksiyete kaygıgiderici, sedatif ilaçlar Yeşil reçeteye tabi olanlar Xanax, Nervium, Diazem, Rivotril, Tranxline,Ativan gibi ilaçlardır. Panikatak da en sık kullanılan xanax tır. Bu ilaçlar kısa süreli 1-3 ay kullanılıp bırakılması gereken yapma riskleri vardır. Zamanla merkezi sinir sistemini baskılayıp depresyona yol açarlar. Ayrıca xanak ve diğer yeşil reçete bağımlıları ilacı geciktirince veya alamadıklarında panikatak yaşarlar. Bir çok panikatak hastası yanında xanax taşır. Sıkışınca alır ve yatışır. Bazıları yıllarca taşır ama kullanmaz. Bir güvence nesnesi olarak yedekte kaza ilaç unutulmuşsa birden panik nedenle çok gerekmedikçe yeşil reçete ilaçlarına “bulaşmamak” gerekir. Bazı hastalarda xanak dan dolayı esas tedavisini hastalık daha dirençli hale gelmektedir. Yeşil reçeteye tabi olmayan kaygı gidericiler Atarax, pasiflora, buspon, Nervikan, Dideral. En çok kullanılan bu ilaçlardır. Bağımlılık riskleri yoktur. Nervikan bitkisel ve valleryan içerir. Dideral kalp ritmini düzenleyici, tansiyon ayarlayıcı bir ilaçtır. Beta blokerlerden olduğundan kaygıda guatırda, psikolojik el titremelerinde de kullanılmaktadır. Her ilaçta olduğu gibi, bunlarında mutlaka doktor tarafından reçete edilmesi ve takip edilmesi tansiyonu çok düşük olan birisi eczaneden yada birisinin önerisiyle “ezbere” dideral kullansa tansiyonu dahada düşecek belki şoka girecektir. Bu ilaçlar yeşil reçete ilaçları kadar güçlü daha güvenlidirler… Bir çok hasta “başı sıkıştığında “ pasiflora şişesini “ağzına dikmektedir”.Dahiliyeciler ve diğer branş doktorları bu ilacı sık reçete bir ilaçtır Atarax ise aynı zamanda alerji çok sık reçete etmektedirler. C-Yardımcı İlaçlar Panik atak yaşayanların çoğunda midede gaz, şişkinlik, hazımsızlık olabilir. Çoğunda da çarpıntı, tansiyon yükselmeleri ,ateş basmaları , titremeler görülür. Psikosomatik mide hastalıklarında kullanılan Librax, Klipax Madde bağımlıları bu ilaçları suistimal ettiklerinden yeşil reçeteye alındılar Tranko Buskas gibi ilaçlar paniğin mide- barsak sisteminde yaptığı etkileri ortadan kaldırırlar. Bunlarında bağımlılık riski olabilir. 3 aydan fazla kullanmamak doğru olur. Panikatak sırasında tansiyonu yükselen ve çarpıntısı yoğun olan hastalara verilecek Dideral, Beloc benzeri ilaçlar hastaları çok rahatlatır. Tekrar vurguluyorum “ her ilaç hem şifa hem zehirdir.” “ DOKTOR KONTROLU OLMADAN ASLA KULLANILMAZ” B vitamini komplexleri de vitamini mutluluk hormonu denen serotoninin yapımında rol anlamda sinir sistemini ve direnci güçlendirirler. Kaygıya bağlı ağrıları, uyuşmaları gidermede yardımcı olurlar…Kan yapımını artırırlar. Adet öncesi sendromunu yaşayan ve depresyonu ,panik atağı artan hanımlarda çok yararlıdırlar. Adet öncesi bir hafta boyunca günde iki kez alınacak B vitamini komplexleri hanımların şikayetlerini azaltır. Günde 300-400 mg kadar alınacak Magnezyum tabletleri de adet öncesi artan paniği, depresyonu hafifletir… Doğal-Bitkisel Destek Ürünleri B vitamini ve sinir sistemini yatıştırıcı özelliği olan Magnezyumdan yukarıda kısmen bahsettik. Bunlara ilave olarak Omega 3 ürünleri de Papatya, Rezene, kediotu, Sarı kantaron da bitkisel destek ürünleridir. Şunu hatırlatayım ki, her bitkisel şey zararsızdır diye bir kural yoktur. Bunları çaylarıda satılmaktadır. Günde bir fincan melisa,bir papatya, bir rezene çayı panik belirtilerini azaltabilir…Ihlamur ve ada çayıda faydalıdır. Östrojeni düşük olan hanımlar her gün bir bardak ada çayı içebilirler…Menapoz sorunu yaşayıp anksiyetesi artan hanımlar; buna ilave olarak “civan perçemi” kaynatıp her gün yarım kahve fincanı kadar içebilirler… Haftada iki gün somon balığı yemek omega 3 ihtiyacını doğal yoldan karşılayabilir.ızgara olarak Kış mevsimlerinde Magnezyumdan zengin pırasa, folik asiten zengin ıspanak mutlaka ve hazım sorunları için turp salatada mutlaka balıklı yeşil salata her gün yenebilir… Omega 3 ve 6 dan zengin olan çörek otundan hergün bir tatlı kaşığı yemekte otu bağışıklık sistemini sık enfeksiyon geçirenler için yardımcı bir üründür. Bu yardımcı doğal destek ürünleri ilaçlarla birliktede alınabilir önerdiğim ölçülerde.Depamda çoğu hastama bunları öneriyorum… Tamamen doğal yöntemlerle tedavi olmak isteyenlere bu ürünleri bir paket proğram şeklinde uyguluyorum. Tecrübelerim gösteriyorki, hafif panikatak ve depresyonlarda etkililer. Orta ve ağır olgularda kesinlikle kimyasal ilaç kullanmak gerekir… Hamile ve süt emziren hanımlarda doğal destek ürünleri ilk tercihimdir. Ağır olgularda kar- zarar hesabı yapılıp kullanılabilen kimyasal ilaçlara geçiyorum. İleride bu konuyu ayrı bölümde okuyabileceksiniz… İLAÇLAR BAĞIMLILIK YAPAR MI? KALICI YAN ETKİLERİ VAR MI? Panikatak tedavisinde kullanılan ilaçlar Depresyon giderici ilaçlardırAntidepresanlar. Bağımlılık yapmazlar. Asla kalıcı bir yan etkileri yoktur. Yeşil reçeteye tabi olan Xanax benzeri ilaçlar, doktorun önerisi dışında kullanılır, yada doktor gereğinden fazla uzun kullandırırsa bağımlılık riski vardır. Antidepresanların birden kesilmesi durumunda ;baş dönmesi, bulantı, ateş basması, sinirlilik, huzursuzluk, hastalık belirtilerinde artış gibi “kesilme sendromu” yaşanır. İlaç alınınca bu belirtiler geçer. İşte bunu yaşayan hastalar, “ eyvah ilaca bağımlı oldum” diye düşünürler. Oysaki bağımlılık söz konusu değildir. Diğer yandan, ilacı yetersiz kullanan, kısa sürede kesen insanlarda da hastalık tekrarlar. Morali bozulan hastalar ilaçsız yapamayacaklarını düşünürler. Halbuki ilaç kullanım kurallarına uyulmamıştır… İLAÇLAR BEYNE ZARAR VERİR Mİ? KANSERE YOL AÇAR MI? Antidepresanların bir çoğu dikkati, hafızayı, refleksleri kişilerde uyku hali, sersemlik oluşturabilir. Bu etkiyi yaşayan kişiler “ilaç beynime hasar mı verdi?” diye düşünürler. Bir kısmı ilacı bu yüzden yan etkiler zamanla insanlarda ise beyinsel fonksiyonlar artar. Uzun vadede antidepresanlar zihinsel fonksiyonları artırır. Hatta bağışıklık sistemini de nedenle asla Kansere yol açmazlar. Stres bağışıklık sistemimizi baskılayarak her türlü enfeksiyona, kalp hastalıklarına ve kansere yol açar. Antidepresanlar stresi yok ederek kansere ve enfeksiyonlara karşı vucudu korur. Yapılan bilimsel araştırmalarda; uzun süreli strese maruz kalanların savunma hücreleri zayıflamaktadır. Bütün hastalıklarda aşırı ve uzun süreli stres baş rol tedaviyle savunma hücreleri eski gücüne kavuşmaktadır. İLACI İÇMEDİĞİMİZDE FENA OLUYORUZ, HEP BU İLACI İÇECEKMİYİZ? Antidepresanlar birden bırakıldığında “Kesilme Sendromu” na yol açarlar. “fena oluyoruz” denen olay baş dönmesi, iteklenme hissi, düşme bayılma hissi, bulantı, sıkıntı, sinirlilik, huzursuzluk, terleme, titreme, ağrılar, çarpıntı ve hastalık belirtilerinde artma görülür. Antidepresanlar asla birden bırakılmaz. Yeşil reçete ilaçları da aynı kurala tabidir. Hatta daha da önemlidir. Günlere, haftalara hatta aylara yayarak kesmek doğru olur. Kesilme sendromundan bir an önce kurtulmak için bırakılan ilacı hemen almak gerekir. Almak istemezsek ne olur? Bir iki hafta kadar sıkıntı yaşanır ve geçer. Tedavi olmadan kesmişsek hastalık tekrar yaşanır… yazının devamını okumak için; PANİK ATAK TEDAVİSİ NDE İLAÇ KULLANIMI İLKELERİ -2 İrritabl Bağırsak Sendromu İBS, bağırsak sisteminde altta bir hastalık olmadan meydana gelen, karında rahatsızlık hissi, düzensiz bağırsak hareketleri, belirgin derecede şişkinlik ve acil tuvalet ihtiyacı gibi belirtiler ile ortaya çıkan önemli bir sendromdur. Organik bir patoloji ile açıklanamayan, barsak alışkanlıklarında değişim ve tuvalete çıkma ile rahatlayan kronik karın ağrısı ile karakterize bağırsağın fonksiyonel bir hastalığıdır. İBS genellikle hayat boyu süren bir problemdir. Yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkiler ve günlük hayatınızı ciddi şekilde aksatabilir. Antibiyotik kullanımı, uzamış bağırsak enfeksiyonu, östrojen kullanımı, kötü yaşam koşulları risk faktörüdür ve bu hastalığın yüksek öğrenim görmüş olan kişilerde daha fazla görüldüğü belirlenmiştir. Kesin ve tek bir nedeni yoktur. Birçok faktörün etkileşimi ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. Motilite bozukluğu, visseral aşırı duyarlılık, intestinal inflamasyon ve enfeksiyonlar, bakteriyel aşırı çoğalma, gıda duyarlılığı ve genetik oluşum patogenetik faktörlerden birkaçıdır. İrritabl Bağırsak Sendromu bazı hastalarda karında öylesine şişkinlik meydana getirmektedir ki bazen dışarıdan görenler , hastanın hamile olduğunu sanabilmektedir. Tabii ki beraberinde ağrı şişkinlikle beraber çok ciddi hayat konforunda bozulmalar görülmektedir. Akupunktur ile hastaların stres yükü azaltılmakta ve bağırsak ağrılarına neden olan semptomları hafifletmek amaçlı gerekli meridyen noktaları iğnelenmektedir. İrritabl Bağırsak Sendromunun nedeni tam ve net olarak ortaya koyulamadığı gibi ,tedavide de ilaçlarla kesin net sonuçlar alınamamaktadır. Hastalığı ortadan kaldırmak ilaçlarla mümkün değildir. Akupunktur ile ilaçsız çok dramatik,etkili düzelmeler sağlanmaktadır. Bağırsak florası düzenlemesi ve akupunktur tedavisi ile hastalarımızın yüzü gülmekte, ağrıları, şikayetleri hızlıca geçmektedir. RandevuKolay Randevu Talep FormuÖn Görüşme için veya bilgi almak istediğiniz konularda bize her zaman danışabilirsiniz.

panik atak ve bağırsak sendromu