onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki

239|Ve öyle kişilerdir onlar ki namazlarını korurlar. 23|10|Onlardır mirasçılar. 23|11|Öyle kişilerdir onlar ki Firdevs’i miras alırlar ve onlar orada ebedi kalırlar. 23|12|Andolsun ki biz insanı, balçık mayasından yarattık. 23|13|Sonra onu, sağlam bir karar yurdunda bir katre su kıldık. 7169|Onlardan sonra kitaba varis olan öyle bir nesil geldi ki hem şu dünyanın geçici matahını alırlar da elbette ilerde yarlıganırız, suçlarımız örtülür bizim derler, hem de gene ellerine ona benzer geçici bir matah geçse almakta devam ederler. "Onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular. Onlar bu taşkınlıklarının cezasını yakında göreceklerdir. Fakat tövbe edip, iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır." (Meryem, 19/59, 60). "Vay o namaz kılanların haline ki, onlar kıldıkları namazdan habersizdirler." Ya okuduklarımızda bir sıkıntı var ya da okuduklarımızı anladıklarımızda. Ha bir de kocamın sözü geldi aklıma. Onun için dua ve yardım talep ettiğim bir gece bana demişti ki : Bilge, yani hakkında hiç bir fikrin olmayan birine mi referans olacaksın. Bence insanlara bu kadar kolay güvenmemelisin. Haklı sanırım. Kızım da “ilki götten olsun,çabuk gelirsin.İkinci amdan olsun ki uzun sürsün.”dedi.Çantasından krem kutusunu alıp kocasına verdi.Damat sikini kremledikten sonra parmaklarıyla kızımın göt deliğine krem sürüp parmaklamaya başladı.Sikini eline alıp sıvazladıktan sonra kızımın götüne öyle bir geçirdi ki,bana geçirse ancak bu kadar zevk alırdım.Amım aniden Comment Faire Des Rencontres Gratuites Sur Internet. Bayraktar Bayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an MealiSonra bunların ardından namazı kılmayan ve nefislerine uyan bir nesil geldi. Bunlar, elbette cehennem çukuruna Okuyan Kur’an Meal-TefsirOnlardan hemen sonra salâtı namazı/ibadeti ziyan eden ve şehvetlere uyan bir nesil geldi.* İleride bir cehennem çukuru* ile karşılaşacaklardır. Edip Yüksel Mesaj Kuran ÇevirisiOnlardan sonra gelenler salatı yitirdiler ve heveslerine uydular. Nitekim, felakete sonra arkalarından gelen sonraki nesil, salatı zayi ettiler* ve şehvetlerine* uydular. Yakında kötülükleri kendilerine Vakfı Süleymaniye Vakfı MealiOnların arkasından gelenler, arzularına uyarak namazı ihmal ettiler. Onlar, yakında yanlış kurgularıyla Rıza Safa Kur'an-ı Kerim GerçekOnlardan sonra, namazı bırakan ve benliklerinin isteklerine tutsak olan bir kuşak geldi. Sonunda, cezalarını İslamoğlu Hayat Kitabı Kur’anDerken onların ardından öyle bir kuşak geldi ki, ibadetin içini boşalttılar ve dünyevi zevklerin peşine düştüler; işte bu yüzden gelecekte olan derin bir düş kırıklığı Nuri Öztürk Kur'an-ı Kerim MealiAma arkalarından öyle bir nesil geldi ki; namazı yitirdiler, şehvetlere uydular. Bunlar, azgınlıklarının cezasını Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe AnlamıSonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz kılma duyarlılığını kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla sadeleştirilmiş Sonra bunların arkasından bozuk bir güruh geldi, namazı ziyan ettiler ve şehvetlerinin ardına düştüler; bunlar da Gayya kuyusunu Esed Kur'an MesajıOnların ardından, salatı boş veren ve yalnızca kendi şehvetlerinin, dünyevi tutkularının peşine düşen bir kuşak geldi; ve böyle yaptıkları için de, yakında tam bir düş kırıklığıyla İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe MealiOnlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba Hamdi Yazır Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiSonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da "Gayya" yı boylıyacaklarSüleyman Ateş Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiOnlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötülük onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz kılma duyarlılığını kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla Basri Çantay Kur'an-ı Hakim ve Meal-i KerimSonra, arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki namazı bırakdılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasına onların ardından namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. Onlar bu azgınlıklarının karşılığını Piriş Kur'an-ı Kerim Türkçe AnlamıSonra onların ardından namazı bırakan ve arzularına uyan bir nesil geldi. Bunlar da hüsrana Yıldırım Kuran-ı Kerim ve MealiKendilerinden sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler, şehvetlerinin peşine düştüler. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasını Hulusi Türkçe Kur'an ÇözümüOnların ardından bir nesil geldi ki, salatı hakikatlerine yönelişi yitirdiler ve şehvetlere kendilerini beden kabulünün dürtülerine ve boş heveslerine tabi oldular... Gayyayı içinden çıkılamaz cehennem çukurunu boylayacaklar!Edip Yüksel Eski Baskı Mesaj Kuran ÇevirisiOnlardan sonra gelenler namazı yitirdiler ve heveslerine uydular. Nitekim, felakete Aktaş Eski Baskı Kerim Kur'anBundan sonra arkalarından gelen sonraki nesil, salatı zayi ettiler* ve şehvetlerine* uydular. Yakında kötülükleri kendilerine Khalifa The Final TestamentAfter them, He substituted generations who lost the Contact Prayers Salat, and pursued their lusts. They will suffer the Monotheist Group The Quran A Monotheist TranslationThen, generations came after them who lost the contact prayer, and followed desires. They will find their Quran A Reformist TranslationThen generations came after them who lost the contact prayer, and followed desires. They will find their consequences. Meal Ayet Arapça فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّاۙ Türkçe Okunuşu * Feḣalefe min ba’dihim ḣalfun edâ’û-ssalâte vettebe’û-şşehevâtis fesevfe yelkavne ġayyân 1. Ömer Çelik Meali Ama onlardan sonra öyle kötü bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler ve şehvetlerinin ardına düştüler. Bunlar, helâk çukuruna düşerek yaptıkları bu azgınlıkların cezasını göreceklerdir. 2. Diyanet Vakfı Meali Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler. 3. Diyanet İşleri Eski Meali Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Sonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da Gayya» yı boylıyacaklar 7. Hasan Basri Çantay Meali Sonra, arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki namazı bırakdılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasına uğrayacaklardır. 8. Hayrat Neşriyat Meali Sonra onların ardından yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zâyi' terk ettiler ve şehvetlerine uydular; onlar artık ileride Cehennemdeki Gayyâ Vâdisiniboylayacaklardır. 9. Ali Fikri Yavuz Meali Sonra, bu peygamberlerle, salih kimselerin arkalarından kötü bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular; bunlar da Cehennemdeki “Gayya” vâdisini boylayacaklardır. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Sonra arkalarından bir tâife onlara halef oldu ki, namazı zâyi ettiler ve şehvetlere tâbi oldular. Artık yakında cehennem deresine yetişeceklerdir. 11. Ümit Şimşek Meali Onların ardından namazı bırakan ve şehvetlerinin peşine düşen bir nesil geldi ki, onlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklar. 12. Yusuf Ali English Meali But after them there followed a posterity who missed prayers and followed after lusts soon, then, will they face Destruction,- Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Meryem Sûresi 59. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. ۞ فَخَلَفَ مِنْۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوٰتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا ۙ مريم ٥٩ Then succeededفَخَلَفَyerlerine geldiafter them after themمِنۢ بَعْدِهِمْonlardan sonrasuccessorsخَلْفٌöyle bir nesilwho neglectedأَضَاعُوا۟onlar zayi ettilerthe prayerٱلصَّلَوٰةَnamazıand they followedوَٱتَّبَعُوا۟ve uydularthe lustsٱلشَّهَوَٰتِۖşehvetlerinethey will meetيَلْقَوْنَonlar bulacaklardırfeḫalefe mim ba`dihim ḫalfün eḍâ`u-ṣṣalâte vettebe`ü-şşehevâti fesevfe yelḳavne gayyâ. Maryam 1959Diyanet IsleriOnların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını SahihBut there came after them successors [ later generations] who neglected prayer and pursued desires; so they are going to meet evil – [19] Maryam 591 Abdulbaki GölpınarlıOnlardan sonra öyle bir soy geldi ki namazı zayi etti onlar, şehvetlere uydular, azınlıklarının cezasına pek yakında uğrayacak Adem Uğur3 Ali Bulaç4 Ali Fikri Yavuz5 Celal Yıldırım6 Diyanet Vakfı7 Edip Yüksel8 Elmalılı Hamdi Yazır9 Fizilal-il Kuran10 Gültekin Onan11 Hasan Basri Çantay12 İbni Kesir13 İskender Ali Mihr14 Muhammed Esed15 Muslim Shahin16 Ömer Nasuhi Bilmen17 Rowwad Translation Center18 Şaban Piriş19 Shaban Britch20 Suat Yıldırım21 Süleyman Ateş22 Tefhim-ul Kuran23 Yaşar Nuri Öztürkالقرآن الكريم - مريم19 59Maryam 1959 Öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler ve şehvetlerinin ardına düştüler; onlar gayyaya atılacaktırAllah Teala şöyle demiştirArkalarından bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler Meryem Süresi 29. ayetResulüllah de şöyle demiştir;Kim beş vakit namazı muhafaza ederse, ona kıyamet gününde nur olur. Kim de onu zayi ederse, Allah onu kıyamet gününde Firavun, Haman ve Karun ile haşreder.“Arkalarından öyle bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler ve şehvetlerinin ardına düştüler; onlar gayyaya atılacaktır” Meryem 59. Ve şöyle dediKıyamet gününde kulun ilk bakılacak ameli namazdır; eğer o tam bulunursa diğer amelleri de kabul olunur, eğer o eksik bulunursa diğer amelleri de ona şöyle demiştirBeş vakit namazı Allah kullara yazmıştır; kim onlardan bir şey zayi etmeden gelirse Allah’ın onu cennete girdireceğine dair sözü olur. Kim de onları getirmezse Allah’ın ona verilmiş sözü yoktur; isterse ona azap eder, isterse onu bağışlarPeygamberimiz demiştir ki;Kul ile küfrün arasında namazı terk etmek vardır; kim onu terk ederse kafir olurNot Namazı terk eden eğer onun farz olduğunu inkar ederse göre İblis aleyhillane ilk zamanlarda görülürdü; bir adam ona Ey acıların babası, nasıl edeyim de senin gibi olayım, dedi?İblis de Yazıklar olsun sana, senden başka kimse böyle bir şey istemedi; sen nasıl istersin, dedi?Adam da Ben bunu istiyorum, de ona Madem ki benim gibi olmak istiyorsun, namaza gevşeklik et ve doğru veya yalan yemine aldırış etme, da ona Ben de söz veriyorum, namazı bırakmayacağım, asla yemin de etmeyeceğim, aleyhillane de Ben de söz veriyorum, bir daha ademoğluna nasihat etmeyeceğim, cemaatle namaza gevşeklik ederse Allah ona on iki haslet verir Üçü dünyada, üçü ölüm anında, üçü kabirde, üçü de üç, kazancından bereket kaldırılır, yüzünden hayır siması silinir ve halk arasında nefret anındakiler de şunlardır Ruhu aç kabzedilir, çünkü çok ağır can de şudur Münker nekirin sorgusu ve zifiri de şunlardır Hesabının zor olması, Rabbin gazabı ve cehennem cemaatle namaza devam ederse Allah ona beş haslet verirOndan geçim darlığı veKabir azabı kaldırılır,Amel defteri sağından verilir,Sırattan şimşek gibi geçer,Cennete hesap vermeden girerAnlatıldığına göre Musa aziz ve celil olan Rabbine sordu İlahi, en sevdiğin amel hangisidir dedi?Allah Teala da ona şöyle vahyetti Ya Musa, bilmedin mi ki ben bütün iyi amelleri namaza bağladım; bir kulun namazı kabul olunursa diğer ameli de kabul benim azametime tevazu gösterenin, haramlarımdan göz yumanın, gündüzü zikrimle geçirenin, halkıma karşı büyüklük göstermeyip benden korkanın namazı kabul olunurEy Musa, fakire yaklaşanın, komşuyu doyuranın, çıplağı giydirenin, darda kalana yardım edenin ve garibi barındıranın namazı kabul olunurŞöyle denilmiştir İnsanlar kabirlerinden kalktıkları zaman Müslümanlardan her birine bir melek gelir, yüzündeki ve başındaki toprağı kanadı ile siler, o da ona Sen kimsin, bana merhamet ettin, der?O da Rabbin sana merhamet edinceye kadar ben sana merhamet etmedim, hamd bana değil onadır, insanlar cehenneme doğru gider, aziz ve celil olan Allah azametime yemin ederim ki sen namaz kılanlara yol bulamazsın der, cehennemde onlardan cehennem bekçisi Ey ateş, onları neden yakalamıyorsun der. O da Onları nasıl yakarım ki, aziz ve celil olan Allah, Allah’a secde etmekle toprağa sürülen yüzleri yakmayacağına yemin etti de şöyle demiştir Gölgeyi güneşe tercih edipte, cenneti cehenneme tercih etmeyene şaşılırKaynak İmam Gazali / Kalplerin Tesellisi Sülvetülarifin / bkz 196-200 Peygamberimizin “Sizin hayırlılarınız, benim zamanımda yaşayanlarınızdır. Sonra zamanımda yaşayanlara yakın olanlar, sonra da onlara yakın olanlardır.” dedikten sonra geleceğini bildirdiği kötü huylu İbni Husayn radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Sizin hayırlılarınız, benim zamanımda yaşayanlarınızdır. Sonra zamanımda yaşayanlara yakın olanlar, sonra da onlara yakın olanlardır.” İmrân der ki Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in “Sonra onlara yakın olanlardır” sözünü iki defa mı veya üç defa mı söylediğini bilemiyorum. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sözüne şöyle devam etti “Onlardan sonra öyle bir topluluk gelir ki, kendilerinden şâhitlik istenmediği halde şâhitlik yaparlar; hiyânet ederler de kendilerine güvenilmez; bir adakta bulunurlar fakat yerine getirmezler; onlarda şişmanlık başgösterir.” Buhârî, Şehâdât 9, Fezâilu ashâbi’n-Nebî 1, Rikak 7, Eymân 10, 27; Müslim, Fezâilu’s-sahâbe 214. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 45, Şehâdât 4, Menâkıb 56; İbni Mâce, Ahkâm 27 Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Bu rivayeti sadece İmrân değil, başka sahabiler de nakletmişlerdir. İşaret ettiğimiz kaynakların bazılarındaki rivayet, Abdullah İbni Mes’ûd’dan gelmiştir. Peygamber Efendimiz’in en hayırlı olarak nitelediği kendi zamanında yaşayanlardan maksat, sahâbîlerdir. Sahâbe, Peygamberimiz’i gören, dinleyen, İslâm dinini kabul eden ve bu iman ile ölen kimselerdir. Onun zamanında yaşadığı ve davetinden haberdâr olduğu halde kendisine inanmayan kimselerde bir hayır olmayacağı ise her Müslümanın kabul ettiği bir gerçektir. Çünkü küfürde ve şirkte hayır aranmaz. Peygamber Efendimiz’in derece derece hayırlarından bahsettiği nesiller ise, sahâbeyi gören tâbiîn ile onlardan sonraki nesli teşkil eden, kendilerine etbâ veya tebe-i tâbiîn denilen kimselerdir. Bu üç nesil, Kur’ân-ı Kerîm’in Allah Taâlâ’dan geldiği gibi bize ulaşmasında ve Resûl-i Ekrem Efendimiz’in sünnetinin, hadislerinin en doğru şekilde kendilerinden sonra gelen nesillere nakledilmesinde büyük sorumluluk üstlenip, mükellefiyetlerini güçlerinin yettiği nisbette yerine getirdiler. Kısacası, yaşadıkları dönemde ortaya çıkan bir çok fitneye rağmen, dinin en sahih biçimde bize ulaşmasında, iman ile küfrün, doğru ile yanlışın, hak ile bâtılın birbirinden ayırt edilmesinde en büyük gayreti gösterenler onlar oldu. Onların en hayırlı kimseler oluşunun sebebi, anlatılan üstünlükleri, dürüstlük ve samimiyetleridir. Fakat bu hükmün herkesi kapsadığı, bu sebeple her üç neslin tamamının mübarek insanlar sayılması veya tenkit dışı bırakılması gibi bir anlayış söz konusu değildir. Her toplumun içinde iyilerin de kötülerin de bulunabileceği gerçeği, her zaman ve zemin için geçerlidir. Belki burada söylenilmesi gereken en önemli söz, sahâbîlerin bilerek, isteyerek ve maksatlı olarak, Peygamber Efendimiz’in söylemediği bir sözü, yapmadığı bir işi veya herhangi bir davranışı ona izafe etmediklerinin bilinmesidir. Çünkü sahâbîler, bir başka sahâbî hakkında böyle bir ithamda bulunmamıştır. Oysa onlar, aralarında geçen en küçük olayları bile başkalarına anlatmış sonraki nesillere aktarmayı ihmal etmemişlerdir. Bu olaylar müsbeti ve menfisi ile kaynaklarımızda senetleriyle birlikte nakledilmiştir. Bu sebeple, varsayımlardan hareket ederek dayanaksız sözler söylemek, hükümler vermek isabetli olmaz. Peygamberimiz’in daha sonra gelecek nesillerin olumsuz yanlarından bahsetmesi, onların hepsinin böyle olacağı anlamına gelmez. Fakat zamanla toplumdaki bozulmanın artacağı ve gelecekte insanların hassasiyetlerinin daha az olacağına dikkatimizi çekmektedir. Hatta bu îkâz, hoş görülmeyen ve kötü sayılan vasıflardan uzak durmak için bizlere bir uyarı kabul edilmelidir. Hadisimizde bildirildiğine göre, gelecekteki nesillerin arzu edilmeyen vasıflarından biri, kendilerinden istenilmediği halde şâhitlik yapmalarıdır. Burada hoş görülmeyen, sakındırılan şâhitlik, görmediği ve bilmediği bir konu hakkında yalancı şahitliktir. Çünkü, bir konuda bilgi sahibi olan kimsenin kendisinden istenilmese bile, gerçeğin ortaya çıkması için şahitlik yapması ve hakkın yerini bulmasına katkı sağlaması dinimizin tavsiye ettiği prensiplerdendir. Emanet ehli olmak iyi müslümanlığın gereklerindendir. Emanete ihanet ise münafıklık alâmetidir. Hadisimizin verdiği bilgiye göre bozuk nesillerin ortaya çıkması halinde, insanlar hainlik yapmaya başlayacağı için kendilerine güvenilmez. Bu durum, bozulmanın ve toplumun sapmasının belirtilerinden biridir. Ortaya çıkacak bir başka olumsuzluk, nezreden yani adak adayan kimsenin adağını yerine getirmemesi, böylece Allah’a karşı söz verip sözünde durmamasıdır. Çünkü bir insanın adağını yerine getirmesinin vacip olduğunda bütün âlimler görüş birliği içindedirler. Bir başka bozulma alâmeti de semizliğin artması, şişmanlığın çoğalmasıdır. Fakat bu herkesin şişman olacağı anlamına gelmez. Ayrıca doğuştan şişman olanları kapsayıcı bir yönü de yoktur. Burada kötülenen şişmanlık, yemeğe aşırı düşkünlük, besleyici şeyler yemeye özen göstermek, lüks yemekler yemeyi hayatının bir parçası haline getirmek ve israf içinde bir ömür sürmekten doğan şişmanlıktır; daha doğrusu şişmanlığa vesile olan bu sayılan haller ve benzerleridir. Bununla kastedilenin karnı tok sırtı pek zenginler ile mevki ve makam sahipleri olduklarını söyleyenler de olmuştur. Böyle kimselerin başkalarını düşünmesi, sıkıntılara göğüs germesi, musibetlere sabretmesi son derece zor olduğu gibi, tasvip edilmesi de mümkün değildir. Hadisten Öğrendiklerimiz 1. İslam ümmetinin en hayırlı ve faziletlileri, Peygamberimiz’in sahâbîleridir. Peygamber Efendimiz onları takip eden nesillerden tâbiîn ve tebe–i tâbiîni de hayırlı nesiller olarak anmıştır. 2. Sahâbe ve onları takip eden iki neslin hayırlı oluşu genel bir hüküm olup, ayrı ayrı bütün fertleri kapsayıcı değildir. 3. Müslümanlar arasındaki sapmalar, olumsuz tavırlar ve çözülmeler daha çok ilk üç nesilden sonra artmıştır. 4. Yalancı şahitlik, emanete ihanet, adağını yerine getirmemek dinimizin haram kıldığı kötü özelliklerdir. 5. Yeme içmeye aşırı düşkünlük, lüks ve israfa dalmak, zenginlik, mevki ve makamla övünmek dinimizin hoş karşılamadığı kötü huylardandır. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan

onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki